Yazdır Arkadaşına gönder
Söz biter, hatıralar kalır
Saadet Erciyas
Saadet ErciyasDört yıl önce doktordan panikle ofisimize geldiklerinde, "Abla, Emekli Sandığı'ndan yararlanabiliyorsun, şanslısın. Ya Ege Üniversitesi'ne ya da Dokuz Eylül Üniversitesi'ne gitmelisin, mutlaka. Olabilecek en kötü olasılık kanser. Ama erken teşhis işe yarar. Haydi vakit yitirmeyelim" demiştik.

Ne yazık ki, tayinleri Alaşehir'den İzmire çıkan kuzenimiz, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne gittiğinde istatistiklere veri olacak süreç çoktan başlamıştı.

Kalp damar hastalıklarından sonra nedeni bilinen ölümler arasında ikinci sırada yer alıyor kanser. Ülkemizde kanserli hasta sayısı giderek artıyor. Giderek daha sıklıkla karşılaşıyoruz bir yakınımızın ya da tanıdığımızın hayat akışını değiştiren kanser olgusuyla.

"İnsan düşmanının tanırsa, onunla daha iyi savaşabilir" diyen bir yetkili, İzmir'de 1992 yılında hizmete giren ve "topluma dayalı olarak" veri toplayan kanser kayıt merkezi KIDEM'in çok önemli bir işlev üstlendiğini belirtiyor. KIDEM, İzmir'deki tüm hastanelerden gelen kanser verilerinin düzenli olarak toplandığı ve kayıtlarının tutulduğu ülkemizdeki tek merkez.

Merkezin verilerine göre, ülke istatistiklerine paralel kentimizde de kadınlarda en çok meme, erkeklerde ise akciğer kanserleri görülüyor. Sigara pek çok kişinin bildiği ama yinede içmeye devam ettiği gibi, akciğer kanserlerinde birinci derecede sorumlu.

Bir de işin genetik yönü var. Ailesinde, birinci derecede yakınlarında kanser görülen kişilerde doğal olarak bir tedirginlik söz konusu. Görüşünü aldığımız Şifa Hastaneler Grubu'ndan Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Doç. Dr. Armağan Arıcan, genetik yoluyla geçebilen kanser türleri arasında akciğer, kolon, kalın bağırsak kanserlerine dikkat çekiyor. Ancak, "Akciğer kanserinin geçişinde sigara öyküsünün olması, riski arttırıyor" diyor.

Kanserle mücadele zorlu bir süreç. Ama şanslıyız ki, İzmir'de iki üniversite hastaneleri ve pek çok özel kurum var tedavide yardımcı.

Sık görülen kanser türleri için doktorların kontrol sıklığına ilişkin önemli uyarıları var.

- Meme kanseri taramasında,
• 20 yaşın zerinde her ay kişisel fiziksel kontrol
• 20-40 yaşlarda her 3 yılda bir, 40 yaşından sonra her yıl doktor fiziksel kontrolü
• 40 yaş üstünde her yıl mamografi taraması
• Ailesinde 1. derecede yakın akrabalarında meme kanseri görülenlerde genetik geçiş kuşkusu nedeniyle genetik testler

- Kalın bağırsak (kolon) ve son bağırsak (rektum) kanserlerinde tarama
• 50 yaşın üzerinde her yıl dışkıda kan araması
• Her 5 yılda cihazla kalın bağırsakların incelenmesi
• Genetik tarama

- Rahim ağzı kanserlerinde tarama
• 18 yaşından sonra her yıl sitolojik (pap) testi

- Rahim kanseri taraması
• Adetleri sürmekte olan kadınlarda düzensiz kanama
• Adetten kesilen kadınlarda yeniden kanamaların başlaması

- Prostat kanseri taraması
• 50 yaşından sonra her yıl prostat muayenesi

Biliyorum, pek iç açıcı bir yazı olmadı. Ama çok sevdiğiniz kuzeninizle -ne garip rastlantıdır ki- tam da Dünya Kanser Günü'nde ebediyen vedalaşınca insan başka konuya değinemiyor.

Bu arada benim çalıştığım ortamda Mehmet arkadaşımızdan sonra, Halil, Cenk ve Murat arkadaşımız da sigarayı bıraktı. Destek vermek için adlarını yazıyorum ve onları kutluyorum.
Sigara da, kanser de yaşamımızdan uzak kalsın.
Sağlıklı günler dileğiyle...

Tarih: 8/2/2006
9480 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
YAZARIN KENT SÖYLEŞİLERİ
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri