İçimden gelmiyor…

Bazıları eski, kimi yeni dostlar “Neden yazmıyorsun?” diye soruyorlar. Sağ olsunlar… Bu talep her şeyden önce bana yaşadığımı hatırlattı… Atlantik’in öte yakasında da olsam vatanımla yatıp, vatanımla kalkan biri olarak vatanıma dair bir şeyler yazmak… Ama inanın dostlar, içimden gelmiyor……

Bir serüven olarak okumak

Test “En sevdiğim mi??, “Nasıl demiştiniz?” en sevdiğim manzaraları, hayvanları, bitkileri… En sevdiğim kitapları, müziği, mimari üslupları, resim akımlarını sormuştunuz, değil mi? Benim en sevdiğim diyebileceğim hayvanlar yok, en sevdiğim sivrisinekler, en sevdiğim böcekler, en sevdiğim kurtçuklar yok, hem çok…

Empati mi dediniz?

Sarıkamış faciasından tam 104 yıl sonra… Çok zor bir süreçten sonra, hayatımın önemli kararlarından birini vermiştim, artık emekli olacaktım. Eşim dahil tüm aile karşı çıkmıştı, ama kararlıydım. Artık sivil yaşama geçmek istiyordum. Yıllardır özenle içimde sakladığım, yaşattığım tasarılarım, hayallerim vardı…

Aslında orası sadece müze değilmiş: Çamlık (Aziziye)

Demiryolu bazen bizi sevdiklerimize kavuştururken, bazen de ayırır. Uğurlayanları üzerken, karşılayanları sevindirir. Kavuşmalarda da, ayrılmalarda da sarılmaların şahididir istasyonlar… İşte bunlardan biridir Aziziye İstasyonu… Şimdiki adıyla ise Çamlık…… Adı tren istasyonuyla özdeşleşmiş bir köy. Zeytinin, incirin, pamuğun, üzümün diyarı… Ama…

Hepimiz kendimizce yaşanabilir bir dünya kurma peşinde değil miyiz?

Eylül başlarının sabah serinliği altında kışı karşılamaya hazırlanıyorum. Eylül ayları, yaz aylarının son demleri… düşen, bakırlaşmış güz yaprakları, günlerin kısalması, karanlığın erken çökmesi… Hepsi de kışın habercileri. Kışla birlikte panjurların yarıklarından belirsiz, ölgün bir aydınlığın gölgeleri arasından sızan ışık yarıklarının…