İzmir Milli Kütüphane’nin ilk şubesi açılıyor

İzmir’in ikinci dijital kütüphanesi Dario Morena Sokak’ta

İzmir’in kültür mirasını taşıyan en önemli kurumlardan biri olan İzmir Milli Kütüphane, uzun zamandır ihtiyaç duyduğu ek hizmet binasına çok yakında kavuşuyor. Konak Belediyesi’nin Mithat Paşa Caddesi Dario Moreno Sokağı’nın girişinde yer alan üç katlı bina Milli Kütüphane’ye tahsis edildi. Kütüphane haftasında açılması planlanan ancak koronavirüs salgını nedeniyle açılışı ertelenen Konak Belediyesi İzmir Milli Kütüphane Şubesi 7 gün/24 saat prensibiyle çalışacak. Ziyaretçiler isterlerse sabaha kadar çalışmalarını sürdürebilecek. 

Milli Kütüphane’nin şubesi olarak hizmet verecek bina, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Varyant’ta kısa bir süre önce hizmete giren Şato Dijital Kütüphanesi’nin ardından kentteki ikinci dijital kütüphane olacak. Milli Kütüphane’nin yönetiminde olacak binada 15 bin kitap bulunacak. Araştırmacılar, yapacakları başvuruyla Milli Kütüphane’den şubeye gelecek kaynak kitaplar üzerinde isterlerse gece de çalışabilecek. İzmir’de 107 yıldır okurlara, araştırmacılara hizmet veren İzmir Milli Kütüphane’de ödünç kitap verme hizmeti bulunmuyor. Konak Belediyesi’ne bağlı olarak çalışacak şubede ise ödünç kitap verilecek. 

50 kişilik çalışma salonunun bulunduğu kütüphaneye gelen kitap severlerin, araştırmacılar ve öğrenciler sadece bu mekandaki kitaplardan değil, dijital altyapı sayesinde Milli Kütüphane’de bulunan 1 milyon 300 bin kitaptan da yararlanabileceğini belirten İzmir Milli Kütüphane Vakfı Başkanı Avukat Ulvi Puğ, sözlerini şöyle sürdürdü: 

“Atatürkçülüğün başkenti İzmir’de ilim ışığının 7 gün/24 saat yanacak olması çok değerli. Kütüphanemizden sadece araştırmacılar değil, her yaş ve eğitim gurubundan insanlar yararlanabilecek. Burada üyelerimize ödünç kitap verme olanağımız da olacak. Ayrıca bir konsept kütüphanesi olarak, gençlerin gelip toplu çalışma yapacağı, birlikte müzakere yaparak ödev hazırlayacağı, bir konuyu tartışarak çalışabilecekleri bir salon da hazırlıyoruz.”

Kent Ansiklopedileri, İzmirlinin başvuru kaynağı 

En son ne zaman elinize bir ansiklopedi aldınız, hatırlıyor musunuz? Artık çoğumuz ansiklopedi yerine cep telefonlarımıza sesli olarak sorumuzu soruyor, aradığımız bilgiye birkaç saniye içinde ulaşıyoruz. Aile büyüklerimizin fasikül fasikül, büyük bir emekle biriktirip ciltlettirdiği, eğitim dönemimizin en önemli kaynakları olan ansiklopediler şimdi birçok evde, bağışlanacaklar listesinin ne yazık ki ilk sıralarında yer alıyor. 

Bugün bilgiye kolayca erişebilsek de, bilgilerimiz sürekli güncellense de bazı ansiklopediler var ki; onların kitaplığımızda bulunması kültürel miras olma özelliği nedeniyle büyük bir zenginlik. İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Kitaplığı’nın yayımladığı tematik özellikli İzmir Kent Ansiklopedileri bence böyle ansiklopediler arasında yer alıyor. İzmir’in kültürel birikimini ve geçmişten getirdiği kentsel kimliği ortaya koymayı amaçlayan İzmir Kent Ansiklopedisi, Ahmet Piriştina İzmir Kent Arşivi ve Müzesi (APİKAM) aracılığıyla okuyucuyla buluşuyor. 

İzmir’de ilk kez basılan ve 2012 yılında çalışmalarına başlanan Kent Ansiklopedileri’nin yayıma hazırlığında yaklaşık 250 araştırmacı, yazar ve bilim insanının emeği yer almış. İlk cilt “İzmir’in İdari ve Mahalli Yer Adları” 2013 yılında soncilt “Biyografi” 2017’de basılmış. İzmir’le ilgili neredeyse akla gelebilecek her sorunun yanıt bulduğu bu ansiklopediler kentin tarih, arkeoloji, biyografi, mimarlık, kültür-sanat, spor, ekonomi ve coğrafya alanlarına ilişkin detaylı bilgiler veriyor. 

Her biri yaklaşık 200 adet basılan ve hatta o dönemde bu kadar az basıldığı için tepki de alan bu değerli ansiklopedilerin, meraklılar ve araştırmacılar için bir süre PDF formatında yayımlanabileceğinin bilgisini de paylaşalım. 

Bugün APİKAM’ın internet sitesine girdiğinizde ulaşabileceğiniz Yayın Kataloğu listesinde bu ansiklopedilerin hangi ciltlerinin kaldığını görme olanağınız var. Kente dair detaylı bilgilerin yer aldığı ve az sayıda basılmış böylesine butik ve değerli bir ansiklopedinin kalan ciltlerini de almak isterseniz biraz acele etmeniz gerekiyor. Çünkü APİKAM’ın kataloğuna göre ansiklopedinin sadece Mimarlık 1-2, Tarım 1-2, Coğrafya 1-2, Ekonomi 1-2, Kültür Sanat 1, 2, 3, Spor, Biyografi 1 ve 2 nolu ciltleri bulunuyor. Ansiklopedilerin fiyatları 73,50 lira ile 184 lira arasında değişiyor. 

İzmir’in Yer Adları

İzmir’e meraklı, İzmir’i seven insanlar olarak bizim evimizde de küçük bir APİKAM yayınları bölümü var. Bu yayınlar içinde Kent Ansiklopedileri’nin de başlangıçta basılan ilk altı cildi bulunuyor. Ansiklopediler İzmir’i araştırmak, okumak, kente dair özgün bilgilere ulaşmak isteyen herkes için gerçekten de bir başucu kitabı niteliğinde. 

Kent Ansiklopedilerini sıklıkla kullanan birisi olarak size biraz ip ucu vermek istedim. Benim en çok karıştırdığım ve araştırma yaptığım ciltlerden biri araştırmacı-yazar Yaşar Ürük ve İlhan Pınar tarafından hazırlanmış “İzmir’de İdari ve Mahalli Yer Adları” ciltleri. Ansiklopediler içinde tarih ve arkeoloji cildiyle birlikte en çabuk biten ciltler arasında yer almış “Yer Adları” cildi. İlk cilt, kent metropolünü, ikinci cilt ise Bütünşehir Yasası kapsamda İzmir’in ilçelerine ilişkin bilgiler içeriyor. İdari Yapılanma, İzmir kent dokusu, kültürel yapı ilk cildin bölümleri. Bu başlıklar altında neler yok ki? İzmir’in valileri, belediye başkanları, ulaşım araçları, İzmir’in çarşıları, bedestenleri, sanayi bölgeleri, hastaneleri, mahalleleri, sokakları, bulvarları, meydanları, tarihi yapıları, camileri, mescitleri, hamamları, sebilleri, arkeolojik alanları, dini yapıları, ormanları ve ağaçlık alanları, mezarlıkları, hazireleri… Eğitim durumu, okulları, müzeleri ve kütüphaneleri, İzmir’de adları yaşayanlar, İzmir’deki Anadolu adları, kentin sahip olduğu anıt, heykel ve büstler. Bir de İzmir efsaneleri ve İzmir’in kardeş kentleri… 

İlgiyle okuduğum, neredeyse merak ettiğim kentin tüm eski mekanlarına, yapılarına ve hatta apartmanlarının tarihine dair bilgi bulduğum bir diğer cilt ise “Mimarlık” ciltleri. Kentin Cumhuriyet öncesi döneminden günümüze kalan az sayıda tarihi yapısının yanı sıra yakın zamanda inşa edilmiş çok sayıda binanın bilgisi yer alıyor bu ciltlerde. Ciltlerin koordinatörlüğünü Emel Kayın, Feyzal Avcı Özkaban üstlenmiş. Önünden her gün geçtiğimiz ama farketmediğimiz detayları göz önüne seriyor ciltler. Yazar İnci Uzun tarafından kaleme alınmış Özel Yönetim ve İş Merkezi yapılarını okurken tabelaların arkasında, kentin karmaşasında kaybolmuş binaların tarihini keyifle okuyorsunuz. 

Değerli yazar, mimar dostumuz Prof. Dr. Emel Kayın’ın “İzmir’in Kentsel ve Mimari Gelişiminin Anahatları” tanımlamasıyla başlayan ikinci ciltte yer alan yapıların bir kısmı bugün ya yok olmuş ya da yok olmak üzere olan yapılar. Bu ciltteki Savunma Yapıları Mimarisi (kaleler), Dinsel Yapıların Mimarisi (cami ve mescitler, kiliseler ve sinagoglar), Su Yapıları (çeşmeler, sebiller, hamamlar) Ticaret Yapıları Mimarisi (hanlar, pasajlar, alışveriş merkezleri) Ulaşım Yapıları Mimarisi (iskeleler, rıhtım, garlar, köprüler, asansör, havaalanı) Kamu İdari Yapıları Mimarisi (Sarıkışla, Hükümet Konağı, konsolosluklar, vergi daireleri, belediye binaları, nikah daireleri) Endüstri Yapıları Mimarisi (Havagazı Fabrikası, Darağacı Un Fabrikası, Kiremit Fabrikası, Sümerbank Basma Sanayi Fabrikası, Batıçim Fabrikası gibi binalar) Borsa ve Banka Yapıları Mimarisi (Banco Di Roma, Yunan Milli Bankası, İzmir Borsa Sarayı ve bankaların binaları) bölümlerini ilgiyle okuyacaksınız. 

Ansiklopediyi bilgisayardan okumak

Bu yazıyı hazırlarken, APİKAM’ın Müdürü Dr. Serhan Kemal Saygı’nın desteğiyle ansiklopedilerin kitaplığımızda olmayan ciltlerini PDF. döküman olarak inceleme olanağı buldum. Ciltleri elime almadan okumak aynı tadı vermese de, tadımlık olarak sizlere içeriklere ilişkin kısa bilgi vermek istedim. Ansiklopedi’nin “Arkeoloji” cildinde kentin arkeolojik mirası A’dan Z’y alfabetik bir düzenlemeyle anlatılmış. Cildi Prof. Dr. Ersin Doğer, Doç. Dr. Mehmet Nezih Aytaçlar, Yrd. Doç. Dr. Akın Ersoy ve Dr. Murat Tozan kaleme almış. 

Antik Dönem’den bugüne İzmir’in kültür sanat yapısını üç cilt olarak anlatan Kültür Sanat ansiklopedileri ise oldukça detaylı hazırlanmış. İon Uygarlığı’ndan başlayan ilk ciltte antik dönem tiyatroları, antik çağın kütüphaneleri, antik edebiyatı, gelenekler ve gündelik yaşam kültürü, Gavur İzmirlilerin kullandığı dil, giyim yaşam kültürü, kırsaldaki geleneksel törenler, sünnet ve evlilik törenleri, mezarlık ziyaretleri, deve güreşleri, Levanten kültürü, yeme içme kültürü, İzmir mutfağı, el sanatları, halı ticareti ve Smyrna halıları gibi çok özel başlıklara yer verilmiş. İkinci ciltte İzmir’de yazılı kültür-İzmir Basın Tarihi, kütüphaneler, kitapçılık, edebiyatımızda İzmir anlatılmış değerli yazarlarca. Üçüncü ciltte ise Kentin tiyatro, sinema, plastik sanatlar, resim, heykel ve seramik çalışmaları, müzik yaşamı, Fuarın kültür yaşamına katkıları, eğlence yaşamı kaleme alınmış. Tam bir İzmir panoraması anlayacağınız. 

İki ciltlik “Biyografi” ansiklopedisinde ise İzmir’i yaratan ya da İzmir’in yarattığı, kente farklı çalışmalarıyla emek veren, bilgi üreten kenti var eden Homeros’tan, Aydınoğulları Umur Bey’e, Tevfik Nevzad’dan Hasan Tahsin’e, Atilla İlhan’dan Muzaffer İzgü’ye çok sayıda kişinin yaşam öyküleri yer almış. 

İzmir Kent Ansiklopedileri’nin coğrafya, tarım ve spor ciltlerinde de benzer şekilde büyük emekle hazırlanmış keyifli ve önemli bilgiler yer alıyor. Şu koronavirüs nedeniyle evde daha fazla zaman geçirdiğimiz günlerde hala keşfetmediyseniz, sizlerin de Kent Ansiklopedileri’yle bir an önce tanışmanızı dilerim. 


TÜRGÖK 10. Öykü Yarışması’nda süre uzatıldı

Koronavirüs salgını nedeniyle geçtiğimiz haftalarda duyurusunu yaptığımız Türkiye Görme Özürlüler Kitaplığı’nın (TÜRGÖK) bu yıl onuncu kez düzenlediği ve yalnızca görme engelli bireylerin katılabildiği Öykü Yarışması’na son başvuru tarihi 30 Mayıs 2020 olarak uzatıldı. Türkiye’nin her yerinden, yurt dışından görme özürlü bireylerin katılabileceği yarışma görme engelli bireyleri yazmaya yönlendirmek, kendilerine özgü duyarlılıklarını öykü türü çerçevesinde ortaya koymalarına olanak tanımak ve yeni yazarların ortaya çıkmasına fırsat yaratmak amacıyla düzenleniyor. Konuyla ilgili ayrıntılı bilgiye www.turgok.org adresinden erişilebiliyor. 


Ben Ne Okudum?
Ayşe Başak Kaban / Kırık Kalp Sendromu / Ayizi Kitap

İzmirli yazar, meslektaşımız Ayşe Başak Kaban’ın kaleme aldığı “Kırık Kalp Sendromu” bir kadın romanı. Korktuğu başına gelip eşi tarafından aldatılan romanımızın kahramanı İris aldatılışın acısıyla içinde büyük bir isyan, keder ve öfke yaşar. Acısını yatıştırmak için gittiği terapisti ona yaşadıklarını kelimelere dökmesini, içini boşaltmasını önerir. Yaşadığının sadece onun başına gelmediğini, başkalarının da benzer olaylar yaşadığını söyler. İris kalem kağıt alıp kederini, öfkesini satırlara dökmeyi düşünürken fikir değiştirir ve kendisine bir blog açar. Aklında bir soru vardır, “Kendi başına geldiğini sandığı bahtsızlığını, başkaları da yaşamış mıdır?” Kaban’ın “Ben Kendim ve Bergen”den sonra yayımlanan romanı sorgulamaların arttığı, içimize döndüğümüz şu günlerde keyifle okunacak sürükleyici, keyifli bir kadın romanı. Ayşe Başak Kaban’ın “2010 Ümit Kaftancıoğlu Öykü Ödülleri”nde birincilik ödülü alan “Garnik ile Şaşik” adlı öykü kitabının yanı sıra yine sürükleyici öykülerden oluşan “Ne Malum?” kitabı 2015 yılında yayımlandı. Yazarın edebiyat yarışmalarında ödül almış çok sayıda öyküsü bulunuyor. 


Çok satanlar listesi

Üretme Tüket – Ali Ekber Yıldırım – Sia

Leylan – Selahattin Demirtaş – Dipnot

Alayına İsyan – Mine Söğüt – Can yayınları

İkinci Hayat – Nurdan Gürbilek – Metis

Hiçlikten Gelen Güç – Tuğçe Işınsu- Feniks

Hafıza Sanatı – Frances A. Yates – Metis

Sarmal – Murat Ağırel – Kırmızı Kedi

Cafe Esperanza – Ali Teoman – Yapı Kredi Yayınları

Hayali’nin Tesadüfleri – Bora Abdo – İletişim

Listemiz Yakın Kitabevi’nin desteğiyle hazırlanmıştır.

Yazar Saadet Erciyas’ın önceki “Kitap Dostu” yazıları:

 

1.227 kez okundu.