Ana Sayfa Kent Yazıları Arşiv İlhan Pınar Lyon Belediye Arşivi ve Kütüphanesi

Lyon Belediye Arşivi ve Kütüphanesi

Lyon Belediyesi’nin sahip olduğu arşiv ve bu arşivin kullanılış ve de verdiği hizmetin şekli böyle bir yazıya esin kaynağı oldu. Günümüzde o kadar günlük haberlerin esiri olmuş durumdayız ki, bu haberlerden ve bu haberlerin etkisi altına aldığı düşünce dünyamız iyice kısırlaşmış vaziyette seyrediyor, diye düşünüyorum.

Son yıllarda ülkemizde de birçok büyükşehir ve ilçe belediyesi arşiv, bellek, anıevi ve benzeri gibi yapılar oluşturmaya başladı. Bu durum oldukça da yaygınlaştı. İlk zamanlarda bir heyecan ve bir coşku ile başlayan bu süreç o heyecanı ve coşkuyu yitirmiş görünmektedir. Belli bir tıkanıklık bu alanda hissedilmeye başlanmıştır.

Ortaya çıkan bu kurumlar ne yapacakları, nasıl bir işlev üstlenecekleri ve hemşerisine nasıl dokunacağı konusunda kararsızdırlar.

Aslında bu yapıların ne yapması gerektiği hedef olarak basittir. Kentin kültürünü ve belleğini halkla buluşturmak; kentin tarihsellliğini ve sürekliliğini hemşerilerine aktarmak, kentin bir tarihsel arkaplanı olduğunu anımsatmak. Bu işlev o kentte yaşayanlara dönük olandır.

Bir ikinci işlev ise akademik dünyaya ve araştırmacılara kent arştırmaları bağlamında servis vermek; elinde bulundurduğu arşiv ve belgeleri araştırmacıların merak dünyasına açarken o arşiv belgelerinden kentin hem geçmişini zenginleştirecek hem de yeni ufuklar arayışına zemin sağlayacaktır.

Son olarak da elindeki halihazır arşiv ile ve kentin dününden ve bugününden üretilen materyallerle kentin dünyaya tanıtılması konusundaki iddiasını ortaya koymak.

Hele bu kent tarihiyle ve tarihsel zenginliğiyle övünen bir kent ise…

Evet bütün bunları aslında Lyon Belediyesi’nin sahip olduğu arşiv ile ilgili bilgi vermek için bir girizgah olarak kaleme aldım.

Neden Lyon?

Aslında Lyon ile İzmir arasında önemli tarihsel bağlar vardır. Belki de iki kenti kardeşlik noktasına gayet kolayca taşıyacak bir bağdır bu…

Son zamanlarda gerek İzmir’in Yedi Kilise’den biri olması ve gerekse Aziz Polikarp-Aziz Bukolos üzerinden İzmir’in yeteri kadar inanç turizminden yararlanamadığı tartışılmaktadır. Lyon ile İzmir’i bağlayan en önemli bağ bu anlamda ortaya çıkmaktadır.

İzmir’in ilk inanç şehidi olan Aziz Polikarp bilindiği gibi İ.S. 151-167 tarihleri arasında mutlak kesin olmayan bir yılda İzmir’de –büyük olasılıkla- stadium’da öldürülmüştür. Aziz Polikarp’ın öldürülmesinden önce İrenaues (d. 135/140 – ö. 202/203) adında bir öğrencisi vardı.

İrenaeus, Polikarp’ın son yıllarına tanıklık etmiş, onun inanç dünyasına ait olmuştu. Hatta Aziz Polikarp ile ilgili bilgilere de onun son yıllarında yanında bulunan İrenaeus’un aktardıkları sayesinde bilgi sahibi olabiliyoruz.

İşte bu Polikarp’ın öğrencisi olan İrenaeus, Lyon Metropoliti Photinus’un öldürülmesinden sonra Lyon Metropoliti olmuş ve kendisi de inancı uğruna şehit olmuştur.

Yani bir İzmirli, Lyon Metropoliti olmuştur. İki kenti kardeş kent olması için birbirine bağlayan daha iyi bir neden olabilir mi?

İşte bu Lyon kentinin Belediyesinin sahip olduğu bir arşivi var… Öyle bir arşiv ki, biraz imrenilecek düzeyde…

Arşiv ve kütüphanenin kurulduğu tarih olan 16. Yüzyıl’dan itibaren gelişen ve zenginleşen kurum, günümüzde tasnif edilmiş 2,5 milyon kitap, 175 bin disket, 200 bin fotoğraf ve 12 bin 450 elyazması varlığına sahiptir.

Lyon Belediye Kütüphanesi 9 ilçede 15 kütüphaneyle hizmet veriyor.

Bu kütüphaneleri yılda 2,5 milyon kişi ziyaret ediyor ve kütüphane ziyaretçi sayısı bakımından Fransa’da birinci sıradadır.

Lyon ile İzmir arasındaki bir başka bağ ise İzmir’e gelen seyyahlar aracılığıyla kurulmuştur. Bu seyyahlar arasında İzmir hakkında erken dönemde önemli bilgiler aktaran Jakob Spon (1675), İzmir için biricik önem taşıyan gravürler yayınlayan Antoine-Marie Chenavard (1843-1844) ve Etienne Rey (1843-1844) en önemlileridir.

Geçtiğimiz yıllarda Lyon Arşiv ve Kütüphanesi “Lyon’lu Seyyahlar” adı altında önemli bir etkinlik düzenledi. Çok sayıda düzenlenen oturumda bir yandan Lyon’lu hemşerilerine kendi tarihlerinin zenginliğini yaşatırken diğer yandan üretilmiş bilginin üzerinde yeniden düşünmek fırsatı da bulunmuş oldu.

Ne diyelim; 1782 yılında Doğa Tarihi Müzesi’ni kurmuş olan Lyon ile “Kent Kardeşliği” ve “Arşiv Kardeşliği” dileğimiz olsun…
RELATED ARTICLES

Most Popular

Recent Comments