Ana Sayfa Kent Yazıları Arşiv Erdal İzgi Filiz Sarper Eczacıbaşı

Filiz Sarper Eczacıbaşı

İzmir’in iki uluslararası etkinliği var.

Biri, 78. kez açılacak İzmir Fuarı.

Diğeri, 23 yıldır devam eden İzmir Sanat Festivali.

Biri, çok bakanlar, valiler, başkanlar gördü.

Diğerinde her türlü zorluk, yokluk, sıkıntıya rağmen sırtlayan bir isim var.

Her türlü övgüyü hak eden, övgüye değer.

Anasının ak sütü gibi helal…

***

Filiz Sarper Eczacıbaşı.

Tam bir İzmir hanımefendisi.

Anlamlı tebessümü, kelimeleri seçerek konuşması, insanlara yaklaşımı, akılcılığı, azmi…

Hani derler ya…

“İç güzelliği dışına vurmuş” diye.

Aynen öyle.

***

Hiç kimseyi ayırt etmez, ayrıcalık göstermez.

Dört yıldızlı paşayla, vakfın gece bekçisi aynı konumdadır.

Bir istemi varsa, mutlaka rica ile dile getirir.

Odasına kimseyi çağırmaz, yanına gider.

Kimse hakkında yorum yapmaz, yaptırmaz.

Övgüyü sevmez; çünkü sıkılır, yüzünü kan basar, kızarır.

Kızarıklık mahcubiyetin değil, tevazunun eseridir.

***

İzmir’i uluslar arası boyutta 23 yıldır tanıtan festivalin her şeyidir.

Sanat direktörüdür, herkesi dinler, programı kendi yapar.

Türkiye’de birçok ünlü isimden daha sanatçıdır.

Yüksek dans eğitimi almıştır.

Doktor unvanı vardır.

Ama bir gün olsun kullanmaz, kullandırmaz.

Mutluluğu içindeki sevgiyle yaratır, çevresiyle paylaşır.

Onun için eliyle beslediği kuşları, kedileri, köpekleri çok mutludur.

***

İzmir’e kimleri taşımadı ki?

Ray Charles, Paco De Lucia, John Baez, Tanita Tikaram, Julio Iglesias, Jethro Tull, Chris De Burg, Sting, Chick Korea, Jan Garbarek, Elton John, Kiri De Kanawa, Nigel Kennedy, James Brown…

Ve diğerleri…

Her birine İzmir’i sevdirdi.

Her birini İzmir tanıtımcısı yaptı.

Tüm bunları gerçekleştirirken, bir gün olsun yakınmadı.

“Şunu verin, bunu verin” demedi.

“Kan kusar, kızılcık şerbeti içtim der” örneği, her zorluğu bireysel aşmaya çalıştı.

Kimi anladı, çoğu anlamadı.

***

Uluslar arası İzmir Festivali, Filiz Hanım yaşadığı sürece devam edecek.

İnancıyla, azmiyle, çalışmasıyla ve duygularıyla…

İzmir’in tanınması için bayraktarlığı sürecek.

Düşünüyorum da…

Böyle bir değer, böyle bir insan için ne yapalım?

İtalyanların “Şövalye” unvanı verdiği Hanımefendi’ye kentin altın anahtarını versek bile az.

***

Belki…

Ahmed Adnan Saygun Merkezi’nde en büyük salona…

Belki…

Tarihi Havagazı Fabrikası’na veya sanat atölyelerine ismini yaşarken verebiliriz.

Yakışır.

En iyisi için hepimiz düşünelim.
RELATED ARTICLES

Havale

Memleketim

Mirası yemek

Most Popular

Recent Comments