Çeşme otoyolu Büyükşehir’e devredilsin!

Sanırım yeryüzünde devamı olmayan, bir yere ulaştıktan sonra bir başka çevre otoyoluna bağlantısı bulunmayan tek otoyol özelliğini koruyor Çeşme otoyolu. Gerçekten yıllarca Çeşme istikametine gitmek çok büyük bir çile idi 1980’li yıllarda, otomotiv sektörünün gelişmesi ve araç sayısındaki artışların da eklenmesiyle birlikte Çeşme’ye gitmek tam bir işkenceye dönüyordu. Gidiş pek sorunlu olmuyordu, çünkü hemen herkes farklı saatlerde yola çıkıyor ve rahatlıkta Çeşme’ye ulaşabiliyordu. Ama dönüş saati “Çile bülbülüm çile” şarkısını söyletiyordu. 

***

Tek gidiş ve dönüşün bulunduğu yolda binlerce araç saatlerce bekliyordu. Kurnazlık yaptığını düşünen araç sürücüleri toprak yoldan, sağdan soldan girişler yaparak İzmir’e evlerine ulaşmak için mücadele ediyordu. Gece yarılarına, hatta sabahlara kadar konvoy bitmiyor, hafta sonu tatili tam bir işkenceye dönüşüyordu. Bu çileli gidiş dönüşler yıllarca sürdü. Ta ki Başbakan ve Cumhurbaşkanı Turgut Özal dönemine kadar. Bir anda Çeşme otoyolu gündeme geldi, “yapılır – yapılamaz”, “bitirilir – bitirilemez” tartışmaları arasında 1989 yılının Kasım ayında otoyolun ihalesi yapıldı ve inşaatı aynı yılın Aralık ayında başladı. 21 Mayıs 1990 günü Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın katılımı ile temel atma töreni düzenlendi. 

***

77 kilometrelik Çeşme otoyolunun güzergahında çalışmalar tamamlandıkça peyderpey açılmaya başlandı. Otoyolun 30 kilometre uzunluğundaki Balçova-Urla bölümünün açılışı 4 Temmuz 1992 yılında Başbakan Süleyman Demirel tarafından gerçekleştirildi. Sonra kalan kısımları, Mordoğan yol ayrımı, Zeytinler, Alaçatı, Ovacık derken son etabı 24 Ağustos 1996 yılında tamamlanarak otoyol tümüyle hizmete açıldı. Çileli günler geride kalmıştı. Ama otoyol bir ilk olma özelliği taşıyordu, Çeşme otoyolu hiçbir yere bağlanmıyordu, son durak Çeşme idi. Ve otoyolun zenginler için yapıldığı dedikodusu yapılıyordu. Hemen herkes zenginlerin yazlığı olduğu için bu otoyolun yapıldığını iddia ediyordu. Ama hafta sonu geldiğinde fakiri zengini otoyolu kullanıyor keyfini çıkarıyordu. Özellikle tır geçişleri için büyük bir kolaylık sağlanıyordu, Çeşme otoyolu üzerinden ve oradaki limandan kalkan ro-ro gemileri ile Avrupa kapısı dibimize gelmişti. 

***

Ama sonraki yıllarda otoyolun doğuda Mustafa Kemal Sahil Bulvarı ve deniz dolgusu yapılarak Kordon üzerinden Halkapınar’a uzatılması gündeme geldi. Dönemin Belediye Başkanı Ahmet Piriştina’nın girişimleri sonucu; bölgenin koruma statüsü nedeniyle planlar mahkeme tarafından iptal edildi. Viyadük ayakları Kordon’da öylesine sap gibi kalakaldı. Yıllardır da öylece duruyor. Gelelim 2016 yılına. Narlıdere’deki gişelerin Güzelbahçe’ye taşınmasıyla birlikte, Narlıdere-Güzelbahçe arasındaki 14 kilometre uzunluğundaki kesim ücretsiz oldu. Buna en çok sevinen Güzelbahçe ve Seferihisar halkı oldu. Otoyolun açılışının üzerinden tam 24 yıl geçti, ihale masraflarını çoktan çıkardı. 

***

Daha da gelişen bir durum, İzmir’de yaşayan pek çok insan günübirlik İzmir’e gidip geliyor. Urla’da, Mordoğan’da, İçmeler’de, Çeşmealtı’nda yaşayıp da işe gelip giden o kadar çok insan var ki. Bütünşehir Yasası çıktıktan sonra belediyenin yetkileri, bir uçta Karaburun, bir uçta Bergama, Dikili, diğer tarafta Ödemiş, Kiraz’a kadar uzanıyor. İzmir artık, Urla, Zeytinalanı, Çeşmealtı, Zeytinler, Nohutalanı, Mordoğan, Balıklıova, Karaburun, Alaçatı, Ovacık ve Çeşme neredeyse birleşti birleşecek. Yüzlerce ve hatta binlerce yeni yapı kenti bir uçtan bir uca birleştirdi, insanlar kent yaşamından kaçıp yukarıda saydığım alanlara yerleşiyor ve oradan işe gidip geliyor ve her gün otoyola para basıyor. 

***

Güzelbahçe ve Seferihisar’ın muaf tutulduğu ve otoban ödeme sisteminden çıkarıldığı bir noktada, ileriki yerleşim yerleri için de hakkaniyetli bir ödeme sistemi getirilmesinin bölge için her anlamda önemli olduğunu belirtmek isterim. Ayrıca, Gülbahçe-Karaburun çıkışı üzerinde yer alan İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nün de varlığı göz önünde bulundurulduğunda, enstitünün öğretim üyeleri, öğrencileri ve kampüs görevlileri için de otoyol ücretlendirmelerinin günlük hayatları için çok önemli olduğunu bütçelerine de büyük destek sağlayacağını belirtmek gerekmektedir.

***

Bence zamanı geldi. Çeşme otoyolu artık İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne devredilmeli. Suyuna, çöpüne kadar her türlü hizmeti vatandaşın ayağına götüren Büyükşehir Belediyesi Çeşme otoyolunun belediyeye devredilmesi konusunda girişimde bulunmalı, yetkiyi de almalı. Başka çaresi yok. Güzelbahçe’den sonra gelen bölgelerde yaşayan insanların en doğal hakkı değil mi bu yoldan ücretsiz yararlanmak? 

Bu girişim en kısa sürede yapılmalı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile siyasi parti gözetmeksizin tüm İzmir vekilleri bu konuda girişimde bulunmalı. Çeşme otoyolu İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yetki alanında olmalı. Bütünşehir Yasası tüm yetkiyi büyük başkanına bağlıyor, büyük başkan da bu yetkiyi kullanmalı ve otoyolun ücretsiz konuma getirilmesi için her türlü girişimde bulunmalı. O bölgede yaşayan ve bu yolu her gün kullanan insanlar bu girişimi bekliyor; Çeşme otoyolu ücretsiz olmalı ve yetki belediyeye devredilmeli!

1.075 kez okundu.