Ana Sayfa Kent-Yaşam yazıları Saadet Erciyas Travel Turkey Türkiye'nin panoraması - 3

Travel Turkey Türkiye’nin panoraması – 3

Hatay’dan İzmirlilere davet var. Medeniyetlerin buluştuğu kent Hatay, 2022 yılı Nisan ayında EXPO 2021 Hatay’da gerçekleşecek Botanik EXPO’suna İzmirlileri bekliyor. 

Fuar İzmir’in A holünde yer alan büyük standlardan biri Hatay Büyükşehir Belediyesi standı. İnsanlığın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Hatay, klasik söylemle “çan, ezan ve hazan” seslerinin bir arada yaşadığı kadim bir kent. Kentte bu yıl Aralık ayında yapılması planlanan EXPO’21 Hatay etkinliği pandemi nedeniyle 2022 yılı Nisan ayına ertelemiş. Hatay Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde “Medeniyetler Bahçesi” temasıyla düzenlenecek etkinlik bir botanik EXPO’su. 

2026 yılında yapılacak Botanik EXPO’sunu kazanan İzmir de, Hatay’da bin metrekarelik alanda kendi botanik kültürünü sergileyecek katılımcı illerden biri. Standda söyleştiğimiz EXPO’22 Hatay’ın Genel Sekreter Yardımcısı Musa Eskiocak, Hatay’ın bu EXPO’yu almasının bir rastlantı olmadığını belirtirken, kentte tarihi boyunca iz bırakan 13 farklı kültürün bulunduğunu anımsatıyor. 

Hoşgörüyle bu kültürleri harmanlayan kentin aynı zamanda UNESCO tescilli mutfağıyla da öne çıktığını söyleyen Eskiocak, “Afyon ve Gaziantep ile beraber UNESCO Gastronomi Ağı’nda bulunan Türkiye’deki üç kentten biriyiz” diyor.  Musa Eskiocak, Botanik EXPO’nun Antalya Kisecik’te 200 bin metrekarelik, İskenderun’da ise 100 bin metrekarelik alanda düzenleneceğini belirtiyor.

Eskiocak’ın verdiği bilgiye göre Nisan ayında başlayacak ve altı ay sürecek ve etkinliğe Türkiye’den 13, Avrupa’dan 30 şehirin katılacak. İki milyon ziyaretçi beklenirken bu ziyaretçilerin yüzde 30’unun yabancı olacağı öngörülüyor. Pandemi hala hepimiz için en önemli sorun olsa da Nisan ayında bu önemli etkinliğin gerçekleştirilmesi hedefleniyor.

Musa Eskiocak, Hatay’da bitki yetiştirme bilimi ve sanatı olarak da anılan hortikültür sera alanı kurduklarını bunun iki bin metrekaresinin sergi ve satış alanı olduğunu anlatıyor. “Bu alanda yurt içinden ve yurt dışından gelen firmalar karantina süresi sonrası ürünlerini sergileyip satışlarını gerçekleştirecek” diyor. Eskiocak’la konuşurken bizim “nergis” çiçeğimizin Hatay’ın da endemik bitkilerinden biri olduğunu öğreniyorum.

Pandemide öne çıkan ve kullanımı yaygınlaşan tıbbi aromatik bitkilerin bu EXPO’da yer alacak Tıbbi ve Aromatik Bitki Parkı’nda sergileneceğini anlatıyor Musa Eskiocak. Burada insan şeklinde bir bahçenin tasarlandığını, insanın farklı organlarına iyi gelen bitkileri ziyaretçilerin bu tasarımda izlerken, kare kod sistemiyle de bitkinin adını ve faydalarını  öğrenilebileceğini söylüyor.  

Botanik EXPO’yu ziyaret için kente gelen konuklar, oluşturulan fuar alanındaki Gastronomi Köyü’nü ziyaret edebilecek ve Hatay’ın dünya mirası listesine giren eşsiz yemekleriyle de burada buluşabilecek.

EXPO’nun eseri mozaik çalışması

EXPO’nun simge eserleri düşünüldüğünde akla ilk gelen eser Fransız Devrimi’nin 100. yılı nedeniyle düzenlenen EXPO 1889 Paris Fuarı’nın simgesi Eyfel Kulesi oluyor. EXPO düzenleyen her kent geleceğe görkemli ve unutulmaz bir miras bırakmak istiyor. Hatay’da düzenlenecek EXPO’nun kalıcı eserinin 1600 metrekarelik bir taban mozaiği olduğunu öğreniyoruz. “Ortak Varoluş – Co-Existence” adı verilen mozaik kentin simgelerinden mozaik sanatına da bir gönderme olacak. Musa Eskiocak bu mozaik çalışmasında Hatay’da iz bırakan tüm medeniyetlere ait bir simgenin bulunacağını ve Anadolu’nun doğal taş envanterinin kullanılacağını söylüyor.

EXPO’daki katılımcı kentlerin birer hafta boyunca kendilerini tanıtacağı etkinliklerden biri de İzmir Haftası olacak. Bu hafta boyunca kentimizin değerleri öne çıkacak. İzmirliler’i Hatay’a ve birbirinden güzel bahçelerin bitkilerin yer alacağı EXPOya davet eden Musa Eskiocak, Hatay’ın “görmeden dönme” listesini şöyle sıralıyor: “Dünyanın sayılı arkeoloji müzeleri arasında yer alan ve yine dünyanın en büyük mozaiklerinin sergilendiği Hatay Arkeoloji Müzesi, mitolojiden adını duyduğumuz Apollon ve Dpahne aşkının geçtiği ünlü Harbiye Şelaleleri, Hazreti Hızır’ın makamı, Anadolu’daki ilk cami olarak bilinen Habib-i Neccar Camisi, Hristiyanlığın ilk hac yeri olarak kabul edilen Saint Pierre Kilisesi’ni görmek gerek.”

EXPO’22 Hatay’ın simgesi ise Zeytin ve Defne adını taşıyan ve nesli tükenmekte olan bir tür dağ ceylanı Gazella Gazella. Bu sevimli figürlerle çocuklarda da bir farkındalık oluşturmaya çalışılıyor. Nisan ayında gerçekleşecek etkinliğin ayrıntılarına internette www.EXPO2021hatay.com alan adlı web sitesi üzerinden ulaşılabiliyor.

Dört Mevsim Hatay Yemekleri Kitabı

UNESCO’ya 600 yemek çeşidi ile “Gastronomi Şehri” olarak kabul edilen Hatay, fuarda kentin yemeklerini içeren bir de kitap tanıtıyordu. Musa Eskiocak’ın armağan ettiği “Dört Mevsim Hatay Yemekleri” adını taşıyan kitap UNESCO Hatay Gastronomi Evi şeflerinin elinden çıkmış. Hatay Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş ve eşi Prof. Dr. Nazan Savaş’ın desteği ve emeğiyle hazırlanan kitap, bu yemekleri hazırlayan şeflerin görev yaptığı Aslanlı Konağa ilişkin detaylı bilgiler de veriyor.

Doç. Dr. Lütfü Savaş kitabın ön sözünde kentin 2017 Kasım ayından beri UNESCO tescilli bir gastronomi kenti olduğunu belirtmiş. Belediyenin bünyesinde kente kazandırılan Hatay Gastronomi Evi’nin Aslanlı Konak olarak bilinen yaklaşık 250 yıllık bir eski Antakya konağı olduğuna dikkat çekmiş. Aslanlı Konak Hatay’ın lezzetleriyle birlikte konağın günlük yaşam kültürüne özgü değerlerin de görülebildiği bir mekan. Kitaptaki bilgileri okuyunca İzmir’de de böylesi mekanların olmasını istediğimizi düşünmeden edemiyorum.

Aslanlı Konak’ta yöresel yemekleri yiyebilen konuklar, bu yemeklerin nasıl yapıldığını atölye çalışmalarında da izleyebiliyor. Antakya’nın tarihi kent merkezi içindeki konakta bulunan beş oda Roma, Selçuklu, Osmanlı, Cumhuriyet ve modern dönem temalarıyla tasarlanmış. Ayrıca konakta Fransızların kentte hüküm sürdüğü dönemde yurdumuzdan kaçırılan MS. 5. Yüzyıla ait Aslanlı Mozaiğin reprodüksiyonu da yer almış. Konağın kahve odası ise Antakyalıların yöreye özgü çifte kavrulmuş kahveyi içebildikleri bir oda olarak hazırlanmış.

Kitapta kentin kadim kültürünü anlatan 60 tarife yer verilmiş. Mezeler, ara sıcaklar, çorbalar, ana yemekler ve tatlıların yer aldığı kitapta Ege Mutfağına tanıdık gelen birbirinden lezzetli ve yapımı pratik çok sayıda tarif de yer alıyor.

İLİŞKİLİ YAZILAR
- Advertisment -
 

EN ÇOK OKUNANLAR