Yazdır Arkadaşına gönder
Urla'yı kazanmak ile kaybetmek arasında
Ercan Sever
Ercan SeverLidya, Pers, Makedonya, Roma, Bizans, Selçuk, Ceneviz, Aydınoğulları, Rodos Şövalyeleri ve ardından tekrar Türk egemenliği. Konuk ettiği uygarlıkların derin izler bıraktığı ve popüler ifade ile marka değeri çok yüksek bu kadim ilçe her daim ilgi odağında. Gazeteci Ertuğrul Özkök’ün tabiri ile “beyaz Türkler”in başkenti.

Yakın geçmişin sayfiyesi bugünün nüfusu hızla artan kenti Urla doğa ve tarihi zenginlikleri ile göz kamaştıran mücevherlerden farksız. Geniş bir alana yayılmasına, ülkemizin en uzun sahil şeridine sahip ilçelerinden olmasına rağmen potansiyelini harekete geçiremiyor, güzelliklerini İzmirliler’e sunamıyor.

Urla’nın kimlik sorunu

Seferis, Tanju Okan, Limantepe, Klozamenai, bereketli toprakları ile sanat, tarih ve tarım ile anılan Urla, İzmir’in en gözde mekanı olabilecekken sorunlarını aşamayan daha doğrusu aşmaya dahi çalışmayan kent görünümünde. Zeytinalanı’ndan Çeşmealtı’na kadar bakımsız sahil şeridi insanlar ile deniz arasına set koymuş gibi. Hemen dibindeki Güzelbahçe’yi kıskanmamak elde değil.

Bir çok kentte olduğu gibi Urla’da da belediyeciliği alışveriş merkezi yapmaya endeksleyen anlayış var. Urla’nın son yılları, kent meydanındaki alışveriş merkezinin yapımı ve tartışmaları ile geçti. Üniversitesi var ancak Üniversite şehri gibi görünmüyor, tam anlamı ile sayfiye şehri değil, İzmir’e çok yakın ancak ticari ve sosyal hareketlilik zayıf. Belki emekli ve konut projeleri kenti diyebiliriz.

Son yıllarda kentin merkezinden kaçıp yerleşen önemli bir kitle ise Urla ile aidiyet geliştirememiş gibi görünüyor. Yaşadığınız kenti sadece konaklama amaçlı kullanır, sokaklarına sinmezseniz o kente vereceğiniz de alacağınızda yok demektir. Yeni yerleşimcilerin kentin dokusuna yönelik ilgisi çekilemeyince ancak bugün olduğu gibi kahvaltılık mekan haline gelirsiniz. Oysa Urla yukarıda saydığımızı zenginlikleri ile değil ülkemizin tüm Akdeniz havzasının cazibe merkezleri arasına girebilir.

Dar soklar ve eski evler gizli zenginlik

Alaçatı’yı bir anda Türkiye gündemine sokan zenginliklerin çok daha fazlası Urla’da mevcut. Sakın buradan Urla, Alaçatı gibi olsun temennisi anlaşılmasın. Aksine Urla Alaçatı gibi popüler mekan değil, Avrupa’da örneklerine sık rastladığımız korunmuş tarihi dokusu ve güzellikleri ile herkesin görmek isteyeceği bir kent olsun. Son bir iki yılda özellikle Ankara’dan emekli bürokratların ciddi bir yönelimi var Urla’ya.

Dışarıdan gelip yerleşenleri Urlalı yapmak Urla’yı hedeflerine ulaştırmada öncelik olmalı. Urla anlaşılan o ki yakın gelecekte önemli bir nüfusu yerleşim amaçlı çekecek. Artan konut projeleri bunun habercisi. İzmir’in hemen yanı başında olması nüfusun bu gelişmeye paralel geometrik artmasını beraberinde getirebilir. Nüfus yapısındaki olası bu hareketliliği avantaj haline dönüştürmek ise bu sürecin engellenmesinden değil iyi yönetilmesinden geçiyor.

Tarih: 18/8/2012
7919 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri