Ana Sayfa Güncel Haberler “Üretimde neredeyiz ve neden gerideyiz?”

“Üretimde neredeyiz ve neden gerideyiz?”

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) önce büyüme, sonra da işsizlik rakamlarını açıkladı. Türkiye ekonomisi 2014 yılının ikinci çeyreğinde işsizlikte tek haneli rakamlara direnirken (yüzde 9,1) büyümenin yine de devam ettiğini belirten

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Attila Acar, Türkiye ekonomisi 2014 yılının ikinci çeyreğinde işsizlikte tek haneli rakamlara direnirken büyümenin yine de sürdüğünü söyledi. Prof. Dr. Acar, tüketici ekonomi modelimizin ve neden verimlilikte gerilerde kaldığımızın konuşulması gerektiğini dile getirdi.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yılın ikinci çeyreğinde işsizlik rakamını yüzde 9,1 olarak açıkladığını belirten Prof. Dr. İbrahim Attila Acar, “İşsizlikte tek haneli rakamlara direnirken dünyanın ilk 20 büyük ekonomi sıralamasında Türkiye’nin Hollanda’nın gerisinde olup olmaması bizim için doğru bir kıyaslama değil” dedi. Türkiye’nin 2023’te ilk 10 ekonomi arasına girme hedefi doğrultusunda çaba harcadığını belirten Prof. Dr. Acar, yeni üretim tekniklerine ulaşmış bir ekonominin bu hedefe ulaşmada etkili olacağını belirterek şunları söyledi:

“Hollanda dediğimiz ülke Konya şehrimiz kadar olan bir yer. Konya kadar coğrafyası olan bir ülkenin üretimi fazla. Biz üretim ekonomisine geçememenin sorununu yaşıyoruz. 798 milyar dolarlık Türk ekonomisinin 800 milyar dolarlık Hollanda ekonomisinin gerisinde olduğunu görüyoruz. 250 bin nüfuslu İzlanda’nın futbolda, ekonomide bizi geçmesini irdelememiz lazım. Teknolojik üretimimizin üretimdeki toplam payı sadece yüzde 4. Bizim teknolojik üretimimizi arttırarak yeni üretim tekniklerine ulaşmış, verimi esas almış bir ekonomiyi hedeflememiz gerekiyor.”

Dünya Bankası’nın Türkiye’nin 2014 yılında büyüme hızının 2013 yılına göre yüzde 4,0’den yüzde 2,4’e düşeceğini öngördüğünü anımsatan Prof. Dr. İbrahim Atilla Acar, Burada anlaşılmaz bir keyfiliğin olduğunu görüyoruz” dedi. Kredi derecelendirme kuruluşları. Fitch ve Standard & Poor’s için de durumun böyle olduğunu söyleyen Prof. Dr. Acar,”Ülke değerlendirmeleri sadece ülkeler için değil fon sahipleri için de önemli olduğu sürece, pür-rasyonel değerlendirmeler beklemek gerçekçi olmaz. Dolayısıyla derecelendirme kuruluşlarının değerlendirmelerini, siyasetten ve ülke üzerinde baskı oluşturmaktan arındırılmış olmadığı açıktır” dedi.

Prof. Dr. İbrahim Atilla Acar faizlerin Türkiye’de bir puan artmasının kamuya 2 milyar dolara mal olduğunu sözlerine ekledi.
RELATED ARTICLES

Most Popular

Recent Comments