Ana Sayfa Kent-Yaşam yazıları Aybala Yentürk İzmir'in öncelikli müze ihtiyacı: İzmir Kent Müzesi !

İzmir’in öncelikli müze ihtiyacı: İzmir Kent Müzesi !


“Şehirler de tıpkı anılara ihtiyacı olan insanlar gibi müzelere ihtiyaç duyarlar…”
CAMOC – Uluslararası Kent Müzeleri Komitesi


Bilindiği üzere İzmir geçirdiği büyük yangın nedeni ile bellek probleminin yoğun yaşandığı bir kenttir. Kentin önemli bir bölümünün (Frenk Mahallesi ve önemli bir ticari arter olan Frenk Sokağı) yanmış olması ve daha sonraki yıllarda yangından kurtulan bölümlerin de maalesef birçok farklı sebeple yok olması (bkz İkiçeşmelik, Namazgah vb Türk mahalleleri, I. Kordon ve Güzelyalı kıyı şeridi…) kentin mekansal ve tarihsel sürekliliğinde önemli bir kopuşun yaşanmasına neden olmuştur.

Kopuş sadece bununla da kalmamış, Kurtuluş Savaş sonrası yaşanan, zorunlu nüfus mübadelesi ve göçler sonucunda kentin değişik unsurlardan oluşan toplumsal yapısı da büyük bir kırılma yaşamıştır. Diğer taraftan mübadele sonrası Anadolu’ya göç eden nüfus da İzmir’i başka türlü bir toplumsal yapıya taşımıştır.

Yunanistan’a yerleşen Rumlar savaş sonrası devletlerinin resmi tarih anlayışı “hatırlama” üzerine kurulduğu için geldikleri topraklara ait anılarını özellikle taze tutmuşlar ve bilindiği gibi Yunanistan’da özellikle mübadiller arasında sözlü tarih çalışmalarına bize göre çok erken başlanmıştır. Kentin yangın öncesi dönemine ait, özellikle gündelik yaşamı ile ilgili birçok bilgi Rumların anılarında taşınmıştır ve bu konudaki birçok kitap hala dilimize kazandırılmayı beklemektedir.

Diğer taraftan kaybedilen topraklara ait her türlü toplanabilir koleksiyon malzemesinin (obje, belge, fotoğraf vb.) bir araya getirilmesinde de Yunanlı koleksiyoncular ve araştırmacılar bizimle karşılaştırıldığında çok önce bu işe soyunmuşlardır. Geç de olsa, bir süredir çok az sayıdaki ısrarlı Türk koleksiyoncu eski İzmir’e ait obje ve belgeleri mümkün olduğunca ülkeye, kente geri kazandırmaya çalışmaktadırlar. Bugün uluslar arası piyasada İzmir kent tarihi ile ilgilenen Türk araştırmacı ve koleksiyoncularının rakipleri arasında hala Yunanlı koleksiyoncular ilk sırada yer almaktadır.

Ne mutludur ki uzun bir süredir birçok değerli akademisyen ya da üniversite dışından araştırmacılar yaşadığımız kentin geçmişi ile ilgili çok sayıda değerli çalışmayı kentimize kazandırmaktadırlar. Fakat bu bilimsel çalışmalar yine başta araştırmacılar olmak üzere, belli sayıda ve ilgide insana ulaşmakta, kentin büyük çoğunluğu bunlardan habersiz yaşayıp gitmektedir. Bu noktada sorulacak en doğru soru, kentin sürekli zenginleşen tarihsel çalışmalarını ve bulgularını elle tutulur, gözle görülür hale getirebilecek ve daha geniş kitlelerle paylaşılmasını sağlayabilecek yolun ne olması gerektiğidir?

Tahmin edebileceğimiz üzere bu ancak bir “Kent Müzesi” ile mümkündür. Kentlilerin yaşadıkları şehre ait tarihsel ve kültürel değerleri tanıması, sevmesi, benimsemesi ve koruması açısından kent müzeleri büyük önem taşır. Kimlik, bellek, aidiyet ve kentlilik bilinci yaratmada kent müzelerinin gerekliliği bugün artık tartışılmaz bir gerçektir.
Kentin kültürel ve tarihsel zenginliklerine sahip çıkmak, korumak ve en önemlisi geleceğe taşımak için o kentin tarihini mümkün olabilecek en görsel, elle tutulur ve somut şekilde sergileyen, araştıran bir müze aracılığıyla mümkün olabilir.

İzmirlilerin tartışmasız birinci sırada gelen müze ihtiyacı, yaşadıkları kentin geçmişine ve bugününe tanıklık edecek orijinal malzemelerin sergilendiği ve değişik temalarda açılacak geçici sergilerle zenginleştirilecek bir “Kent Müzesi”dir. Bu sadece kentliler için değil, araştırmacılar için de büyük bir kaynak teşkil edebilecek bir zenginlik sunacaktır. Sergilenecek sabit koleksiyonlarda ya da açılacak değişik temalardaki her türlü sergide yer alan malzemeler değişik disiplinler tarafından farklı katmanlarda defalarca elden geçirilerek/okunarak kent ile ilgili paha biçilmez bilgilere ulaşabilmek mümkün olabilecektir. Böylelikle İzmir kent tarihinin bugün bizlere bulanık, unutulmuş, bilinmeyen gelen ve belki de en zengin ve renkli bölümlerine ulaşabilmek fırsatı doğmuş olacaktır. Müzede sergilenecek her türlü malzeme, İzmir tarihini teyid etmekten öte, bazen, yeni tarih yazımına da vesile olacak birer başvuru kaynağı görevi üstlenecektir aynı zamanda…

Dünyadaki kent müzeleri örneklerine baktığımızda söz konusu müzelerin bulundukları kentin somut ya da soyut her türlü tarihsel ve kültürel mirasına sahip çıkma, koruma ve sergileme amacı ile yola çıktıklarını görürüz. Peki bir kent müzesi için sadece bu işlevler yeterli midir? Şüphesiz değildir. Kent müzeleri aynı zamanda (sadece belli bir kesimin değil) her kesimden tüm kentlilerin iletişim, eğitim amaçlı bir araya gelme üssü görevini de üstlenirler. Bugün dünyada kent müzeleri şehirlerin gelişiminin, kalkınmasının önemli bir bileşeni olarak görülmektedirler.

Tüm bu bilgilerin ışığında İzmir Kent Müzesi;

1) İzmir’e ait tarihsel ve kültürel somut ya da soyut mirası gözle görülür elle tutulur bir şekilde kentlilere (ve tabii ki diğer ziyaretçilere) sunacak sabit ancak sürekli büyümeye açık orijinal malzemelerden oluşan kapsamlı bir koleksiyona sahip,

2) Yıl içerisinde açılacak kent ile ilgili değişik temalardaki sergilerle dinamik, eğitici, öğretici bir yapıda,

3) Yine yıl içerisinde, kentin tarihsel, kültürel, geçmişi ya da bugünü ile ilgili temalardaki ulusal ya da uluslar arası panel, sempozyum ya da kongre gibi etkinlikler düzenleyen ya da düzenlenmesine öncü olan, kentle ilgili araştırma ve çalışmaları özendiren, teşvik eden ve destek olan,

4) Kentin geçmişine olduğu kadar gündemine de sahip çıkarak kentin toplumsal dönüşümüne katkıda bulunan,

5) Kent ile ilgili her türlü yazılı ya da sözlü kaynağın belgelendiği bir arşiv görevi üstlenen ve kentteki yaşam kalitesini yükseltecek şekilde bilgiye erişimi kolaylaştıran, halkı bilinçlendiren, hedef kitlesi sadece sınırlı sayıda araştırmacı değil tüm toplum olacak şekilde bir anlayışa sahip,

6) Kent ve kentliler ile ilgili sorunların (göç, adaptasyon, kimlik, bellek ve aidiyet ya da kent ile ilgili başka güncel, fiziki ya da politik sorunlar) bilimsel ve tarafsız bir şekilde paylaşılabileceği ve çözümlenebileceği bir iletişim ve tartışma ortamı yaratan,

7) Kent kimliğini güçlendiren ve kentin gelişimine katkıda bulunan,

özetle “İzmir Kent Müzesi”, binlerce yıllık geçmişi ve bugün ülkemizde her anlamda yaşanabilir en güzel kent olduğu iddiasında ve övüncünde olduğumuz İzmir’imize yakışır ve onu gönendiren zenginlik ve işlevde bir müze olmalıdır.
RELATED ARTICLES
- Advertisment -
 

Most Popular

Recent Comments