Yazdır Arkadaşına gönder
Utandın mı?
Ayşe Başak Kaban
Ayşe Başak KabanBen olsam utanırdım. Çocuğumu özel okula gönderirken de, dershaneye aidat öderken de... Veya o bale kursu senin, bu bilgisayar da senin diyerek faturaları çantama tıkıştırırken de...
 
Memleketin sokaklarında ayağı çıplak, başı kabak çocuklar trafiğin sıkıştığı yerlerde su satarken, camları silmeye çalışırken de utanıyorum. Çürük marulları toplarken arabanın biçtiği çocuk bedenlerini de hatırladıkça utanıyorum. Sahilde balık yerken, masalara yanaşıp bir gözleri sofradaki tabaklara kayarken diğer gözleri ile yalvarırcasına uykulu gözlerle yüzüme bakıp pörsümüş gülleri satan bebeleri görünce de utanıyorum.

Dilenci çocuklardan, ayakkabılarının altı delik işçi çocuklarından, fast food hamburgeri yılda sadece birkaç kere tadabilen küçük memurların çocuklarının gözleri ile karşılaşmaktan utanıyorum. 15’ine gelmeden koca koynuna sokulanlardan, araba tamirhanelerinde kir içinde tüm gün çalıştırılanlardan utanıyorum. Onlara bakmaktan korkuyorum. Göz göze gelince ne diyeceğimi bilemiyorum onlara. "Bu sizin bahtsızlığınız küçüğüm... Ne yazık ki kalbur üstü bir babanın evladı değilsiniz siz" diyemem ki...

Demokrasi ve insan hakları çanını çalmanın askeri sobelemekle aynı iş olduğunu zannedenlerin sayısı giderek çoğalıyor. Bir tanesi de demiyor ki, "Bu ülkede demokrasi ancak herkes aynı eşit imkanlara kavuştuğunda sağlanabilir" diye.

Çocuklarımız ölüyor dağlarda. Asker ocaklarından her gün yeni bir haber geliyor. Yaz aylarına mı denk geliyor küçük askerlerin tek tek düşüşü... Bencil bir sevinçle "İyi ki bir oğlum yok" diyorum, "İyi ki askerde bir kardeşim yok". Ne acı değil mi? Orada bir yerlerde, tahtası kuru tabutların içerisinde genç bedenler dönüyor evlerine. Ölü erkek bedenleri. Ölü ve genç erkek çocuk bedenleri baba ocağına geliyor. Anaları, babaları, kardeşleri, yavukluları, eşleri, çocukları bir bir kapanıyor tabutun üzerine. Ağlamaktan kurumuş gözleri boş bakıyor. Karanlık bir geleceğe korkuyla bakıyor her biri. Bu acı ile nasıl yaşar insan evladı?
 
Ben utanıyorum. Aç çocukları sokakta dilenen bir ülkenin tok karınlı bir bireyi olduğum için. Parası olmadığı için okuyamayan çocukların üzerinden, dershane parası ile sınav kazanan çocuklar olduğu için. Üç beş kuruş para verip bedelli askerlik yapan çocuğun babası başbakan olduğu için. Onun yaşındakiler tek tek şehit düşüp evlerine dört kollu ile dönerken 21 güncük askerlikten sonra keyifli Amerika seyahatine devam edeceği için...
 
Utanıyor musun acaba? Son şehit haberlerinden sonra ne hissettin mesela? Ben şimdi en çok bunu merak ediyorum. Eşitlik nerede bu ülkede?

Tarih: 26/7/2009
8760 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri