Yazdır Arkadaşına gönder
Sanal alemde gençlerin etnik öfkesi
Ercan Sever
Ercan SeverSon yıllarda toplumumuzda artan etnik kırılganlık özellikle 1980 sonrası doğanlarda çarpıcı daha doğrusu korkutucu boyutlara ulaşıyor. Ayrılıkçı hareketlerin kitleselleşmesine paralel Türk ve Kürt gençleri arasında uç veren kamplaşma sanal alemde o kadar kırıcı hale geliyor ki binlerce yıllık birlikteliğin geleceği adına endişeleniyorsunuz. Farklı web portallarında, e-posta grupları ve forumlarında ırkçılığın en çirkin örneklerine tanık oluyorsunuz. Ağırlıklı olarak 1980 sonrası doğanların yer aldığı sitelerde takma adlar ile yazan gençler lümpen bir terminoloji ile karşıtına hakaret etmekten çekinmiyor.

Sanal ortamın müdavimi gençlerin bir diğer ortak özelliği ise tüm bilgi birikimlerini yine internet ortamında oluşturmaları. Yani baştan eksik ve kısır bir kaynaktan beslenerek politik tavır geliştirdiklerini zannediyorlar. İnternete ne aktarırsanız onu alırsınız. Bu ülkenin binlerce yıllık tarihi birikiminin kaç binde biri internet ortamına aktarılmış ki bu kaynaktan sağlıklı bir politik tavır geliştirilsin.

Aslında çok farklı boyutları olan konunun yazıyı ilgilendiren bölümüne dönecek olursak: İnternet forumlarında kulaktan dolma bilgiler ile tepki geliştirmek, yanlış olmanın ötesinden bazı durumlarda cumhuriyet savcılarını ilgilendiren suçlara konu oluyor. Küfrün ve tehdidin sanal alemde de olsa özgürlüğü olamaz. Bakın midem bulanarak bir iki örnek vermek istiyorum. Lümpen Türkçü gençlerin yer aldığı bir sitedeki forumda Kürtler'den kıllı yaratıklar diye bahsederken sekter Kürtçü gençlerin yer aldığı bir diğer sitede yazan öfkeli genç “Elimde değil Türkler'den nefret ediyorum” diyebiliyor.

Bu ülkede etnik ayrılıkçılık yeni değil 1980 öncesinde de bugünkü kadar olmasa buna benzer politik ruh hali vardı. Ancak hiç biri bu kadar birliktelik seçeneğini yok sayan öfke ile beslenmiyordu. Geçenlerde DTP Diyarbakır İl Başkanı Fırat Anlı'nın biraz da tehdit kokan “Bizler son kuşağız. Bizden sonra gelenlerin ruhsal anlamda birliktelik kaygısı yok” ifadesi aslında yalın gerçeği yüzümüze haykırıyor.

İnternet ortamında yasaklama hem kulağa hoş gelmiyor hem de mümkün görünmüyor. Ancak her gün saatlerini bilgisayar ekranı karşısında geçiren gençlerin bu ortamda edindikleri ile politik kimlik oluşturmalarının tehlikesini asla göz ardı edilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Aksi halde birbirine hakaret eden öfkeli gençler bugün bilgisayar karşısında edindikleri ile gelecekte bin yıllık birlikteliği yok etme potansiyelini maalesef barındırmaktadır. Ne kadar mümkün olur bilmiyorum ama etnik saplantılı gençlerin internet ortamında birlikteliği sarsacak öfke patlamaları internet suçları kapsamına alınmalıdır.

Tarih: 18/9/2009
6984 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri