Ana Sayfa Kent Yazıları Arşiv Hasan Tahsin Kocabaş Tariş ölüyor alem bakıyor...

Tariş ölüyor alem bakıyor…

Tariş’te olan bitene aklım ermiyor artık…
Düşünceleriyle yaşadıkları bunca çatışan başka bir millet başka bir ülke var mı acaba şu kavanoz dipli dünyada…
Cumhuriyetçiyiz, Atatürkçüyüz diye bağırıp, Cumhuriyetin 86. doğum gününe doğru giderken ?yitirdiklerimizin? farkında değiliz…
Demokratız diyoruz ama sadece parasına dayanan bazı şer odaklarının her türlü dayatmalarına ses çıkarmıyoruz!
?Ortak akıldan? yana olduğumuzu söylüyoruz ama en küçük sorunda bile ?aklı? kullanmayı denemiyoruz…
İlişkiler maddeci, yaklaşımlar aldatıcı…
Sanki Osmanlı’nın son ?iki yüz yılını? yeniden yaşıyoruz lakin kanmaya, kandırılmaya farkında olsak bile tavır koyamıyoruz…
Türkiye’ye ?has?, sadece Türkiye’nin olan ne varsa kaybediyoruz lakin utanmadan, sıkılmadan hala birbirimize ?şanlı tarih? falan diyoruz…
Toprağımızın üstü ve altı ve de üstünde ?bize ait? ne varsa tek tek ve de ?babalar gibi? elimizden çıkarken biz hala ?dünyanın en güçlü ekonomisiyiz? türünden garip açıklamalara inanıyoruz…
Türkiye milletinin en önemli destanı ?terörle? örtüştürülürken biz oturup ?Cumhuriyetin Yüzüncü Yılı? planları yapıyoruz…
Yazacak çelişki çok aslında… Bunlar hemen aklıma gelenler. Zaten yazmaya çalıştığım da ?biz ait? bir devin gözlerimizin önünde ?yıkılışı? ve tepkisizlik…
Tariş diyorum Tariş…
Dün Yenigün’de o fotoğrafları gördüğümde ?acaba bunu görüp de el ovuşturan? kimler var şu anda diyesim geldi…
Tariş deyip geçmeyin… Tariş, bu günlerde şu ?kapitülasyon? ihanetine övgü düzenlerin korkulu rüyası… Levantenlerin bilmem kimlerin adeta ?kölesi? olmuş Ege’li çiftçinin ?birliktelik kalesi?…
Ege’nin tarımını, zeytinin, pamuğunu, üzümünü, incirinin ?bizden olmayanların? tekelinden ve sömürüsünden ve ?üretenleri? köle olmaktan kurtaran, eğiten, bilinçlenirden koca dev Tariş…
Dün ?baskına? gelen ve ?hakkını? isteyen köylünün, çiftçinin küçücük bir kabahati yok… Haklarını istiyorlar ve hiç de yanlış yapmıyorlar. Ama keşke bu noktaya gelmeseydi… Keşke ?dünden? bugüne Tariş’i de sömürenler, kişisel ikbali için ?kullananlar?, Tariş’i ?saltanat köşküne? çevirenlerden ?hesap sorulsa?…
Keşke yıllar boyunca iktidarların arpalığı gibi ?kullanılan? Tariş’in ?gerçekleriyle yüzleşilebilse?…
Halkın ?Tarişi’i? böyle giderse inanın bana Türkiye’ye sadece ?bankacılık? için gelmemiş ?ecnebilerin? eline geçecek. 1922’nin 9 Eylül’ünde noktalanmış bir ?kara devrin? rövanşı peşinde koşanların o kanlı ellerine geçecek…
Bir şeyler yapmalı…
Bugün belediyelerden tüccarlara herkesin boynunun borcudur…
Eğer bu bölgenin ekmeğini ve suyunu tüketip, bu topraklardan zengin olanların biraz sorumluluk duyguları varsa bir takım suçlamaları ya da hesaplaşmaları ?öteleyip? kollarını sıvamaları zamanı gelmiştir… Zaten ?politikasızlıktan? ızdırap yaşayan çiftçi bir de ?kalesinin? yıkımıyla ciğeri üç para etmeyecek, hain ruhlu ?tiplerin? eline düşerse vakit çok geç olur… Tüm dünyada aklı olan her ülke özellikle tarımda ?ulusallaşmanın? önemine vurgu yaparken, bir zamanlar o Levanten denen sömürgecilerin ettiklerini unutursak ağzımıza bir daha Atatürk ya da Cumhuriyet veya Kurtuluş Savaşı sözcüklerini almaya hakkımız kalmaz…
Elbette yapılacak çok şey var… Lakin üzüntü duyduğum Tariş yönetiminin ?dışa kapalı? oluşu… Tariş elindeki güçle doğrudan halka uzanabilse pek çok değişecek. Dün yaşanan trajediyi başta Basri Özçoban ve yakın çalışma arkadaşlarının iyi analiz etmesi gerekir. Fakat Tariş’e uzun zamandır musallat olan ?ecnebi işbirlikçilerinin? sırada hangi oyunları tezgahlayacağı da meçhul. Basri Bey fedakar bir başkan… Tariş’in ?nereden nereye? geldiğini en iyi bilenlerdendir… Bugüne kadar özellikle Tariş’e ait ?gayrimenkulleri? nasıl canı gibi korumaya çalıştığını biliyorum. Eğer isteseydi, kapısına kene gibi yapışan bazı ?ipotekçi ecnebi bankalara? o pahası ölçülemez Tariş topraklarını ?satar? dostu üzer, düşmana yol açardı…
Belki böyle yapsaydı Tariş de ?basılmazdı?…
Kafamda çok sözcük dolaşıyor… Gözümüzün önünde çöküp giden bir ?kutlu emanete? layıkıyla sahip çıkamamanın üzüntüsünü yaşıyorum… Tıpkı Sümerbank gibi, tıpkı Etibank gibi…
Tarihte Tariş ile ilgili şu kayıt vardır:
?1913 yılı sonlarına doğru Nazmi Topçuoğlu, Kazım Nuri Çörüş, Ahmet Sarı ve arkadaşları, üreticilerin yaşamakta olduğu olumsuzluklardan kurtulabilmesinin tek yolunun, üreticiler arasında oluşturulacak kooperatif çatısı olduğunu görmüşler ve üreticileri ?Tariş’ çatısı altında toplamışlardır?
Çok duygusal olacak ama şu an Tariş’i semadan izleyen Nazmi, Kazım ve Ahmet Bey’lere karşı bir ulusal sorumluluğumuz yok mu? Onların kemiklerinin sızlaması bizim için önemli değil mi?

Tariş’in ?mülkleri?…

Ayrıntıya gerek yok… Sonuçta ben bir ?Tariş uzmanı? falan değilim… Ama gariptir ki ?Tariş’in? Tariş olduğu dönemde bir şişe yağ, iki kalıp sabun, bir kutu incir için her türlü şaklabanlığı yapanlar şimdilerde ?ortalarda? görünmüyor… Sanki ?akbaba? gibi sinmişler de bir yerlere Tariş’in ?ölümünü? bekliyorlar…
Umalım ki Tariş yöneticileri bu tarihin en büyük krizinin farkındadır… Ve her ?kriz? sonsuz dersler içerir… Ege Bölgesi’nin bu en köklü birlikteliğine karşı yerek yönetimlerin ve iş dünyasının da kayıtsızlığını ibret ve dehşet içinde tarihe kayıt ediyoruz… Bir zamanların ?Tariş dostlarının? şimdi ortalarda olmamasının da kaydının tarih tarafından apaçık yazıldığına eminim…
İktidar Partisi’nin ?kayıtsızlığını? anlamıyorum…
Tariş’in bu duruma düşmesinde yöneticilerinin savrukluğu varsa…
Geçmiş hükümetlerin Tariş’e ?arpalık? gibi davrandıkları doğruysa neden 12 Eylül’le ilgili ?istediğimiz? hesaplaşmayı Tariş’le ilgili de yapmıyoruz?
Örneğin AK Parti’nin yeni ?il yönetiminde? Tariş’i ?yakından? tanıyanlar vardır ?mutlaka?!
Onlar da ?kayıtsız mı? kalacak?
Ben size bir ?komplo teorisi? yazayım şimdi…
Tariş’in tüm sıkıntısına rağmen elinde bulunan paha biçilmez arazileri, çeşitli gayrimenkulleri var değil mi? Peki şimdi yüksek sesle düşünelim şimdi…
Acaba ?birileri? bir yerlerde ?Tariş’le ilgili? çok özel ?toplantılar? yapıp ?kurşun kalemlerle? not alıyor mudur? Bazı mason localarına mensup ?kanaat önderleri? ve ?gazeteciler? Tariş’in sahip olduğu arazileri ?sıkıntısından? kurtulması adına (!) yok paraya satın alıp üzerine ecnebilerle de ortaklık edip ?gökdelenler? veya ?rezidanslar? ya da ?alışveriş merkezleri? ve ?pırlanta oteller? yapmak için ?beyin fırtınası? estiriyorlar mıdır?
Dedim ya benimkisi ?komplo teorisi?…
Benimkisi ?beyin fırtınası?…
Hatta bu ?kurşun kalem toplantılarında? mesela şöyle sözler söylenebilir mi? ?Buralarda biz istediklerimizi yapmazsak Fethullahçılar gelir ve alırlar…?
Tariş’te yaşanan sıkıntı sürecinde bazı ?ecnebi? bankaların ?ipotek? isteklerinde direnmeleri ve özellikle Basri Özçoban’ın ?yalnız kalması pahasına buna karşı çıkmasının bence ?başka nedeni? bulunmuyor… Eğer Tariş yönetiminde localardan, borsalardan, ecnebi kulislerden ?güçlü? isimler olsaydı bence Tariş batmazdı…
Tekrar ediyorum, benimkisi şimdilik sadece ?düşünce?…
Ama dikkat edin çok ama çok garip…
Tariş, tarihinde en büyük krizi yaşıyor ve başta hükümet olarak herkes ama herkes ve sözde ?Tariş uzmanı gazeteciler de? sadece ?susuyor?!
Bu sessizliğin ?hayra alamet? olduğunu düşünen varsa, peşinen diyeyim ki ?aklından? zoru vardır ya da?
RELATED ARTICLES

Most Popular

Recent Comments