Ana Sayfa Kent-Yaşam yazıları Hediye Selda Yılmaz 3. İzmir Sefarad Kültür Festivali izlenimleri - 3

3. İzmir Sefarad Kültür Festivali izlenimleri – 3

Festival izlenimlerimi paylaşmayı sürdürüyorum. Festivalin son üç günü adeta Sefarad müzikleri şöleniydi. Sırasıyla anlatmaya çalışayım.

Selanik’ten Sefarad Şarkıları konseri: Festival programında Salut de Smyrne adlı grubun adını görünce şaşırdım. İlk kez duyuyordum. Hemen araştırdım. Dersimi çalışıp konsere öyle gittim. Salut de Smyrne grubu, adını eski bir kartpostaldan almış. Fransızca “İzmir’den merhaba” anlamına geliyor. Yeni bir grup. İzmir ve Ege’den çok dilli şarkılar yorumluyorlar. Daha önce mini bir albüm çıkarmışlar. Sefarad şarkılarına da ilgi duyuyor ve çalışmalar yapıyorlarmış. Festival kapsamında bir konser isteği gelince çok sevinip kabul etmişler. Bu konser için özel olarak bir repertuar hazırlamışlar.

Salut de Smyrne grubunun konseri – Etz Hayim Sinagogu

Etz Hayim Sinagogu’nda gerçekleşen konseri yaşamım boyunca unutmayacağım. Sefarad şarkılarının zengin tınıları, müzisyenlerin heyecanı, sevinci ve harika yorumları ortamda harika bir hava yarattı. Yaklaşık 500 yaşındaki, adı “hayat ağacı” anlamına gelen Etz Hayim Sinagogu’nun çatısı altında yüksek bir enerji dalgası oluştu. O çatı, üstten ılık yağmurla yıkanırken altta bambaşka bir heyecana tanık oldu. Şarkılarla hüzünlendik, coştuk, sevindik, öğrendik ve düşündük. Müziğin birleştirici gücüne tanık olduk.

“Hayat Ağacı” hepimizi kollarına aldı, sarıp sarmaladı adeta. Bu konser Etz Hayim Sinagogu’nun tarihi mirasına ve ruhuna çok yakıştı. Unutulmaz bir konser akşamıydı. Salut de Smyrne grubu sanatçılarının müzik aşkı ortama nasıl güzel bir enerji yaydı, anlatamam. Değerli sanatçılara ve konseri düzenleyen festival emekçilerine buradan bir kez daha teşekkür ediyorum. Yaşadığım rüya gibi konseri ne kadar anlatsam, yetersiz kalacak. Bu nedenle grubun Youtube linki aracılığıyla konser akşamına kısa bir yolculuğa ne dersiniz?

İspanya’dan Osmanlı’ya Esintiler konseri: Kendi kendime gerçekleştirdiğim 1. Juderia ve kortejo gezimin son durağı İspanya’dan Osmanlı’ya Esintiler konseri oldu. Viyola’da Ulrich Mertin, gitarda Serdar Somuncu, kemençe ve vokalde Nermin Kaygusuz’dan oluşan grup biz müzikseverlere harika bir konser sundu.

Hevra Sinagogu-İspanya’dan Osmanlıya Esintiler konseri

Konser alanımız Hevra Sinagogu’ydu. Bu sinagog uzun yıllar kullanılamaz haldeydi. İzmir Yahudi Kültür Mirası projesi kapsamında iyileştirildi. Çatısı kapatıldı. Hevra Sinagogu’nda gerçekleştirilen ilk konserin şanslı izleyicilerinden biri de ben oldum.

Konser programı kapsamında Tamburi İshak Efendi, İzak Algazi, Mûsi, Avram Veli, İsak Varon besteleri, anonimleşmiş şarkılar ve saz eserleri dinledik. Bazı eserleri daha önce farklı sanatçılardan dinlemiştim. Bazılarını da ilk kez duydum.

Sefarad müziği çok zengin bir armoni yapısına sahip. Tarih boyunca zorunlu göçlere, sürgünlere maruz kalmış, sürekli yer değiştirmiş bir uygarlığın elbette müzikal birikimi de zengin olur. Çünkü birçok kültürle alışveriş gerçekleşir. Karşılıklı bir etkileşim söz konusu.

Sefarad müziği İbrani, Arap, Endülüs, Osmanlı, Rum ve Batı müziği birikiminin harika bir harmanıdır. Bazı şarkıları çok dillidir. Ladino, İspanyolca, Türkçe, Rumca ve İbraniceyi tek bir şarkıda duyabilirsiniz. Ama bu şarkıları gönül diliyle dinlediğinizde çevirmene gerek kalmaz.

Zengin ve köklü birikime sahip kültürlerin müziklerine özel bir ilgim ve sevgim var. Yüzlerce yıldan günümüze ulaşmış Sefarad şarkıları ve bestelerini tarihi bir sinagogda dinlemek benim için unutulmaz bir deneyim oldu. İzleyicilerin ve sanatçıların da bu konserden keyif aldığını gördüm.

Hem tarihi mekânları hem de kadim müzik eserlerini canlı dinlemeyi seviyorum. Bu nedenle bu konser benim için “çifte kavrulmuş” bir keyifti. Buradan bu keyfi bana yaşattıkları için festivale emek veren herkese ve değerli sanatçılara çok teşekkür ediyorum.

İzak Algaz Efendii’nin seslendirdiği bir eseri dinlemek isterseniz, işte linki:

İLİŞKİLİ YAZILAR
- Advertisment -
 

EN ÇOK OKUNANLAR