Yazdır Arkadaşına gönder
Zeytinsiz Ege ne kadar Ege ?
Ercan Sever
Ercan SeverZeytin ağacı günlerden bir gün Ege kıyılarını gezerken yorulup gölgesine oturan Homeros'un kulağına şöyle fısıldamış:" Herkese aidim ve kimseye ait değilim; sen gelmeden önce buradaydım ve sen gittikten sonra da burada olacağım."

"Ege'de toprağı kaşıkla eşeleyin karşınıza mutlaka eski kültürlere ait eser kalıntısı çıkar" ifadesi ne çok şey anlatır. İfadenin içinde barındırdığı fazilet ve hikmet, aslında Ege'yi anlamlandırır. Zenginliğine dair fikir sahibi olmanızı sağlar. Anadolu için kullanılan uygarlıklar beşiği tanımı da Ege'de tam yerini bulur. Eşsiz coğrafya, tarih sahnesinde rol alan her kavmin ilgisini çekmiştir. Sakinleri şanslı olarak nitelendirilmiş, hep elde edilmek, hükümran olunmak istenmiştir.

Limanları şen, insanları uzlaşmacı, tarımı bereketli, filozofları erdem sahibi olmaları ile bilinmiş. Toprağı ve dağları cömertliği, denizi bereketi ile Egeliyi nasiplendirmiş. Zeytin rengini doğasına, derinliğini ise kültürüne vermiş Ege'nin. Yemekleri, söylenceleri, ticareti zeytin ile anılmış. Zeytin, varlığı ile günümüz demokrasilerine ilham veren o dönemin devletlerinin zenginlik kaynağı olmuş. Seremonilerde yer bulmuş, üstüne mitolojiler örgülenmiş.

Hasadı şenliklere konu olmuş. Zeytinde ürünün bereketli olduğu yıllar tüm bölgeyi etkilemiş. Hasadın bereketi; aşkları ihtiraslı, kadınlarını daha doğurgan, kralları ihsan sahibi yapmış. Zeytinle şenlenen dağlar, yaylalarda savaş yer bulamamış. Bir nev'i hiddeti merhamete dönüştüren tılsım olmuş zeytin ve kültürü.

Ama gün gelmiş zeytin ile coğrafyasının insanı arasına soğukluk girmiş. Üzerine yazılan hikayeleri sınırlı kalmış, şenlikleri unutulmuş. Ticareti daha az insanı nasiplendirmiş. Hastalıların tedavisinde şifa kaynağı olmaktan çıkarılmış, mutfaktaki ana lezzet kaynağı özelliği erozyona uğramış. Zeytin ağaçları, bağrını Ege'nin rüzgarına açan dağların yamaçlarının tek hakimi olmaktan çıkmış, yaylaları, ovaları terk etmiş. Geçen yüzyıllar zeytini ve o'nun kültürünü sıradanlaştırmış, toprağın ve göğün rengi sahip olduğu zeytuni tonlardan çıkmış. Ticareti dahi Egeli olmayanlara devredilmiş neredeyse.

Ege ve zeytin dünyası adına can sıkıcı bu tablonun değişmesi yönünde adımlar atılmaya başlandığını görüyoruz. Zeytin ve zeytincilik dergiler, kitapları ile adeta bir yayıncılık alanı haline geldi. Zeytin, zeytinyağı ve kültürünün eski ihtişamına kavuşması yönünde en azından bilinç oluşturulmaya başlandı, tarihsel önem daha sık hatırlanır oldu. Unutulmuşluk yerini şimdilik farkındalığa bıraktı. Bunun her anlamda zenginliğe dönüşmesi ise ancak Egeli 'nin zeytine hakkını teslim ettiği yeni bir kontrat yapması ile mümkün. Egeli zeytin kültürüne zeytin dalı uzatmalı. Şarkılarında, şenliklerinde alıkoyduğu konumunu teslim etmeli.

Yoksa... Yoksa zeytinsiz Ege ne kadar Ege olabilir ki!

Tarih: 24/1/2008
7622 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri