Ana Sayfa Kent-Yaşam yazıları Raşel Rakella Asal İnsanın hayata tutunduğunun bir göstergesi: Hobiler

İnsanın hayata tutunduğunun bir göstergesi: Hobiler

Tüm güzel değerlerin yok olduğu, yerini tükenmişliklerin yer aldığı bir dünyada yaşadığınızdan mı yakınıyorsunuz? Hızlı, çabuk, koşuşturmaca içinde geçen dünlerinizden mi şikâyet ediyorsunuz? Gelişen teknolojiyle birlikte yalnızlaşıp kendi iç dünyalarınıza hapsolduğunuzdan mı yakınıyorsunuz? Tükenmişlik sendromu mu yaşıyorsunuz? Yaşadığımız bu pandemi döneminden bahsettikçe her şey daha mı uzak ve daha tekinsiz mi görünmeye başlıyor? 

Böyle kaygılar içindeyseniz, işte tam bu noktada, hobilerimiz imdadımıza yetişiyor. Hobi (hobby) kelimesi İngilizce’den dilimize geçme. Bir kimsenin mesleği dışındaki özel merak veya uğraşılarını ifade ediyor. Kısaca hobi keyif veren bir uğraş. Hayatımıza renk katmakla beraber hayatımızı daha yaşanılır kılıyor; kendimizi tanımamıza da büyük katkılar sağlıyor. Hobi sahibi olmayan insanların yaklaşık yüzde kırkı hayatlarını mutsuz bir şekilde geçirdiği bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış durumda.

Dünyamızı altüst eden pandeminin, iklim krizinin, içi boşaltılmış popüler kültürün, kaygının, korkunun ve kaçınılmaz felaketlerin şekillendirdiği bu dönemde hobiler önem kazanıyor. Ülkemizde yakın bir geçmişe kadar hobi, emekli ya da boş vakti çok olanların meşguliyeti olarak görülmekteydi. Günümüzde bu görüş, yeteri kadar olmasa da değişmeye başladı. 

Sanatsal değer taşıyan hobilerin sağ beyni etkin kullanarak duygusal zekayı geliştiren, kişiyi stresten arıtan, pozitif duygular oluşturan, odaklanma ve konsantrasyon artıran pek çok önemli etkisi olduğu bilim insanları tarafından kanıtlandı. 

Hobi, çoğu zaman bir meditasyondur, kendi başına kalmaktır, yaratmaktır, kişinin ruhunu okşaması ve çok daha fazlasıdır.

Hobilerin yetişkinlerin hayatına etkisi, oyuncağın çocuğa etkisiyle aynı olduğunu vurguluyor bu konuda çalışan bilim insanları. 

Dünyada ilginç gelişmeler oluyor. Örneğin 1981’de Fransa’da Mitterrand iktidarı sırasında “Boş Zamanları Değerlendirme Bakanlığı” kuruldu. 2005 yılında Kanada Fransa’yı takip etti, o ülkede de “Boş Zamanları Değerlendirme, Eğitim ve Spor Bakanlığı’ kuruldu. 

Dengeli bir hayat için çalışmak ne kadar önemliyse, bize tatmin duygusunu tattırması açısından ne kadar değerli ise, kaliteli boş zaman geçirmeye de o ölçüde ihtiyacımız var. İş hayatı ile hobilerimizi dengede tutmak şartı ile tabii ki. Bugünkü iş ve özel hayatın zorluklarını göğüslemeye çalışan insanlar için hobilerimiz psikolojik olarak da bizi dengede tutuyor, iç dünyamızda bir ahenk bulmamıza yardımcı oluyor. 

Her birimizin özel bir yeteneği yok elbet; ancak hepimizin mutlaka ilgi duyduğu, uğraşmaktan zevk alabileceği bir faaliyet alanı mutlaka vardır. Önemli olan kendi yeteneklerimiz keşfetmek. 

Bugüne kadar bir hobi geliştirmediyseniz ilk anda aklınıza bir hobi gelmeyebilir ama biraz çabayla herkes kendine tutkuyla bağlanacağı bir hobi bulabilir. Bir tablo yaparak, dans ederek, bir koro ile konsere çıkarak, briç oynayarak, fotoğraf çekerek, balkonumuza ahşap bir masa yapabilecek kadar marangozluk öğrenerek aslında farklı bir alanlarda başarmanın ve üretmenin zevkini yaşayabilirsiniz. 

Genelde yanlış anlaşılmıştır hobiler. “Hobileriniz nelerdir?” diye sorulunca en klasik cevap kitap okumak, müzik dinlemek veya spor yapmak gibi yanıtlar alırsınız. Oysa hobiler uğraş ister, emek ister. Balık avlamaya merak sararsınız, çeşit çeşit olta, aksesuar alırsınız. Dalmak hobiniz ise tüp, giysi, aksesuar alırsınız. 

Bir arkadaşımın eşi marangozluğa merak sardı, orta çapta bir marangoz atölyesi kurdu, epey de para harcadı bunun için, daha da bitmedi aletler aldı, atölyeyi donattı. Emek dedik ya, hem maddi hem manevi emek gerekiyor. Hobi ya bu, zevk için işte… Kendini iyi hissetmek için… Kafa dağıtmak için… Sıkıntılı düşüncelerden uzaklaşmak için.

Oğlumun en yakın arkadaşlarından biri saksafon öğrenmeye heves etti, ders aldı, kendini yetiştirdi, şimdi arkadaş toplantılarında tertiplediği jazz’lı gecelerde onlara çalıyor. Birkaç arkadaşım eşleriyle birlikte iş çıkışı dans kurslarına yazıldılar, öyle değişik dans türleri öğrendiler ki, kendilerine öyle bir güven geldi ki, düğünlerde dans pistinden ayrılmaz oldular, onlara gıpta ederek bakıyorum doğrusu. 

Bir başka arkadaşımın evinde küçük bir takı tasarım atölyesi var; biri gitar, bir diğeri akordeon çalıyor; bir başkası heykel yapıyor; öteki seramik. Hepsi de çok mutlular. Bir araya geldiğimizde bunlar hakkında konuşmuyoruz, çünkü hobiler kişiye özel uğraşlar, her kişiye ayrı bir görüş açısı, bir rahatlama katıyor. 

Yoğun bir iş temposu olan bir dostum bakın neler söylüyor: 

“Önceleri kara kalem resimler çizerdim. Şimdilerde heykel yapıyorum. Hobilerim mesleğimle taban tabana zıt, sanırım tam da bu nedenle bütün hafta sonu oturup kille oynuyorum ve işin güzel yanı hiç sıkılmıyorum. İşin ilginç yanı ise; kendime şaşırabilmem oluyor. Yaptıklarımı görünce bir heves yüklenmesi ile daha iyisini yapmaya çalışıyorum, daha iyisini yaptıkça kendini tanımaya başlıyorsun, üstelik kendini ayrıcalıklı hissediyorsun.”

Emekliliğinde Bodrum’a yerleşen bir sınıf arkadaşımın hayatı tamamen değişti:

“Toprak en büyük hobim. Bahçe işleri, ağaçlar… Zaten aslında bakımı, ekimi, dikimi derken oldukça oyalayıcı ama verdiği huzura paha biçemem. Minik kirazlarım, vişnelerim var, kendi ellerimle diktim, gübresini verdim, baktıkça yüzüm gülüyor, domateslerin fidelerine elimi sürüyorum, hayatta en sevdiğim kokulardan biri bulaşıyor ellerime, bayılıyorum.”

Bir başkası:

“Bu aralar yağlı boya resim yapıyorum akşamları. Bir kadeh şarap veya bira alıp, bir resme başlıyorum, bazen saatlerce hiç bir şey düşünmeden boyuyorum, düzeltiyorum, boyaları karıştırıyorum, inanılmaz güzel zaman geçiriyorum, kendi kendimle olmanın keyfini yaşıyorum. Hele bitirdiğim zaman, biraz uzaklaşıp baktığımda çok hoşuma gidiyor yaptığım şey.”

Hobilerimiz emek istiyor, uğraş istiyor… Hobi, çoğu zaman meditasyon oluyor, kendi başına kalmak oluyor, yaratmak oluyor, kişinin kendi ruhunu okşaması oluyor. Bugüne kadar bir hobiniz yoksa geç kalmış değilsiniz. Yaşlı iseniz, geçmişin hesaplaşmalarından ve geleceğin kaygılarından uzaklaşacaksınız. Genç iseniz önünüze yeni ufuklar açılacak, yeni arkadaşlıklar kurulacak.

İLİŞKİLİ YAZILAR
- Advertisment -
 

EN ÇOK OKUNANLAR