Yazdır Arkadaşına gönder
Ayşe Başak Kaban"Kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve engelliler gibi özel surette korunmayı gerektiren kesimler için alınan tedbirler, eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz."

Bunu söyleyen yeni anayasa taslağı... Adı üzerinde taslak ama bu şekilde yasalaşması durumunda madde aynen böyle geçecek ve kadınlar "özel surette "korunması gereken kesim için sokulacak.

Yani bu maddenin bu şekilde yasalaşmasının ardından mesela kadınlar için özel otobüsler hizmete girebilecek. Erkek sineğin bile alınmadığı ve belki şoförü bile kadın olan otobüsler... Neden olmasın? Gerekçeleri bile hazır, "kadınlarımızı, toplu ulaşımla seyahat ederken erkek tacizinden korumak için". Ne de olsa maddede belirtilmiş ve altı kalın kalemle çizilmiş. Zira, zihniyet kadını böyle görüyor "özel korumaya alınası mahlukat"...

Belki ilerleyen zamanlarda marketlere "kadınlara özel saatler" konur. O saatler içinde sadece kadın müşterilere hizmet ederler. Sinema, tiyatro, opera gibi sanatsal aktiviteler içinde böyle özel saatler konulabilir. Gerekçe aynı, aç parantez, kadın özel surette korunmaya muhtaçtır, kapa parantez.

İkinci cumhuriyetçiler çok kızacak ama bu durumu daha da abartalım. Mesela bir zaman sonra şöyle de buyurabilirler ; "Efendim, kadınlarımızın can ve mal güvenliği için (özel surette korunması gerekiyorlar) hava kararınca yanlarında aileden bir erkek olmadan sokağa çıkmasınlar."

Olmaz mı zannediyorsunuz? Neden? Öngörülen maddenin ucu açık. Kadın cinsi çocuk kadar bilinçsiz, yaşlı kadar yardıma muhtaç olarak tanımlanıyor. Bu taslağı hazırlayanlar bu maddenin önüne bir de herkesin... ayrım gözetilmeden eşit olduğunu yazmışlar. Araya bu şuursuz maddeyi sıkıştırmışlar ve ardına da alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamayacağını eklemişler. Yani günün birinde kadınlar için özel otobüs konulunca veya sadece kadınların girebileceği marketler açılınca hiç kimse çıkıp ta bu "eşitliğe aykırı" demesin diye en baştan tedbirlerini almışlar.

Halbuki bu tam da eşitsizlik demek.  Kadını ikinci sınıf vatandaş, zavallı, biçare durumuna düşürmek demek. "Ben onurlu bir kadınım "diyen tüm kadınların sadece bu madde için bile ayağa kalkması gerekiyor. Hiç belli olmaz bu kafayla gidenler yarın bir gün sizin seçme ve seçilme hakkınızı, birey olabilme ehliyetinizi bile elinizden alıverir.

Şimdi çok bilmiş aydın demokrasi aşıkları ve hükümet ve hükümet yanlıları diyecekler ki bu "pozitif ayrımcılık".  Pozitif ayrımcılık böyle olmaz. Koy bakalım sen anayasaya töre cinayetlerinin affedilemez suç olduğunu, şiddet gören kadının devlet güvencesi altına alınacağını, başlık parası adı altında kızların satılamayacağını ve aile baskısı ile 18 yaşını doldurmamış hiç bir kız çocuğunun kapanamayacağını... İşte bunlar pozitif ayrımcılıktır.

Ama ben, ne kadar yazılıp çizilse de, şimdi taslak yarın yerinden kımıldatılamayacak kadar resmi ve ağır bu anayasaya gidip evet oyu da verileceğinden adım gibi eminim. Umarım yalancı çıkarım.

84 yıllık geçmişe sahip bu ülke insanları kurtuluş savaşı dışında hiç bir haklarını mücadele yoluyla kazanmadı. Mustafa Kemal Paşa ; "Ey Türk kadını, sana seçme hakkı veriyorum, üstüne bir de seçilme hakkı tanıyorum. Sen erkekle eşitsin. Özgürsün..." Hop, kadın seçmen oldu, seçilen oldu.

Bu örneğe kaç ülkede rastlayabilirsiniz? Neredeyse hiç! Bakın Amerika’ya kadınlar seçme ve seçilme haklarını alabilmek için neler çekmişler?... Bakın Fransa’ya insan olma devrimini nasıl yazmışlar?

Sadece biz. Sadece bize pek çok hak altın tepside sunulmuş. Şimdi de özel surette korunmaya muhtaç zavallılar olarak gösterilip yavaş yavaş bu haklar elimizden alınacak. Ve göreceksiniz ki bir avuç aklı başında kadınının dışında hiç kimsenin sesi çıkmayacak. Mücadele edilemeden kazanılan haklar, bir çırpıda siliniverir.

AKP 22 temmuz seçimleri öncesinde pek övündüğü, ancak seçim sonrası kabinede tek bir bakanlıkla geçiştirdiği kadın milletvekillerine neden hiç yer vermedi. Veya neden AKP’li seçilmiş kadın milletvekili bu işe sesini çıkarmadı?... Cevabını siz verin.

Bu anayasa taslağında yer alan bu madde kadını özel surette korumaya alıyor. Açın parantezleri içini siz doldurun. Bu eşitlik ilkesine aykırıdır. Bunun sonu kadının toplumdan tecrit edilmesidir.

Tarih: 25/9/2007
9986 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri