Yazdır Arkadaşına gönder
Yazıklar olsun...
Orhan Beşikçi
Orhan Beşikçi* Yıllardır eleştiri yazıları yazıyorum. "Görmediğimizi gördün, kısa zamanda hatamızı telafi edeceğiz?" diyen kurumlar olduğu gibi, farklı tepki verenler de var. Bilinçli eleştiri yapmak ucuz kahramanlık değil, duyarlılık ve hassasiyettir. Sokakları tanımayan, sesini duymayan, sokaklarda örgütlenmeyi gerçekleştiremeyenler asla başarılı olamazlar...

* Geçen hafta Akçay'da kardeşlerimle buluştum, pazardan reçellik vişne alırken pazarcı esnafının Roman olması dikkatimden kaçmadı. Edremit ilçesinin sosyal demokrat belediye başkanı, Roman kardeşlerin tamamını proje kapsamında pazarcı esnafı yapmış, "Aferin" dedim. Yıllarca itilmiş insanların iş güç sahibi olmasından daha güzel ne olabilir? Aklıma Ege Mahallesi ve Ramazan ayında kurulan iftar sofraları geldi...

* Kaz Dağları'na bakan terasta Tuncel Kurtiz'in mezarının olduğu bölgeye bakıp demlendim. Meyhane kültürüm fena sayılmaz. Çiçek Pasajı'nda anılarım var. Tarihi bina 1978 yılında çökmeden bir gün önce oradaydım. Madam Anahit akordeonu güzel çalar mıydı? Beyoğlu'nun arka sokaklarında paralarını tüketenler genellikle evlerine yaya dönerlerdi. Unkapanı Köprüsü'nün açılış saatini kaçırmak alemcilerin korkulu rüyasıydı. Karşıya geçmek için kayıkçıya verecek para bulamayanlar köprünün kapanmasını beklemek zorunda kalırlardı.

Gelelim asıl meseleye, Doğan Abi'nin ölümünden sonra, bir önceki belediye İzmir'in meşhur koltuk meyhanesinin ruhsatını yenilemedi. Şimdi orası Suriye malları satan ruhsatsız bir iş yeri...

* Basmane, başta insan olmak üzere her türlü kaçakçılığın cenneti haline geldi, ortada milyon dolarlar dönüyor. Dolandıran, dolandırılan, kendi ülkesinde suç işlemiş kanun kaçakları, iyiler, kötüler, kadın, çoluk çocuk, yaşlı hepsi Basmane'de. Bazı taksiciler taksimetre açmıyor, değnekçiler pazarlığı yapıp belirledikleri ücretle yolcu taşıyorlar. Fırsattır deyip çakma can yeleği satanlar arasında bakkal, manav bile var. Bu ticari ahlakın dibe vurmasından başka bir şey değil. Yerli garibanların 10 liraya yattığı otellerde yatak ücretleri şimdi 20 lira olmuş... Kahvehanede oturursanız, "Kaçak çay içer misiniz?" diye sorarlar. Otelciler müşterilerinin kimlik bilgilerini her gün muntazaman emniyete bildirmek zorundaydı, şimdi bu uygulama da geçersiz...

* Kentler, insanlara güven ve moral vermeli, sokaklar, park ve bahçeler sağlıklı olmalı. Kimliksiz, pasaportsuz binlerce insanın dolaştığı şehirde, ambulans, itfaiye hizmet vermekte gecikir, mültecilerin barındığı tarihi Yıldırım Kemal Bey İlköğretim Okulu'nun konferans salonu yakılıp, kültür varlıklarına izinsiz müdahaleler yapılıyorsa o şehirde ciddi bir arıza var demektir...

*Her şehrin gelir düzeyi düşük insanlarını barındıracak semtleri bulunur. İstanbul'da Balat, Süleymaniye, Tarlabaşı, İzmir'de Basmane, Kapılar, Tepecik, Agora, İkiçeşmelik örnek gösterilebilir. Fiziki görüntüsü ve şakuli kaçmış yapılar nedeniyle bu tür yerler çöküntü alanı olarak kabul edilir. Çöküntü alanları daha çok kentlerin tarihsel zenginliği olan bölgelerinde oluşur, nedeni ilgisizlik ve sevgisizliktir. Ortak hareket etme becerisi olmayan ilgili kurumlar, sıra çöküntü alanlarının iyileştirmesine gelince "Bu iş bizim boyumuzu aşar" diyerek görevi birbirlerinin üzerine atarlar...

* İş yeri açmanın kuralları olduğunu biliyoruz, maliye, sigorta, belediye, esnaf odaları, defter, kitap, yazar kasa gerekir. Bunları yaparken cebinizden bir miktar para da çıkar. Son yıllarda bölgede yazılı kurallar geçmiyor. Dükkan açmak, tadilat ve ruhsat için belediye ve devlet kapısına gitmeye gerek yok. İşyerlerinin bir çoğu ruhsatsız ve denetimsiz...

Suriyeli seyyarlar da artık kafa tutup , "Ne yani, hırsızlık mı yapalım?" demeye başladılar...

* Bölgede, deri hastalıkları, bağırsak enfeksiyonları, ishal, mide bulantısı yaygın vaziyette. Özellikle Sağlık Bakanlığı, Kızılay ortalarda görünmüyor. Göçmen arkadaşlar da sağ olsun şehri kirletmek için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. Sokaklar, duvar dipleri ağaç altları çöp, idrar ve dışkı dolu. 2015 yılında semtimde ve sokağımda böylesine sefil ve garip görüntülerle karşılaştığım için şaşkınım...

Dünyayı karıştırıp insanları vatanlarından edenlere yazıklar olsun...

Tarih: 9/8/2015
12900 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
YAZARIN KENT SÖYLEŞİLERİ
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri