Ana Sayfa Kent Yazıları Arşiv Şirin Yörük Bir hayalin peşinde: Karavan tatili

Bir hayalin peşinde: Karavan tatili

Karavan, özgürce bir tatili simgeler pek çok kişi için. Bizim için de öyleydi. Yıllarca etrafımızda gördüğümüz karavanlara özlemle baktık. Çocuklarımız Kerem ve İrem’in her gördüğünde iç geçirdiği karavanla bir tatili sonunda geçtiğimiz Haziran ayında gerçekleştirdik. Hayaldi, gerçek oldu.

Hayaldi dememin esaslı bir sebebi var. Şu anda 16 yaşında olan oğlumuz Kerem Yörük, ilkokul beşinci sınıftan mezun olduğu yıl, yaz tatilinde bir hikaye yazdı. Biz de onun günler süren bu çabasını ödüllendirmek için bu hikayeyi kendi imkanlarımızla kitap olarak bastırdık. 50 sayfalık bu çocuk kitabında karavanla dünya turuna çıkan üç kardeş ve köpeklerinin olağanüstü maceraları yer alıyordu. Kitabın sonunda ise hikayenin kahramanı Kerem, annesi ve babası tarafından uykudan uyandırılıyor ve maceranın bir rüyadan ibaret olduğu anlaşılıyordu.

Kerem ve İrem’in ancak rüyalarında görebileceği bu karavan seyahati, babalarının yaz tatili hediyesi olarak geldi bu sene. Haftalardır iple çekilen tarih geldi çattı ve bir haftalık karavan tatilimiz rota araştırmalarından, test sürüşlerinden, ihtiyaç listeleri hazırlıklarından sonra sonunda bir cumartesi sabahı başladı. Urla’dan kiraladığımız beş – altı kişinin rahatça sığabileceği karavanda her türlü konfor düşünülmüştü. Karavan kiraladığımız şirket yetkilisi bu aracı adeta üç oda bir banyo, bir mutfaktan oluşan minyatür bir eve dönüştürmüştü.

Mutfak dolaplarında her tür tabak, çay ve su bardakları, kahve fincanları, çaydanlık, tencere, tava, çatal – kaşık – bıçak, rende, her türlü kap – kacak, aklınıza gelebilecek her türlü mutfak malzemesi ile donatılmıştı. Büyük tüple çalışan ocağın haricinde, karavan dışında kullanılabilecek bir küçük tüp de vardı ki, tuttuğumuz balıkları kızartmak için çok işimize yaradı.

Mutfakta yer alan buzdolabı, küçük olmasına rağmen çok büyük işlev gördü. Peynirimizi, sebzelerimizi, suyumuzu, karpuzumuzu ona emanet ettik.

Karavanımızın en önemli özelliklerinden biri de, onlarca büyüklü – küçüklü dolap tarafından kaplanmış olmasıydı. Ortada bulunan masanın üst tarafları, arkada iki kişilik yatağın üst kısımları, altı kişinin giyim eşyasını ve ıvır zıvırını rahatlıkla toparladı.

Banyoyu bir – iki kez kullandıysak da alafranga tuvaleti hiç kullanmadık; ki zaten çok mecbur kalmadıkça kullanılmaması tavsiye edilmişti.

Karavanın bagaj kısmı ise adeta bir kilerden farksızdı. Katlanabilir masanın yanı sıra altı plastik sandalyenin bulunduğu bagaj, ayakkabılar, deniz malzemeleri, kova – fırça gibi onlarca eşyayı barındıran kocaman bir bölmeydi.

Ama karavanın en çok hoşumuza giden aksesuarları, arkaya bağlanan iki bisikletti. Araca bağlı olan karavanlarda bisikletin olmazsa olmaz bir ihtiyaç olduğunu anladık. Kampinge yerleştikten, masayı, tenteyi kurduktan sonra, aracın hareket kabiliyeti “sıfır”a indiğinden dolayı, alışverişler için bisiklet adeta bir kurtarıcı haline geliyor. Bisikletler, ayrıca spor ve gezinti amaçlı, çocuklar kadar büyükler tarafından da bolca rağbet gördü.

İlk defa karavanla tatile çıktığımız için bazı tereddütlerimiz olmuştu ama, kaptanlarımız Reşat Yörük ve İsmail Özasma bize çok rahat bir yolculuk yaşattı. Akyaka’dan dağ yollarına sapıp kaybolduğumuz ve Muğla yoluna çıkıncaya kadar biraz korku yaşadığımız kilometreleri saymazsak! Ayrıca yanımızda bulundurduğumuz iki kişilik çadır da bizi rahat ettirdi.

Karavanla gecelediğimiz kamp yerlerinden en içimize sineni Marmaris – Datça yolu üzerinde Hisarönü Koyu’nda, okaliptüs ağaçları arasındaki Evcan Camping oldu. Tatilimizin son iki gecesini burada geçirdik. Mustafa Bey ve eşi Ayşe Hanım’ın sıcak ev sahipliğinde oldukça samimi bir ortamda geçirdiğimiz bu tatil bize çok iyi geldi.

Konakladığımız diğer üç yer olan Katrancı Koyu, Fethiye Ölüdeniz’deki Sugar Beach ve Dalyan’daki Dalyan Camping’den en iyisi yine iki gece konakladığımız Sugar Beach oldu. Milli Park’ın yakınında, çarşıya yürüyüş mesafesinde olan, mavi yengeçlerin üreme alanında, Ölüdeniz’in kartpostallara konu olan o muhteşem manzarasının bir kenarında yer alan Sugar Beach de “Top 4” sıralamamızın (dört yere gittiğimiz için) ikinci sırasında yer aldı.

Karavanın, bir yere bağlı kalmadan tatil yapılabilecek, özgür ruhlu insanların bir tercihi olduğunu bu bir haftalık tatilimizde tecrübe etmiş olduk.

Özgür ruh olan bana, bu karavan kültürü çok yakın geldi.
RELATED ARTICLES
- Advertisment -
 

Most Popular

Recent Comments