Çanlar senin için çalıyor

Aslında bir hayaldi bizimkisi; anne ve babalarımızın inandığı bir masalı gerçek kılabilme mucizesiydi. Hayaldi fakat imkansız değildi. Zaten mühim olan; imkansızı gerçek kılmak değil miydi? Baktığımızda çok fazla bir şey de istemiyorduk ki, “Faşizmden uzak yaşayalım,” diyorduk; kim istemez ki…

Hayır!

Mustafa Kirman’ın “Hesap sorana bak!” yazısını okuduktan sonra, aynı konuda yazmak pek kolay değil, belki de gereksiz. Değerli köşe komşumu, yazısından dolayı bir de buradan kutluyorum, emeğine sağlık. Yinelemeye düşmemeye çalışarak, ben de birşeyler söylemek isterim… Ortada, bir garabet var.…

Elli yıl sonra 27 Mayıs’ı anımsamak

Nazilli’de, orta halli insanların oturduğu ve genellikle iki katlı, bağımsız evlerden oluşan mahallemizde herkes birbirini tanır; mutluluklar mutsuzluklar, düğünler bayramlar, doğumlar cenazeler, birlikte yaşanırdı. Herkes herkesin, hemen her derdini, her mutluluğunu bilirdi. Koca mahalle sanki kocaman bir aileydi! Birkaç ay…

Mayınları sökmeyin ve Irak sınırına da döşeyin!

Mayınla kaybettiğimiz şehitlerimizin ailelerine, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ve ulusumuza başsağlığı dileğiyle… İşte bugün kaç şehit daha verdik? Hem de PKK’nın sıra sıra döşediği İtalyan marka Amerikan mayınlarıyla; AB-ABD emperyalizmi ile savaştığımızın ispatıdır bu ölümler. Bu nasıl iştir ki, bir yandan…