Ana Sayfa Güncel Haberler Türkiye’de erken yaşta evliliklere yönelik erkek algısı raporu yayınlandı

Türkiye’de erken yaşta evliliklere yönelik erkek algısı raporu yayınlandı

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women), Türkiye’de erkeklerin çocuk yaşta, erken ve zorla evliliklere yönelik algı ve tutumlarını ortaya koyan yeni bir rapor yayınladı. Rapora göre, Türkiye’de erkeklerin yüzde 25’i, kız çocuklarının en fazla 15 yaşına kadar çocuk sayıldığını düşünüyor.

İsveç’in, İsveç Uluslararası Kalkınma İşbirliği Ajansı (SIDA) aracılığıyla sağladığı finansal destek ile “Çocuk Yaşta, Erken ve Zorla Evliliklerin (ÇEZE) Önlenmesi Birleşmiş Milletler Ortak Programı” kapsamında UN Women tarafından hayata geçirildi.

Rapor, erkeklerin ve oğlan çocuklarının, davranış değişikliği yaratılmasında, ÇEZE’nin ortadan kaldırılmasında ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasında daha güçlü bir rol oynamalarını kolaylaştıracak bir rehberlik sunuyor. Rapor bulgularının, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile uyum içinde, Türkiye’deki zararlı sosyal norm ve tutumların dönüştürülmesine katkıda bulunması amaçlanıyor.

İzmir’de de saha çalışması yapıldı

Raporun saha çalışması Adana, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Şanlıurfa, Mardin, Kars, Ağrı ve Niğde illerinde yapıldı. Araştırmada 27 odak grup toplantısı ve 47 derinlemesine görüşme yapılırken, iller ÇEZE konusunda yüksek riskli olarak tanımlanmış bölgeler arasından seçildi. İzmir’de çalışmanın derinlemesine görüşme listesine STK olarak Roman Toplumu Gençlik ve Kalkınma Derneği (ROMGEDER), Kamu kurumu olarak Konak Belediyesi, Kanaat Önderi olarak Bornova Belediyesi’nden roman bir meclis üyesi de katkılı oldu.

Erken ve zorla evliliğin nedenleri ve etkileri

UN Women öncülüğünde SAM Araştırma ve Danışmanlık tarafından yürütülen araştırmaya dayanan rapor, Türkiye’de çocuk yaşta, erken ve zorla evlilik (ÇEZE) algısı, ÇEZE’ye karşı tutumlar ve ÇEZE’nin altında yatan nedenler ve etkilerine dair detaylı bir analiz sunuyor.

Türkiye’nin farklı şehirlerinde yaşayan erkekler ve kadınlarla yürütülen görüşmelerden elde edilen nicel ve nitel verilere dayanan rapor, Türkiye’de çocukluk ve yetişkinlik, evlilik yaşı ve uygulamaları, aile ve ilişkiler, bireysellik, toplumsal cinsiyet eşitliği, cinsiyet normları ve ÇEZE gibi kavramlara dair algı ve tutumları haritalandırıyor. Raporda, nitel bulgular kapsamında farklı kentlerde yaşayan katılımcıların erken yaşta evlilikle ilgili görüşlerine de yer veriliyor.

Ergenliğe giren kızlar evliliğe hazır algısı

Rapora göre; erkeklerin yüzde 10’u ergenliğe giren kız çocuklarının evliliğe hazır olduğunu düşünürken, yalnızca yüzde 2,5’i bunun oğlan çocukları için geçerli olduğunu düşünüyor

• Katılımcıların yüzde 18,1’i ÇEZE’nin bir cezası olmaması gerektiğini düşünüyor.

• Bir kız çocuğu icin evlilik kararı alırken son sözün baba ve annede olduğunu söyleyenler yüzde 27,9 iken oğlan çocuğu için bu oran yüzde 23,8

• ÇEZE’ye şahit olduğunda “doğru bulmuyorum ama bununla ilgilenecek kişi ben değilim” diyenlerin oranı yüzde 36,8

• Katılımcılar arasında annesinin çocuk yaşta evlendiğini söyleyenlerin oranı yüzde 26,7 iken babasının çocuk yaşta evlendiğini söyleyenlerin oranı yüzde 7,18

• ÇEZE nedeniyle okula devam edemeyen kız çocuğu oranı yüzde 19 iken, oğlan çocuklarında bu oran yüzde 10,5

•Evli katılımcıların yüzde 18’i akraba evliliği yaptığını belirtiyor.

Araştırmadan detaylar

Hem nitel hem de nicel araştırma yöntemlerinin kullanıldığı çalışmanın birinci bölümünde Türkiye’de çocuk yaşta, erken ve zorla evliliklere (ÇEZE) yönelik bir bağlam sunuluyor. İkinci bölümde çocukluk ve yetişkinlik, evlilik yaşı ve uygulamaları, aile ve ilişkiler, bireysellik, toplumsal cinsiyet eşitliği, cinsiyet normları ve ÇEZE gibi kavramlara dair algı ve tutumları haritalandırılıyor. Üçüncü bölümde ise çocukluk ve yetişkinlik, evlilik yaşı ve uygulamaları, aile ve ilişkiler, bireysellik, toplumsal cinsiyet eşitliği, cinsiyet normları ve ÇEZE gibi kavramlara dair algı ve tutumları haritalandırılıyor.

Araştırmada ÇEZE’nin kadınların eğitim hayatına etkisi, kadının çalışma hayatına etkisi, kadının sosyal hayatına etkisi, anne ve çocuğun fiziksel ve ruhsal sağlığına etkisi, katılımcıların evlilik deneyimleri, dini nikah, aileyle yaşama/ayrı eve çıkma, kayınvalide/kayınpederle ilişki, eşi tanıma, eşle ilişkiler, eşle vakit geçirme, sosyal yaşam, evde iş bölümü, evlilikte mutluluk, çocuk sahibi olma, evlilik öncesi birlikte yaşama, toplumda yalnız yaşayan 30 yaş üstü bir kadın /erkeğe ilişkin bakış açısı, kadın ve erkeğin evlilikten beklentileri, boşanma, boşanmış kadına bakış açısı, şiddet gibi konularda toplumda yaygın olarak görülen davranışlar ve görüşlere de yer veriliyor.

18 yaşından küçük herkes çocuktur

Raporun son bölümünde ise “Neler Yapılabilir” başlığıyla önerilerde bulunuluyor.

• Unutmayın, 18 yaşından küçük herkes çocuktur ve çocuklar 18 yaşından önce evlendirilmemelidir.

• Çocuk yaşta erken ve zorla evlilikler, kız ve oğlan çocuklarının sağlık, eğitim ve korunma hakkını ellerinden alır; yoksulluk ve şiddete maruz bırakılma riskini artırır. Çocuk yaşta, erken ve zorla evlilikleri önleyerek kız ve oğlan çocuklarının sağlıklı gelişimlerine katkıda bulunabiliriz.

• Çocuk yaşta, erken ve zorla evlilikleri önleyerek, kız ve oğlan çocuklarını şiddet ve istismardan koruyabiliriz.

• Çocuk yaşta, erken ve zorla evliliklere son vererek, kız ve oğlan çocuklarının eğitime devam etmelerini destekleyebilir, toplumun üretken fertleri olmalarına katkıda bulunabiliriz.

• Çocuk yaşta, erken ve zorla evliliklerin zararlı etkileri ile ilgili farkındalığı artırabilir, kız ve oğlan çocuklarının kendi geleceklerini çizmelerinin önündeki engelleri kaldırabiliriz.

• Çocuk yaşta, erken ve zorla evliliklerin önlenmesinde babalara, ağabeylere, erkek kardeşlere de önemli bir rol ve sorumluluk düşmektedir. Babalar, ağabeyler ve erkek kardeşler de bu konudaki farkındalıklarını artırarak, çocuk yaşta evliliklerin önüne geçilmesine katkıda bulunabilirler.

RELATED ARTICLES
- Advertisment -
 

Most Popular

Recent Comments