Korona Günleri’nde 27 Mart…

Kendini kral gören, üstün gören, her şeyi yapabileceğine inanan insan, küçücük bir virüse yenik düştü. Kral Lear gibi burnu sürtüldü, tacını, tahtını, itibarını kaybetti. “Bir kolonyaya, bir tuvalet kağıdına krallığım!” deme noktasına bile geldi.  Çılgın tüketişe ve tükenişe giderken sağlığını…

Çuval – çuvaldız…

Narlıdere’deki Güzel Sanatlar Fakültesi -yine bir yalanla- Buca’ya taşınmak isteniyor. Neymiş efendim, bina depreme dayanıklı değilmiş… Ne yalan söyleyeyim; yıllar sonra sanata ve sanatçıya gösterilen bu duyarlık doğrusu gözlerimi yaşarttı. Uzun zamandır fay hattındaki binada eğitim verilmiş, kimsenin haberi bile…

Ulaşılamayan okul kalmasın…

Bizden Masallar / Nohut Oğlan ve Bizden Masallar / Şahmeran’ı proje haline getirip yönetirken anlatıcı Sıla Topçam ve müziklerine can katan İsmail Başışık’la birlikte amacımız aynıydı: Her köy ve bucaktaki okullara gitmek ve cezaevlerindeki kader mahkumlarıyla buluşmak…Ve onların dilinden, sesinden…

Gerçekten daha gerçek…

1971 Mart’ı ve 1980 Eylül’ü tam anlamıyla hazandı efsanelerin ve gizemli hikâyelerin her an yaşandığı bu ülke için. Kör topal ilerleyen demokrasinin her on yılda bir geri gelen darbesi yaşam uçurtmalarının ipini kesivermişti o yıllarda. Ülke çeşitli çalkantılardan geçmiş, darbenin…

Bir sergi: Mozaika

Güneş sarı solgun haliyle kucaklarken doğayı, bir mozaik sergisinin tam ortasında buluverdim kendimi. Seferihisar-Sığacık La Dude Art Cafe’nin çölde bir vahayı andıran güzel ve adı gibi dost ortamında renkli cam parçacıklarının büyük bir emekle yan yana getirilmesinin yarattığı görsel zenginliğe…

Ölbe Vadisi’nde Türkçe zenginliği…

Harput’a veda etmiştik. Efsaneler yanımızda dolaşıyor, yaşadığımız komik bir durumu anlatıp gülüyorduk durmadan. Neşemiz tam gaz giderken ekibin güler yüzlü bayanı, “Çok özür dilerim” dedi şoför Atakan Bey’e, “Telefonu unutmuşum oturduğumuz yerde”. Atakan Bey’e ricacı gözlerle baktık. O, hiç gocunmadı,…

Kendi kendine konuşmak…

(Bir masalın başlangıcında söylenen o ünlü tekerleme gelir aklıma bir romanı, bir öyküyü, bir şiiri okurken: “Yıllar yıllar önce, evvel zaman içinde kalbur saman içinde…” İşte edebiyat ürünlerinin sözcükleriyle tanışmam da o kadar eski. 14 yaşındaydım, kompozisyon yazma yarışmasında ‘Buğulu…

Aganta Burina Burinata

Kanun ve piyano ikilisi Esra Berkman ve Nazlı Işıldak Anadolu’nun uçsuz bucaksız insan sevgisiyle buluşturdu bizi, sevgi odakları yerleştirdi gönül bahçemize… Kanun enstrümanının telleri tınladı önce. Gönül kapımız aralandı hafifçe. Fildişi tuşlardan ve naylon tellerden sanki bir fotoğraf kaydı sahneye……

Labirentin içinde olmak ve Sisifos…

Küçücük bir salona büyük düşler, coşkular sığar mı? Yanıtınız çoğunlukla olumsuzsa Güher Süher Pekinel kardeşleri tanımadınız demektir. Sabancı Kültür Merkezi’nin küçücük toplantı odasında tanıdım onları. İstanbul ve Ankara turnelerinden sonra, İzmir’de verecekleri konserin hemen öncesinde heyecanlarına, mücadele güçlerine tanık oldum.…