Yazdır Arkadaşına gönder
Neslihan PerşembeSessizlik denilince aklınıza ne gelir? İlk aklıma gelen gece uykusu. Bir diğeri yorgunluk. En ağır basanı tutsaklık. Hastalar ve yaşlılar da sessizlikle bağdaştırılır. Bir de kadınlar. Kadınların sessizinin makbul olduğu savunulmaz mı? Hangi dönemlerde? Otoriteye bağlı kalınan, şüpheciliğe, eleştireye kapalı olunan, dogmaların tartışmasız kabul edildiği dönemlerde. Ortaçağ bu dönemlerden biri. Ortaçağ bitti mi? İngiliz oyun yazarı Moira Buffini, tarihsel bir olaydan güncelliğini koruyan noktaları birleştirerek döndürmüş üzerinde yaşadığımız dünyayı. Dünyayı döndürürken ortaçağ sessizliğinde ayna tutuyor seyirciye. "O aynada (sessizlikte) kendini görenlerin tiyatro koltuklarında ne işi var?" diye soranlarınız olabilir. Koltuk öyle bir şey ki, insanı 360 derece değiştirebilir altındaki iktidarsa.

Vikingler, benim gibi tek kanal dönemine tanık olmuş kişiler için izlediğimiz sempatik bir çizgi filmdi. Oysa ki bu kuzey halkları, 9. ve 11. Yüzyıl'da Avrupa'da geniş topraklara çizgi çekti. Avrupa tarihinde sömürgeleştirdiği yerlerde derin etkiler bıraktı. Sessizlik oyunu da Viking tehdidi ekseninde gelişiyor. Gelelim kadın ve erkek arasındaki tehditlere?

Kadın ve erkeğe, toplum tarafından yüklenen roller de bir iktidar savaşı değil midir? Yükledikleri sorumluluklar biçimlendirir hayatlarımızı. Dogmaları yaşatanlar çağı adeta bir ağa dönüştürüp sorgulayanı avlarlar.Yaşama katılırken kimi zaman çıka çıka bitmeyen merdivenler kimi zaman da indikçe karanlığa gömülen kuyularda geçen zamanlar... Böylesi zamanlarda çıkış noktasını erkek gibi davranmakta bulur kimi kadınlar. Şöyle bir çevrenize bakın; erkekleşen ne çok kadın göreceksiniz bu çağda. Tıpkı "Sessizlik" oyununda Gülin Özkan'ın canlandırdığı Silence gibi. İngilizce "Silence" kelimesinin Türkçe karşılığı sessizlik. Bu açıdan da Silence karakteri oyunun temasını da sürükleyen kişi. İngiltere'nin kuzeybatısında yer alan Cumbria'nın lordudur. Bir erkek gibi davranmasına neden de aslında kendisini yetiştiren annesidir. Silence, erkeklerin sözünün geçtiği bu dönemde zarar görmemesi için annesi tarafından erkek gibi yetiştirilmiştir. Hem ruhu hem de bedeni öylesine erkek gibi yetiştirilmiştir ki, bir kadın olduğunu bile bilmemektedir. Ta ki evlendiği geceye kadar.

Silence'ın evlendirildiği kişi, Fransa'nın kuzeyinde yer alan tarihi ve kültürüyle bilinen Normandiya'da kontların yaşadığı dönemin prensesi Ymma'dır. Esra Tarhan'ın canlandırdığı Ymma karakterinin tarihsel gerçekliği var. 10'uncu yüzyılda doğmuş Normandiya Kontu'nun kızı tarihte Emma adıyla bilinir. Emma'nın oyundaki adıyla Ymma'nın görünüşte değil ancak davranışta Silence ile benzer yönleri var. Ymma da sözünün geçmesini, birey olarak var olmayı ister. Bu isteği doğrultusunda iktidarı elinde bulundurmak için her türlü yolu deneyen bir erkek gibi davranır. Bu davranışının tarihteki karşılığı da hem İngiltere Kralı Ethelred'in (yazılış olarak Aethelred olarak bilinir.) hem de Viking olan Danimarka Kralı Canute'nin (Norveç'in yanı sıra İngiltere Kralı da oluyor.) eşi olmasıdır.

Silence'ın bir kadın olduğunun bilincine varmasıyla da Ymma ile arasında güvene dayanan bir bağ oluşur. Bu bağ aynı zamanda saklanan bir sırrın; sessizliğin bağıdır. Sessizlik; iki kadın arasında sırları barındıran adeta bir dil gibidir. İki kadın kendi benliklerindeyse kavga, gürültü içinde çatışırlar kendileriyle. Böylesi bir çatışmayı Hakan Taner Yıldırım'ın canlandırdığı Papaz Roger'da etkileyici bir şekilde görüyoruz, din perspektiğinde savunduğu her şeyi sorgulayarak yerle bir eden bir depremi yaşadığı o yolculuk gecesinde...

İbrahim Güngör'ün canlandırdığı, bir bataklık gibi içine çekildiği yatağından çıkamayan İngiltere Kralı Ethelred, kendisine sadık askerini Eadric'i bir silah gibi kullanır. Güçlü, yapılı Eadric de sadakatle bağlı olduğu Kralı Ethelred'e rağmen, Ymma karşısında zayıf düşer. Her zayıflığında sessizliğe gömülür. Çatışmanın bitmediği bir sessizlik. Bu çatışmaya Silence da dahil olur kendi içinde. Kadın olduğunu hisseder Eadric karşısında ancak sessizliğe bürünür arzusu. Toplumsal sessizliği bozan iki kişiden biriyse Jülide Kara'nın canlandırdığı Ymma'nın hizmetçisi Agnes'dir. Papaz Roger ile olan yakınlaşmaları, sessizliğin bir ağ gibi ördüğü dogmalardan kurtulma cesareti verir. Üzerlerine biçilen rolleri çıkarıp giderler birlikte.

Bornova Belediyesi Şehir Tiyatrosu'nun oyunlarını seyretmeden önce çevremdeki kişilerden övgüler alırdım. "Mutlaka Bornova Belediyesi Şehir Tiyatrosu'nun oyunlarını seyretmelisin, çok başarılılar" derlerdi. Bornova Belediyesi Şehir Tiyatrosu'nun seyrettiğim tüm oyunları sonrası bu görüşün ne kadar doğru olduğunu anladım. Ekonomik nedenlerden tiyatroya gidemeyenler için de bilet fiyatlarının çok makul olduğunu söylemek isterim. Diğer bir sevindirici haber de hangi oyuna gitsem seyirci koltuklarının çoğunda gençleri görüyorum. Bu o kadar önemli ki Türkiye'nin geleceği ve gelecekteki ebeveynleri için. Sessizlik oyunun da gerek sahne arkası gerek sahne önünde herkesin üzerine düşen görevi layıkıyla yerine getirdiğini görüyorsunuz. Herkes profesyonel. Tarihsel ve coğrafi atmosfer çok iyi yaratılmış. Kar yağan ya da yolculuğa çıkılan sahnede gerçekten karların içinde ya da yolculukta kendinizi hissediyorsunuz. Tarihsel bu döneme gidiyor ve ne çok insan duygusunun, davranışının güncelliğini koruduğunu fark ediyorsunuz.

Moira Buffini'nin yazdığı Sessizlik'i İngiltere'de kendi dilinde seyretmek güzel olurdu çünkü İngiliz dilinde yazılmış en iyi eser ödülü almış. Dilimize Serdar Biliş'in çevirdiği oyunu Onur Erdoğan yönetti. Genel Sanat Yönetmeni de kendisi. Dramaturgları Arzu Leylak ve Ant Aksan. Dekor tasarım İlker Şahin, dekor uygulama İhsan Yakupoğlu, Öykü Karapirli, Serdar Güler'e ait. Kostüm tasarımı Sevcan Yenihayat Horozgil, kostüm uygulamayı Çiçek Vizik, Ali Karapınar, Aydın Çetin yaptı. Müzikte Sedat Utku Gücoğlu, video tasarımda Batuhan Köksal, ışık tasarımda Engin Doğan, ışık uygulamada Ercan Gülmez yer aldı. Sahne amiri Azat Serhat Koca ve Fatih Ay. Reji asistanı Mert Akalın, Berfin Batır. Sahne arkası ekibi Ada Onat Karataş, Cengiz Mert Öztürk, Direncan Babacan, Duygu Aydemir, Meltem Kahraman, Mustafa Çağatay Yiğit, Seher Çelik, Öykü Kaya. Afiş Tasarım Alpgiray Kelem'e ait. Sessizlik oyuncularından bazıları dönüşümlü oynadığı için oyuncuların adlarını sizlerle tekrar paylaşmak isterim. Silence: Gülin Özkan, Ymma: Esra Tarhan, Agnes: Jülide Kara, Ethelred: İbrahim Güngör, Roger: Hakan Taner Yıldırım / Hasan Gökhan Olcay, Eadric: Ozan Gökmen / Murat Niyazi Emre.

Bornova Belediyesi Şehir Tiyatrosu görme engelli vatandaşlarımız için de oyunu dinlenilir kılıyor. Tiyatro salonuna sesli betimleme telsiz kulaklık sistemi kurulmuş. Bu sayede oyunun geçtiği mekân, zaman, karakterler bir dış ses yardımıyla betimleniyor. Bu engelli vatandaşlarımız için o kadar önemli ki. Bu açıdan da Bornova Belediyesi Şehir Tiyatrosu'nu kutluyor ve bu sistemin Türkiye'nin her yerinde, diğer sanat dallarında da gerçekleştirilmesini diliyorum. "Sessizlik", Bornova Belediyesi Şehir Tiyatrosu'nda 21, 27, 28 Aralık'ta ve 2020 yılında da seyirciyle buluşacak.

Tarih: 20/12/2019
1081 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri
KENT YAZILARI
KENT SÖYLEŞİLERİ

İnternet sayfalarımızda yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları kentyasam.com'a aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.