Ana Sayfa Kent Yazıları Arşiv Neşe Önen Nazlı Ilıcak, Oray Eğin, Serdar Turgut ve yandaşlarına 8 soru

Nazlı Ilıcak, Oray Eğin, Serdar Turgut ve yandaşlarına 8 soru

Akşam gazetesi yazarı Oray Eğin’in 30 Mart 2011’de yayınlanan yazısından bir bölüm aktarmak istiyorum.

“CHP bu öneriye kulak versin…

Ben Serdar Turgut’un köşesinde okudum. Eminim, başka insanların da aklından geçmiştir. Birkaç gündür ben de düşünüyordum, ama ne yalan söyleyeyim dillendirmeye cesaret edemiyordum.

Ah o mahalle baskısı yok mu…

Turgut, çok basit bir şey söylüyor: ‘Türbanlı adayı CHP göstersin.’

Türkiye, artık Merve Kavakçı’nın Meclis sıralarına vurularak dışarı atıldığı yıllardaki o utanç görüntüsünü silmeli. Bu ülkede türbanlılar varsa, bu Meclis de bu ülkenin bir aynasıyla o kürsülerde türbanlı vekiller de olmalı.

Artık önyargılardan kurtulmanın, laik azınlığın baskısını kaldırıp atmanın vakti değil mi? Sürekli ‘Türkiye hazır değil’ deyip bu ülkeyi bir statükoya teslim ettiler; bu bağnazlık da yüzde 20’de tıkandı kaldı.

CHP’nin artık üzerindeki ‘Orta Yaşlı İzmirli Cumhuriyet Kadınları’ yükünden, Halkevleri projesinin tek tip saçlı teyzelerinin baskından kurtulması ve Türkiye’ye açılması gerekmiyor mu?

Serdar Turgut’un da dediği gibi Türkiye’nin acilen normalleşmesi gerek.

CHP, başörtülü bir adayı seçileceği yerden aday göstererek bu konuda çok büyük bir adım atabilir, ezber bozabilir.

Madem değişim, yenilik deniyordu, bunu yapacak ‘sakin güç’ var mı bu partide?”


***

Benim bu yazı üzerine Oray Eğin ve O’nun gibi düşünen Serdar Turgut, daha önce hemen hemen aynı görüşleri dile getiren Nazlı Ilıcak ve diğerlerine bazı sorularım var:

1- Bugün, parlamento ve hükümet binalarında, laik devlet yapısına sahip hangi ülkelerde kıyafet yönetmeliği denilen bir uygulama mevcut değildir? Diğer bir deyişle hangi laik ülkenin bu tür kurumlarında herkes dini inancını temsil eden giysileri giyme serbestisine sahiptir?

2- Atatürk Devrimleri’nin en büyük ve çağdaş kazanımlarından biri ve din özgürlüğünün bütün vatandaşlar adına en büyük güvencesi olan laiklik ilkesi ne zamandan beri ve kimler tarafından ‘bir azınlığın baskı aracı’ olarak tarif edilmeye yada kitlelere empoze edilmeye başlandı?

3- Yukarıda adını saydığım yazarlar ve O’nlar gibi düşünen diğerleri laiklik ilkesi ile bağdaşmayan ve de bağdaşmayacak uygulamaları savunuyorlarsa dünyada laiklikle yönetildiğini iddia eden ve parlamentosunda İslam’ın simgesi olan türbanlı parlamenterlere tolerans gösteren kaç ülkeye örnek verebilirler?

4- Eğer, herkesin ‘ben kendimi böyle ifade ettiğim için böyle giyiniyorum’ diyerek istediği yere istediği kıyafeti giyerek gitmesi insan haklarına ait bir özgürlük kavramını ifade ediyorsa ben de bir gün milletvekili seçilirsem meclise mini etek ve dekolte bir kıyafetle gidebilme özgürlüğüne sahip olabilecek miyim? Yukarıda adı geçen yazarlar ve Onların taraftarları o zaman benim de ‘özgürlük hakkımı’ şimdi ki gibi hararetle savunacaklar mı?

5- Oray Eğin, Merve Kavakçı’nın Meclis’te protesto edilmesini utanç görüntüsü olarak yorumlamış. Merve Kavakçı, Meclis’in bir kıyafet yönetmeliği olduğunu bilmiyor muydu? Kendisi bilmiyordu ise partisindekiler de mi bilmiyordu? Merve Kavakçı Türk Parlamentosu’nun kurallarını bile bile hiçe sayarak Meclis’e türbanla girecek, kendisine Meclis’e türbanla giremiyeceği ikazına rağmen dışarıya çıkmayacak ve bunun adı ‘provakasyon’ olmayacak ama Merve Kavakçı’nın yapılan uyarılara rağmen Yüce Meclisi ve kurallarını takmaması karşısında yapılan protesto ‘utanç tablosu’ olacak öyle mi Oray Eğin? Siz hangi laik ülkede doğdunuz, büyüdünüz? Laiklik anlayışınız, kültürünüz nereden geliyor? Merve Kavakçı’yı protesto eden milletvekilleri, önceden hazırlandığı ve provakasyon amaçlı olduğu belli, asıl böyle bir utanç tablosu karşısında, protesto etmeyip de Meclis kurallarını takmadığı için O’nu tebrik mi etselerdi?

6- Peki, ya erkek parlamenterler de çıkıp ‘efendim, dini görüşüm ve inancım gereği Meclis’e sarıkla yada haham başlığı takarak gelmek istiyorum’ derse Onların da ‘size göre’ inancı adına giyinme özgürlüğünü savunacak mısınız?

7- Oray Eğin’in yukarıda yaptığım alıntıda ki argümanına göre ‘bu ülkede türbanlı kadınlar varsa bu parlamento da bu ülkenin bir aynası ise o kürsülerde türbanlı kadınlar da olmalı’ imiş. O zaman aynı argümana dayanarak ben de ‘bu ülkede dekolte ile dolaşan kadınlar varsa bu parlamento da bu ülkenin bir aynası ise o kürsülerde dekolte giyen kadınlar da olmalı’ diyorum, ne dersiniz?

8- Oray Eğin, kadınların saçlarına kafayı takmış olmalı ki bir de ‘CHP’nin tek tip saçlı kadınları’ çeşitlemesiyle güya laik kesimin kadınları ile dalga geçiyor. Hızını alamadığı için bununla da yetinmiyor, bir de CHP’ye akıl hocalığı yapıyor. ‘CHP seçileceği bir yerden başörtülü bir aday göstererek bir adım atabilir ve ezber bozabilir’ diyor. Böylece CHP’nin oylarını artırabileceğini sanıyor olmalı. Anlaşılan, Oray Eğin’in ‘laiklik ilkesinin’ tam olarak ne manaya geldiğinden haberi olmadığı gibi CHP’nin kuruluş ilkelerinden ve CHP’yi temsil eden altı oktan biri olduğundan da haberi yok. Acaba, Oray Eğin CHP’yi, varlığının temelini teşkil eden ilkelerini inkar etmeye mi teşvik ediyor yoksa hakikaten CHP’nin dolduruluşa gelip elindeki yüzde yirmi olarak varsayılan oy oranını da kaybetmesini mi umut ediyor?

Bir vatandaş olarak Oray Eğin ve O’nun yazısında belirttiği görüşlerine taraf olanlardan, yukarıda sorduğum sorulara, Türkiye’nin acilen normalleşebilmesi açısından, acil ve Türkiye Cumhuriyeti’nin temel kuruluş ilkeleriyle çelişmeyen, normal, mantıklı cevaplar bekliyorum.
RELATED ARTICLES

Most Popular

Recent Comments