Balçova Tarzanı

Manisa Tarzanı’nı duymayan yoktur. Yaşamını Manisa’nın yeşillendirmesine adayan ve Spil Dağı ile şehir arasındaki bölgeye binlerce ağaç diken, 1963 yılında vefat ettikten sonra efsanevi bir karakter haline gelen Ahmet Bedevi’nin ruhu, günümüzde Balçova’da hayatını ağaçlandırmaya adayan başka bir Ahmet’te, Ahmet Topaloğlu’nda hayat buluyor.

Narlıdere’de oturan ve her gün 5 kilometrelik mesafeyi yürüyerek Balçova Termal Tesisleri’nin üst kısmında kalan Balçova Barajı yoluna ulaşan Ahmet Topaloğlu, bu yolda sabahları yürüyüş yapan doğaseverler tarafından “Balçova Tarzanı” olarak biliniyor.

Yürüyüşe gelen spor tutkunları tarafından “Çam Adam” olarak da isimlendirilen “Balçova Tarzanı” Ahmet Topaloğlu, kendini tamamen doğaya adadığı son on yılda Baraj yolu ve Manastır yolunda 2 bin 500’e yakın, çoğunluğu çam olmak üzere incir, dut, ıhlamur, kayısı gibi çeşit çeşit ağaç fidanı yetiştirdi.

Topaloğlu, bununla da kalmayıp, başta zakkum olmak üzere, hatmiler, sarmaşıklar ve envai çeşit çiçeklerle de yol kenarlarını süslemeye ve renklendirmeye devam ediyor.

Yağmur çamur, yaz kış demeden her gün öğlene kadar fidan diken, dikilen fidanları sulayan, erozyondan zarar görmüş fidanların etrafına kayalardan korunaklar yapan, yabani ahlatları aşılayan Topaloğlu, bu işi bir hayat felsefesi olarak benimsiyor.

Astsubaylıktan emekli olduktan sonra okullarda İngilizce öğretmenliği yapan Köy Enstitüsü kültüründen yetişmiş olan Topaloğlu’nun hayatı, çok önemli bir kalp ameliyatı geçirdikten ve hastanede üç ay boyunca yattıktan sonra doktorunun tavsiyesiyle tamamen değişiyor.

“Şehir gürültüsünden, insanlardan ve stresten uzak dur, doğayla baş başa ol!” tavsiyesine harfiyen uyan Ahmet Topaloğlu, iyileştikten sonra 2003 yılından başlayarak her gün Balçova Baraj yoluna gidiyor.

İlk yıl anne-babası adına 15-20 kadar fıstık çamı diken, sonraki yıl 300 kadar fidanı hayır için toprakla buluşturan Topaloğlu, doğaseverler tarafından övülüp teşvik edildikçe, bu uğraşıyı bir yaşam biçimi haline getiriyor.


Yürüyüşe gelen doğa dostları tarafından fidanların sulanması konusunda yardım gören Topaloğlu, bir süre sonra gayretlerinden ve ortaya çıkardığı güzel sonuçlardan sonra doğaseverler tarafından “Balçova Tarzanı” sıfatıyla taltif ediliyor.

“Bu bana Balçovalılar’ın teveccühü” diyen Topaloğlu, bugüne kadar 2 bin 500’e yakın fıstık çamı ağırlıklı olmak üzere ağaç fidanı diktiğini söylüyor. “Tarzan” lakaplı Topaloğlu, ilk zamanlarda fidanları satın alırken, sonraki yıllarda bunları tohumdan kendisi üretmeye başlıyor. Baraj yoluna yürüyüşe gelenlere bunları hediye ederek, kendi fidanlarını dikmelerini de teşvik ediyor.

Yazın sıcak havalarda sabah erkenden gelerek, plastik şişelere doldurduğu suları ağaç fidanlarının diplerine döken Topaloğlu, her bir fidanı kendi çocuğu gibi özenle büyütüyor. Fidanlar, bir yaşına kadar her gün sulanmazsa kuruyabiliyor.

Balçova Tarzanı Topaloğlu’nun 10 yıl önce diktiği fidanlar bugünlerde boyunu geçti. Meyve fidanları ise çoktan meyve vermeye başladı.

Doğa dostu Topaloğlu, şehre uzak bir yerde bulunan bu sapa yerdeki kedilerin de can dostu. 10 kadar sokak kedisini evinden getirdiği yiyeceklerle besleyen Ahmet Topaloğlu’nun kedilerle arasında oluşan sıcacık sevgi bağı ise görülmeye değer.

Ilıcalar bölgesinde bulunan Termal Otel’den başlayarak kuzey yönünde kıvrılarak ilerleyen yaklaşık 2 kilometre mesafedeki Baraj yolu bölgesinde sabah yürüyüşüne giden Balçovalılar, yol kenarlarındaki ağaçları ve bunların arasındaki rengarenk zakkum ve hatmi çiçeklerinin sergilediği renk cümbüşü arasında moral depoluyor, güne zinde başlıyor.

Bu güzelliklerin önemli bir kısmını borçlu oldukları Balçova Tarzanı’na dua etmeyi de ihmal etmiyor.

39 yıl önce, 31 Mayıs 1963’te aramızdan ayrılan Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi’nin misyonunu üstlenen adaşı Ahmet Topaloğlu, İzmir’in cennet köşesi Balçova’yı sonraki nesillere en az tahrip edilmiş şekilde teslim etmek üzere tohumları yeşertmeye devam ediyor.

Misyonerlik gönülden gelen bir şey.

Her kente bir Tarzan şart.
RELATED ARTICLES
- Advertisment -
 

Most Popular

Recent Comments