Yazdır Arkadaşına gönder
Smyrna'nın zenginliği
Tufan Atakişi
Tufan AtakişiPapaver opium, 19. Yüzyıl'da Osmanlı ve Smyrna ekonomisi için çok önemli endüstriyel bir bitkidir. Ticari değeri çok yüksek olmasına rağmen bu bitkinin kullanım sonuçları çok ağır olmuş ve bağımlısı olan milyonlarca insan ölmüştür.

Gelincikgiller familyasından olan Papaver somniferum ve çizilen kozalağından süzülen sakızı Opium, 5 bin yıldan beri üretimi ve ticareti yapılan, 19. Yüzyıl'ın başlarından itibaren bir asır boyunca Smyrna'nın, dolayısıyla Osmanlı İmparatorluğu ekonomisine önemli katkısı olmuştur. Bu işin ticaretini ve ihracatını yapan özellikle Levantenler ve Afyon ekiminden sakız haline gelene kadar süreci takip eden, köylülerden alıp Smyrna'ya ulaştıran gayrimüslim tüccarlar büyük kazançlar elde etmişlerdir.

***

Papaver opium; İlkçağ uygarlıklarından başlayarak hem Uzak ve Orta Doğu'nun, hem Avrupalılar'ın, hem de Osmanlı İmparatorluğu'nun gündelik yaşamında önceleri sakinleştirici, uyuşturucu özelliği nedeniyle ağrı kesici olarak önemli bir yer tutmuş önceleri dünya ticaretinde ilaç olarak nitelendirilmiş, ancak insan vücudunda yarattığı zararlar daha sonra anlaşılmıştır. Buna rağmen alım satımı devam etmiştir.

19. Yüzyıl'da Osmanlı İmparatorluğu'nun sanayide kullanılan tarım ürünlerinin en büyük müşterisi İngiltere, Avrupa ülkeleri ve ABD idi. Başta pamuk olmak üzere tütün, üzüm, incir, mısır, ipek, kuşüzümü, yün, sünger ve değişik ticari bitkilerin önemli bir kısmını Smyrna/İzmir üzerinden yurt dışına gönderiliyordu. Aynı yıllarda Afyon giderek ihracat kalemlerinde değer olarak öne çıkmaya başlamıştı.

1800'lü yılların başında The British Levant Company, Avrupa ve ABD'nin afyon sakızı ihtiyacının yarısını Smyrna Limanı'ndan ihraç ediyordu. Afyon hekimlikte yaygın bir sakinleştirici ve ağrı kesici olarak kullanıldığı için, doktorların en çok önerdiği ilaçtı. Bu günkü Aspirin gibi eczanelerde reçetesiz satılıyordu. Histerik ve sinirli kişileri yatıştırmada, yolculuk öncesi heyecana, ağrı kesici, migren vs. karşı kullanıldığı için evlerdeki ecza dolaplarında mutlaka bulunuyordu.

Dünya ticaretinin büyük bir kısmını elinde tutan İngiltere, Levant ve daha sonraları da Doğu Hindistan kumpanyaları üzerinden aldığı opiumu Çin'e satmaya başladı. Pazar büyüdükçe Türk afyonu yetmez oldu. Sömürgesi Hindistan'da da afyon yetiştirilmeye başlandıysa da istenilen kalite sağlanamadı. Ancak nakliye kolaylığı yüzünden tercih edildi.

1803 yılında Almanya'da Friedrich Sertürner (1783-1841) afyonu asit içinde eritip amonyak ile nötralize ettiğinde içindeki aktif maddeyi yani morfini (Principium somniferum) buldu. Bu, kaliteli Türk afyonunu daha da değerlendirdi.

İngiltere'nin ticari kazanç uğruna sattığı opium/afyon yüzünden, bazı ülkelerde özellikle Çin'deki yetişkinlerin neredeyse yüzde 90'ı bu bitkiye bağımlı bir hale gelmişti. İlk yasak 1799 yılında Çin İmparatoru Kia King tarafından getirilmesine rağmen afyon kullanımı engellenemediği için bulundurulması ve içilmesi 1810 yılında ikinci kez yasaklandı. Bunun üzerine afyon kaçakçılığı dünyanın en büyük ve en karlı sektörü haline geldi.

1815 yılında piyasaya; The British Levant Company'nin yanı sıra Thomas H. Perkins Company of Boston, John Jacob Astor Company of New York, 1823'de de John Cushing, Woodmas and Offley, Langdon Co., Styth Co of Baltimore ve sonradan ABD Başkanı olacak Franklin D. Roosevelt'in dedesinin şirketi Russell & Company, katıldı.

Dünya afyon ticaretine Amerikan şirketleri de girdi. Özellikle bu ticaret için özel olarak yaptırdıkları hızlı gemilerle kaliteli Türk afyonunun Çin'e satıyorlar karşılığında çay alıyorlardı. Osmanlı'ya da sanayi ürünleri ve silah satarak büyük kazanç elde ediyorlardı.
ABD ve İngiltere'den yola çıkan gemiler önce İstanbul'a gelerek silah ve sanayi ürünü olan yüklerini boşaltıyorlar, ardından İzmir'den afyon yükleyip Çin'e gidiyorlar, oradan aldıkları çay ve porselen ürünleri ile ülkelerine dönüyorlardı. Ne yazık ki bu trafik Smyrna'dan yönetiliyordu.

Kentteki Levanten ve gayrimüslim tüccar ve bağlı oldukları kumpanyalar bu ticarette önemli bir rol oynuyor, afyonun ekiminden sakız alımına kadar olan süreci bizzat takip edip yönlendirerek büyük kazançlar elde ediyorlardı.

1830 yılında Smyrna'dan sadece İngiltere'ye tıbbi ve eğlence amaçlı o güne kadar ihraç edilen afyon sakızı çok yüksek bir rakama; 22 bin pound'a ulaştı. Aynı yıl Smyrna Limanı'na İngiliz ve Fransız gemilerinin yanı sıra 30 Amerikan ticaret gemisi de giriş-çıkış yaptı. Bu arada Büyük Britanya İmparatorluğu dünyanın en büyük uyuşturucu ticaretini yönlendiren devleti haline geldi.

Çok karlı bu Çin pazarını kaybetmek istemeyen İngiltere ve müttefiki Fransa, vatandaşlarının uyuşturulmasını engellemeye çalışan Çin yönetimi ile 1839 ve 1842 yıllarında iki kez savaştılar ve kazandılar.

28 Ağustos 1842 tarihinde Nanking ve 1843'te Bogue'daki ek antlaşmalarıyla Çin hem savaşı kaybettiğini kabul etmiş hem de hayli yüklü miktarda tazminat ödemeye mecbur bırakılmış ve Hongkong, Birleşik Krallığa geçmiştir.

1857 yılında bir kez daha Çin ile savaşan İngiltere ve müttefiki Fransa yine Çin'i mağlup etmiş ve 1858'de Shangay'da yapılan görüşmelerle Çin'e yapılan afyon ihracatı yasallaşmıştır. Afyon savaşları ile birlikte Çin'in 1949'a kadar sürecek olan uyuşturulma dönemi başlamıştı.

Afyondan 1874 yılında eroin elde edilmesi ve giderek toplumda yaygınlaşarak uyuşturucu / uyarıcı piyasasında önemli bir yere gelmesi tehlikeli ve toplumsal sıkıntılı sonuçlara yol açmaya başlamıştır. Afyon nedeniyle ölen Çinlilerin sayısı kimi tahminlere göre 200 milyon, kimi tahminlere göre ise 500 milyon kadardı. Fakat şu bir gerçektir ki 20. Yüzyıl'ın başına kadar ölenlerin sayısı kesinlikle 200 milyondan az değildir.

***

Ege'de yetişen kaliteli Türk afyonu ticaretinin Smyrna Limanı'ndan ihracatının rekor kırdığı o dönemlerde bu ticareti yöneten ve yönlendiren Levanten ve gayrimüslimlerin kışlık malikaneleri Bornova ve Buca'da, sayfiyeleri ise Karşıyaka'da bulunuyordu. Görsel, kültürel ve sanatsal eğlence ve şovların Paris'i aratmadığı için "Petit Paris/Küçük Paris" diye anılan Smyrna'da Levanten ve iş ortakları büyük bir ihtişam ve zenginlik içinde yaşıyorlardı. Varidatlarının kaynağının ise incir, üzüm, tütün ve pamuktan ziyade yükte hafif pahada ağır afyon gelirinden olduğunu düşünüyorum. Çünkü İngiltere, Fransa ve ABD'nin en büyük müşterisi Çin'e, afyon kullanımını yasakladığı için iki kez savaş açmalarının başka türlü bir açıklaması olamaz.

Günümüze kadar ulaşmış, bir zamanların Levanten malikane ve köşklerinde yaşayanlara bu yüzden daha farklı bir şekilde baktığımı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Ancak ilginçtir ki günümüzde, geçmişte batıdan doğuya, Çin'e olan uyuşturucu trafiği, 20. Yüzyıl'da tam tersine doğudan batıya, Avrupa ve Amerika'ya doğru yön değiştirmiştir.

Yararlanılan Kaynaklar:
- La route méditerranéenne de l'opium /Jean-Louis Miege
- Çin'de Afyon Savaşları/Gürhan Kırilen
- Uluslararası Afyon Anlaşmalarında Osmanlı İmparatorluğu/Burak Çıtır Sakarya Üniversitesi - Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü
- The British Monarchy the original Drug Cartel/Report
- National Archives/Paris


Tarih: 3/7/2017
2246 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri