Ana Sayfa Kent Yazıları Arşiv Haluk Işık Garanti Bankası İzmir/Kıbrıs Şehitleri Şubesi Müdürlüğüne Açık Mektup

Garanti Bankası İzmir/Kıbrıs Şehitleri Şubesi Müdürlüğüne Açık Mektup


Sayın Müdür,


Dün (28 Mart 2013 Perşembe), saat: 17.00 sularında, şubenizin de bulunduğu Kıbrıs Şehitleri Caddesinde, bir kültür ve sanat etkinliğini izlemek için bulunuyordum.

Bildiğiniz ya da şimdi öğreneceğiniz üzere, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü kutlama etkinlikleri çerçevesinde, kentimizde geleneksel olarak “İzmir Tiyatro Günleri” düzenlenmektedir ve bu yıl 31.si yaşanmaktadır. Uluslararası düzeydeki bu etkinlik, İzmir Büyükşehir Belediyesinin öncülüğünde, DEÜ ve EÜ Rektörlükleri ile İzmir Devlet Tiyatrosu Müdürlüğünün katkı ve işbirliğiyle gerçekleşmektedir. Bu yıl da, yurt içinden olduğu kadar, dünyanın pek çok yerinden gelen sanat toplulukları sayesinde, İzmir bir tiyatro platformu haline gelmiştir. Bu özetten sonra, beni bu mektubu yazma zorunda bırakan soruna gelmek istiyorum.

Andığım tarih, saat ve yerde, Fransız Carnege Sokak Tiyatrosu Topluluğunun S.W.A.T. adlı gösterisini izledim. Yine bildiğiniz ya da şimdi öğreneceğiniz üzere, “Sokak Tiyatrosu” genellikle sözsüz bir tiyatro türü olup, doğaçlama tekniğinin de bolca kullanılmasına dayanır. İzleyici tepkilerinin, sokağın fiziksel yapısının ve o anda yakalanan anlartım olanaklarının değerlendirilmesi, oyuna farklı boyut kazandırır. Özgürdür, çünkü sanattır.

Belli bir güzergah izleyen oyun ve oyuncularla birlikte yürürken, bankanız önüne gelinmiş ve bankamatikte işlem yapan bir müşteriniz, oyuncuların dikkatini çekmiştir. Beceriksiz bir komando timinin anlatıldığı oyuna denk gelecek biçimde, bu “durum” değerlendirilmiş, iki oyuncu, işlem yapan müşterinizi “koruma” (!) pozlarına girmiş ve iki yanında “vaziyet” almıştır. Bu “mizansen”, gerek biz izleyicilerin, gerekse müşterinizin çok hoşuna gitmiş ve alkışlanmıştı ki…

İşte tam o sırada, olanlar oldu!

-Birden şube binanızdan fırlayan bankanız güvenlik görevlisi, “hiç de hoş olmayan” demek gördüklerimi anlatmaya yetmez, son derece kaba tavırlarla, oyuncuların çekip gitmesini ihtar etmeye başladı,

-Bunu “oyuna katılma” olarak değerlendiren oyuncular ve biz izleyiciler, kısa süre içinde, güvenlik görevlinizin, neredeyse oyuncuları kollarından tutup savurmaya kalkacak kadar, işi büyütmeye kararlı olduğunu gördük,

-Son derece profesyonel, beden dili ve “insan” davranışları konusunda uzman olduğu belli oyuncular, hemen oradan uzaklaştılar, bizi de çağırdılar ve örneğin benim, güvenlik görevlinizi uyarmama ya da içeri girip sizinle konuşmama fırsat bırakmadılar. Ama ben onların gözünde, korkuyu, tedirginliği ve düş kırıklığını gördüm. Çünkü güvenlik görevliniz –keşke fotoğrafını çekebilseydim!- kocaman açılmış gözleri, oraya buraya savrulan kolları, dövecekmiş gibi duran bedeni ile buna dair yeterli malzemeyi sağlamıştı. Güvenlik görevlinizin, yüzlerce insanın bir tiyatro etkinliğini izlediğini bile anlayamayan durumunu ve tavrını irdeleyecek söz bulamıyorum.

Sayın Müdür, bu “vaka” özetinden sonra, bazı sorularım ve sonunda taleplerim olacak;

-Bulunduğunuz caddenin, kentimizin en önemli sosyal, kültürel ve sanatsal merkezi olduğunu biliyor musunuz? Yetmez, şubeniz çalışanlarına, örneğin güvenlik görevlinize anlatıyor musunuz ya da bu konuda bir hizmet içi eğitim uyguluyor musunuz?

-“Olaya” bu biçimde “müdahale” etme talimatının, tarafınızdan verildiğine inanmak bir yana, aklıma getirmek bile istemem. Ama, birçok kültürel ve sanat etkinliğe destek veren bankanızın, uluslararası bir etkinliğe, güvenlik görevliniz sayesinde ve bu biçimde “katılmasını” nasıl değerlendirdiğinizi merak etmeden de duramam.

-Dış dünyada haklı ya da haksız biçimde, değişik “imaj” sorunları yaşayan ülkemizin, böylesi bir davranışın da eklenmesiyle, konuklarımız olan sanatçıların gözünde nasıl değerlendirileceği ve ülkelerine döndüklerinde bize dair neler anlatabilecekleri hakkında düşünceniz nedir?

-EXPO gibi uluslararası bir organizasyona aday bir kente, bu hadisenin ve benzerlerinin katkısı, sizce nasıl olur?

Sayın Müdür,

Benzer sevimsizliklerin bir daha yaşanmamasını en az benim kadar istediğinize inanarak, anılan tarih ve saatte bu olumsuzlukların yaşanmasına neden olan güvenlik görevlinizi uyarmanızı,

Düzenleme Komitesi aracılığıyla, kentimizin konuğu olan Carnege Topluluğundan özür dilemenizi talep ediyorum.

Gelişmeler hakkında vereceğiniz bilgilere, bu köşede ve aynen yer verilecektir.

Bu açık mektubumun, son zamanlarda giderek yoğunlaşan, yaşamın diğer alanlarında da gözlemlenen ve tepki toplayan, “Özel Güvenlik Görevlileri”nin tutum ve davranışları açısından, tüm kurum ve kuruluşlara da uyarıcı olacağını ummak istiyorum.

Esenlikler ve çalışmalarınızda başarılar dilerim.
RELATED ARTICLES

Most Popular

Recent Comments