16 Ağustos 2017 Çarşamba
   Yazdır Arkadaşına gönder
Yeni yılda aşk
Fergül Yücel
Fergül Yücel“Hayalci, boşu boşuna külleri karıştırarak köz arar gibi,
soğuyan yüreğini ısıtacak ateşi yakmak için
eski hayalleri arasında bir kıvılcım arar. ”

Beyaz Geceler/ Dostoyevski



Posta güvercinim yılın son haftalarında pencereme uğramaz olmuştu.
Gökyüzünden bir yıldız daha kayar gibi geçip gitmekte olan yılın içinde tamamlayamadığı işleri, son bir hamle ile yerine getirme telaşı içindeydi anlaşılan.
Bu arada durmadan değişen gündeme göre posta güvercinime yetiştirmeye çalıştığım yazılarım da bayatladı birer birer.

Şimdi yeni yıl da geldi.
“Yeni” yıla dair yeni bir hayalimiz mi var?

Yeni yıla dair bayat mesajlarımızda salık, mutluluk, barış, bol kazanç dilekleri uçuşuyor

Kayıp giden “eski” yılın başındaki dileklerimiz, hayallerimiz gerçekleşti mi ki, yenisinden beklentimiz olsun?

Belimizi büken ekonomik kriz, durmadan büyüyen işsizlik, hak aramak için meydanlara çıkan itfaiye, demiryolu, tekel işçilerinin yalnızlığı, grizu patlamasında hayatını kaybeden onlarca işçinin bir Münevver kadar ilgi uyandırmaması, yeniden hortlayan sokak çatışmaları ile linç kültürü, Kürt açılımları gibi kim kime dumduma naylon demokratik şovlar, Ergenekon davaları, parti kapatmalar, ordu-polis çatışması.

Memleketimizin son bir yılında tırmanışa geçen çok sıcak “gelişmeler” bunlar. Cayır cayır, göz göre göre yanıyor memleket, ne kadar farkındındayız?

Ne yapıyoruz bu kötü gidişat için kendimiz ve memleketimiz adına?

Bir zamanlar “faşizmin ayak sesleri geliyor” diye örgütlenmeye çağırıyordu yurtseverler halkı. Faşizme bariyer olabilecek yeterli farkındalık ve örgütlülük sağlanamadı. Onlar geldiler, ezdiler, geçtiler. En sonuncusunun üstünden 30 yıl geçti, hala hesabını soran olmadı. Ne zaman, hangi yıl, kim soracak?

Bizde darbeler hep askeri olduğu için, sivil darbelerin, polis devletin kodlarını çözecek kimse kalmadı mı bu ülkede? Üniversiteler, demokrasi kurumları, aydınlar, bilim adamları bu yangının farkındalar mı?

Benimle ilgisi mi ne? İzmir bu memleketin bir şehri değil de uzayda bir yerde mi? Hem sade bir vatandaş olarak bunların tümü benim de canımı yakıyor, hem de bu memleketin bir aydın bireyi olarak tavır alma sorumluluğumuzun olduğu gerçeği var.

Ama gel gör ki ortalık toz duman.
En başta enformasyon kirliliği. Durmadan yön değiştiren ilkesiz, hangi sınıfsal kesime, hangi çıkar gruplarına ait olduğu belli olmayan parti politikaları. Daha doğrusu politikasız partiler sürüsü. Diğer taraftan sahibinin sesi kaypak, oynak medya; televizyon, gazeteler, buralarda köşe olmuş kiralık gazeteciler.

Her yer yangın yeri ; örgütsüzlük.
İktidar ve güç odakları dışında toplumun bütün kesimlerinin üzerine ölü toprağı serilmiş.
Kiminle nereye yürüyeceksin?
Eskiden mahalle sinemalarında sık sık film kopardı, seyirciler “ses” diye bağırırlardı.
Koptuk biz halk olarak, aydın, yurtseverler olarak koptuk birbirimizden, dağıldık.

“Ses” “Ses””Ses”

Bir umutla inanmak istiyorum: “yeni” yılda:
Sessizliğimizi ve korkularımızı yenip şarkılarımızı yeniden hep birlikte haykırabilir, sağırlaşmış kulaklarımızın pasını silebiliriz.
Kopup giden kayıp hayallerimizi hayal ederek yeniden donmuş yüreklerimizi ısıtabiliriz.

Geçende Başbakan “İnadına demokrasi “diyordu meclis kürsüsünden.
Oysa “İnadına aşk, inadına devrim” bizim sloganımızdı.
Çok severdim bu sloganı. Hem aşkını, hem devrimini hem de inadını.

Aşk bütün kalbimizle “ inanabilme ve feda edebilme gücü” olarak bize çok gerekli şimdi.

Yeni yıl münasebetiyle sizlere Şebnem Ferah’ın şarkısını armağan ediyorum.

Sil baştan

Gücün var mı sevgilim
Derin sularda inci tanesi aramaya
Cesaretin kaldıysa
Hala benle aşktan konuşmaya
Söyle canım sevgilim
Hayat bize oyun oynuyor olabilir mi
Yorgun gibi bir halin var
Duyguların karışık olabilir mi

Sil baştan başlamak gerek bazen
Hayatı sıfırlamak
Sil baştan sevmek gerek bazen
Herşeyi unutmak

Sanki bugün son günmüş gibi
Dolu dolu yaşamak istiyorum ben
Her ne çıkarsa yoluma
Selam verip yürümek istiyorum ben

Sil baştan başlamak gerek bazen
Hayatı sıfırlamak
Sil baştan sevmek gerek bazen
Her şeyi unutmak


Tarih: 4/1/2010
5908 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
YAZARIN KENT SÖYLEŞİLERİ
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri