Yazdır Arkadaşına gönder
Mümkün mertebe elele
Fergül Yücel
Fergül Yücel22 Kasım Cumartesi günü, düzenleyicilerinden ve kolaylaştırıcı olarak katıldığım “Umudumuz Var: Birleşik Haziran Hareketi“ (*) başlığı altında yapılan toplantı ile görüşlerimi kısaca sizlerle paylaşmak isterim.

Hedeflediğimiz sayıdan çok fazla arkadaşımız toplantıya katıldı. Katılan arkadaşlara teşekkür etmek isterim, kusurlarım olduysa da af ola.

Toplantının başında, bu organizasyonun resmi bir forum çağırısı olmadığı, Haluk Yurtsever ile bir sohbetimiz sırasında, yakın arkadaşlar arasında fikirlerimizi yüzyüze paylaşmanın yararlı olacağı düşüncesi üzerine bu çağrı yapıldı. Zaten yakın zamanda Ankara İstanbul ve İzmir’de BHH resmi çağrı ile geniş katılımlı tanıtım toplantıları hazırlığı içersinde.

Bizim bu küçük toplantı fikrini destekleyen ve işletmesini bize açarak katkı koyan Ziraat Mühendisleri Odası Lokali İşletmecisi Kemal Özçakar arkadaşımıza da teşekkürlerimizi ilettikten sonra konuşmalara geçildi.

BHH deklerasyonuna İzmir’den kişisel imzacılar Haluk Yurtsever ve Zafer Aydın’ın onbeşer dakikalık sunumlarından sonra çok sayıda arkadaşlarımız söz alarak kendi görüşlerini dile getirdiler.

Ağırlıklı olarak bu hareketin eksiklikleri, çekinceleri, yanlış olarak görülen noktaların öne çıktığı konuşmalarda birkaç nokta benim de sorularımdı. Kafamın açılmasına neden oldu. En önemlisi dostlarımın görüşlerini dinleme fırsatı harikaydı.

Bu tür “resmi-kuralcı” olmayan birlikteliklere, gündemde içimizi yakan sorunlar ve çözüm önerilerimiz ile ilgili karşılıklı samimi, önyargısız konuşmalara ihtiyacımız olduğu düşünüyorum. Kısacası şu noktalarda görüşlerin dile getirilmesi son derece yararlı oldu bence.

Kim sordu bunları, nasıl yanıtlandı, ayrıntılı yazamayacağım. Ben genel özet olarak, aklımda kalanları aktarayım:

- BHH Kürt sorununa nasıl bakıyordu, HDP ile ilişkileri nasıl düşünüldü?
- Gezi ve Haziran Hareketi'nin tahlili ne ölçüde yapıldı, gençlik bu oluşumun neresinde?
- Gezinin diğer bileşenleri, o geniş yelpazede yer alanlarla nasıl buluşulacak, nasıl bir birliktelik olacak?
- Basılı olarak dağıtılan çağrı metninde yeralan “AKP’ye savaş “ ve “Kürt halkıyla birlikte yaşama “ cümleleri ne anlama geliyordu?
- Yaklaşan seçimlerde BHH nasıl bir kampanya yürütecek, seçimlere nasıl katılacak, hedefi programı var mı?
-BHH sınıfsal veya sosyal toplumsal olarak, nasıl bir hareketi benimsiyor, bu hareket Marksistlerin solcuların, sosyalistlerin örgütü müdür?
- Destekleyen parti ve kişilere bakıldığında Gezi bileşenlerini kapsaması mümkün mü?
- Hareketin başını çeken parti ve kişiler geçmişte yapılan hatalarından ders çıkarmışlar, özeleştiri yapmışlar mıdır?

H.Yurtsever ve Z. Aydın bu sorulara kendi özgeçmiş ve deneyimleri, kişisel duruşları açısından bence samimi,doğru ve olumlu yanıt verdiler. Tabii bunun tam karşıtı düşünen çok sevgili arkadaşlarım da var.

Ancak BHH yukarıdaki özetlenen sorunlarda yeterince açık, inandırıcı ve olgun bir hareket olabilmesi için kapsamlı açıklamalara ihtiyacı olduğu açık. Tabii en önemlisi de bu cılız fidanın büyüyüp güçlenmesi için kimlerin ne ölçüde su vereceğine, toprağını nasıl bollandıracağına bağlı. Biraz da söylemden çok eylemde yapılacaklara bakarak umudu çoğaltabileceğiz.

Uzatmayayım:
Pek tabii ki her siyasi oluşum, parti, hareket, ve STK’lar kendi tabanlarında ve halkın içinde bağımsız örgütlenme çalışmalarına, memleketin genel sorunlarına karşı çözümlerini ve tepkilerini kendi bildiklerince sürdürmeye devam edeceklerdir.

Ancak,geçmişte birleşik parti konusundaki sol hareketin tüm girişimlerini ve hüsranlarını yaşamış sosyalist biri olarak “PARTİ “değil de “Hareket “ gibi sınırları belirli tekil projeler, hedefler için yapılacak eylemlerin birlikteliği, koordinasyonu çerçevesinde mümkün olduğunca yan yana gelişleri ben şahsen çok önemsiyorum.

Bu eylemlilikler, toplumsal hareketlerin güçlerini birleştirilmesine yarayabilir ve uzun bir zincirin halkaları gibi birbirine eklenen toplumsal birleşik eylemlilikler tekrardan kitlelerin gözünde sol harekete güven ve prestij sağlayabilir.

Benim derdim bu. Bu minval üzerinden BHH’ne sıcak bakıyorum. Yol uzun. Mümkün mertebe elele…

Göle maya çalmaya devam. Ya tutarsa çocuklar uyyy...

***

“Birleşik Haziran Hareketi”

Birleşik Muhalefet ve Sol Cephe için ODTÜ Vişnelik Toplantıları’nın üçüncüsünde yeni bir adım atıldı. Toplantıdan çıkan kararla siyasi parti, örgüt, aydın ve bireylerin bir araya gelerek oluşturduğu hareketin adı “Birleşik Haziran Hareketi” oldu.

Yapılan son toplanın ardından Türkiye Meclisi kurulana kadar geçici bir yürütme kurulu oluşturuldu.

Birleşik Haziran Hareketi’ne KP, ÖDP, EHP, TKP 1920, HTKP gibi siyasi partiler, Devrimci Hareket, Red Dergisi, emek ve meslek örgütlerinden TTB Başkanı Beyazıt İlhan, TMMOB Başkanı Mehmet Soğancı, DİSK Sosyal İş Başkanı Metin Ebetürk ile CHP Milletvekilleri İlhan Cihaner, Hüseyin Aygün ve Gökhan Günaydın katkı koyacak.

Toplantının ardından yayınlanan sonuç metni şöyle:

"Birleşik Haziran Hareketi”

Eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik, kamucu, dayanışmacı, laik, bağımsız, toplumcu bir cumhuriyet ve ülke için; gericiliğe, faşizme, emperyalizme, piyasacı yağma düzenine ve bunları temsil eden AKP rejimine karşı birlikte yola çıkıyoruz.
Ülkemiz emperyalizmin bölge politikalarıyla uyum içinde, mezhepçi faşist bir diktatörlüğe sürükleniyor. AKP iktidarı baskı ve hileyle, sokak çeteleri kurup, devlet şiddetini sonuna kadar kullanarak bu yolda ilerliyor.

Bu gidişata dur demek, yarınımızı AKP’nin pençesinden kurtarmak için bir araya geliyoruz.

Ülkemizin bugününe ve geleceğine sahip çıkmanın direnmekten ve halkın birleşik örgütlü mücadelesinden geçtiğini biliyoruz. 2013 Haziran’ındaki büyük direnişin izinde şimdi de birleşik bir mücadeleyi birlikte yaratıp, Haziran barikatlarını ileri taşıyacağız.

Bu toprakların ortaya çıkarttığı ilerici ve devrimci birikimi sahipleniyoruz. Özgür bir geleceği bu birikimle Gezi-Haziran direnişini buluşturarak kurabileceğimize inanıyoruz.

Çağrımızdır

Birleşik Haziran Hareketi, anti-kapitalist, anti-emperyalist, anti-faşist ve gericiliğe karşı aşağıdaki ilke ve amaçlar doğrultusunda harekete geçecek bir halk örgütlenmesinin çağrıcısıdır.

- Ülkemizin faşist ve dinci/mezhepçi zorbalığa sürüklenmesine dur diyoruz.

- Emekçi sınıfların insanlık dışı çalışma koşullarına mahkum edilmesine, taşeronlaşmaya ve güvencesizliğe karşı, insanca bir yaşamı savunuyor, işçi cinayeti ve katliamlarının önlenmesi için mücadele ediyoruz.

- Piyasacı talan ekonomisine karşı çıkıyor, özelleştirme yağmasına karşı halkçı-kamucu bir ekonomiyi savunuyoruz.

- Dinin siyasal ve toplumsal yaşamı belirlemesine karşı laik ve özgür bir yaşam için bir araya geliyoruz.

- Bölgemizdeki emperyalist boyunduruğa karşı direnen halkların yanında yer alıyor, ülkemizin Ortadoğu’da savaşa sürüklenmesine karşı barışı savunuyor, bağımsız bir ülke ve kardeşce bir bölge istiyoruz.

- Kürt sorununun çözümünde özgürlük temelinde kardeşlik ve birlikte yaşama iradesine dayalı, adil, onurlu bir barışı ve eşit yurttaşlığı esas alan bir çözüm için güçlerimizi birleştiriyoruz.

- Her tür cinsel ayrımcılığa, şiddete ve baskıya karşı duruyor, kadın cinayetlerine son vermek için harekete geçiyoruz.

- Doğanın tahribine, kentlerimizin ve yaşam alanlarımızın kar amacıyla yağmalanmasına karşı mücadeleyi her alana yayıyoruz.

- Halkın söz ve karar sahibi olacağı meclisleri her alanda kurup, geliştireceğiz.

Bu amaçlar doğrultusunda sokak ve mahallelerde, işyerlerinde ve okullarda, köylerde ve kentlerde biraraya gelelim. Her yerellikte bir Meclis oluşturalım. Forumlarla kararlarımızı hep birlikte alalım.

- Meclisler yukarıdaki amaçları paylaşan herkese açıktır.

- Yerel Meclisler kendi alanlarında yukarıdaki ilkeler çerçevesinde halkın mücadele aracı ve karar organıdır.

- Yerel Meclisler kendi koordinasyon kurullarını, sözcülerini ve Türkiye Meclisi delegelerini belirler.

- Türkiye Meclisi her yerel meclisten belirlenen temsilcilerle toplanır ve Birleşik Haziran Hareketi’nin ortaklaştırıcı iradesini temsil eder, genel politik doğrultusunu belirler, ülke çapındaki siyasal görevleri, hareketin merkezi temsiliyetini ve koordinasyonunu sağlamak üzere organlar yaratır.

- Yerel Meclislerde ve Türkiye Meclisinde seçilen kurulların üyeleri, sözcüler ve delegeler kendilerini seçenler tarafından her an geri çağrılabilir.

- Birleşik Haziran Hareketi’nin tüm işleyişinde ikna olmaya açık tarafların tartışma ve birlikte üretmeleri yöntemi esastır.
Şimdi bu anlayışla biraraya geliyor, Haziran’da TOMA’ların önündeki direnişimizi, barikatların ardında büyüttüğümüz yeni yaşam filizlerini, umutlarımızı ve hayallerimizi birlikte çoğaltmak için yola çıkıyoruz.

Haydi o zaman!

Evimizi, ocağımızı, ekmeğimizi, doğamızı, aşımızı birlikte savunalım. Sokaklarımızı, okullarımızı, derelerimizi, özgürlüğümüzü geri alalım. Bu köhnemiş düzeni zalimlerin başına yıkalım. Eşitlikçi, özgürlükçü, bağımsızlıkçı, laik, kamucu, dayanışmacı yeni bir toplumsal düzenin kurucu iradesini birleşik direnişimizle inşa edelim. Sokaklarda, meclislerde, forumlarda buluşalım."


Birleşik Haziran Hareketi’nin imzacıları:

Abdurrahman Atalay, Adnan Serdaroğlu, Ali Millioğulları, Alper Taş, Aslı Sicimoğlu, Aslı Aydın, Aysun Gezen, Aydemir Güler, Barış İnce, Beyazıt İlhan, Bilge Seçkin Çetinkaya, Burhan Sönmez, Burak Yücel, Bülent Forta, Can Atalay, Cemal Polat, Deniz Yıldırım, Doğan Tılıç, Doğan Çetinkaya, Erhan Nalçacı, Emin Koramaz, Emirhan Oğuz, Eriş Bilaloğlu, Erkan Baş, Evren Haspolat, Evren Hoşgör, Fatih Yaşlı, Gamze Yücesan Özdemir, Gökhan Günaydın, Gün Zileli, Güven Gürkan Öztan, Haluk Yurtsever, Hakan Gülseven, Hakan Öztürk, Hayri Kozanoğlu, Himmet Şahin, Hüseyin Demirdizen, Hüseyin Aygün, İbrahim Aydın, İbrahim Varlı, İsmail Hakkı Tombul, İlhan Cihaner, İlhan Kamil Turan, Kaya Güvenç, Kamil Kartal, Korkut Boratav, Masis Kürkçügil, Melih Pekdemir, Mehmet Soğancı, Mehmet Yetiş, Mehmet Yeşiltepe, Merdan Yanardağ, Metin Çulhaoğlu, Metin Ebetürk, Murat Nergiz, Necmi Erdoğan, Oğuzhan Müftüoğlu, Osman Öztürk, Önder İşleyen, Özgür Karaduman, Sadık Özsoy, Serpil Güvenç, Selçuk Candansayar, Sibel Uzun, Taner Timur, Tarık Şengül, Turan Eser, Tülin Öngen, Zafer Aydın

***

Zafer Aydın kimdir?

Sendikacı, eğitimci, siyasetçi, yazar. TBKP, SBP, BSP ve ÖDP'de çeşitli kademelerde görev yaptı. 3 yıl kadar Yaşam Radyo'da "İş başı" adlı bir programı hazırlayıp sundu. Kristal-İş Sendikasında eğitim uzmanı olarak çalışıyor. Yayınlanmış kitapları: Geleceğe Yazılmış Mektup 1968 Derby İşgali( Sosyal tarih yayınları, 2012, "Kanunsuz" Bir Grevin Öyküsü Kavel 1963(Sosyal Tarih Yayınları, 2010), Forum mu Yapsak Yoksa Devrim mi (Versus, 2008), Sollamalar (Aykırı Yayınları, 2006) Ayrıca Aziz Çelik ile birlikte, Paşabahçe 1966, Gelenek Yaratan Grev (TÜSTAV, 2006), Küreselleşme ve Sendikal Hareket (Kristal-İş, 1997) ve Temel Sendikal Bilgiler (Kristal-İş, 2006) kitaplarının da yazarıdır.

Haluk Yurtsever kimdir?

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. Siyasal, düşünsel ve pratik eylemliliği 1968'de başladı. 1973 yazında yurtdışına çıktı. 1974'te TKP üyesi oldu. O tarihten bu yana aktif örgütlü sol siyasetin içinde. 1980 Aralık ayında ikinci kez yurtdışına çıktı. İngiltere, Fransa ve Almanya'da bulundu. 1992'de Türkiye'ye döndü.

Yayınlanan kitapları:
Küçük Burjuvazi ve Devrim Savaşımı (Broşür), Temmuz 1984, Londra, İşçinin Sesi Yayınları; Sınıf ve Parti, NK Gelenek Dizisi, Haziran 2004 (Üçüncü Basım); Süreklilik ve Kopuş İçinde Marksizm ve Türkiye Solu, El Yayınevi, Mart 2002 (2. Basım);Türkiye'nin Dönemeci, Emperyalizm mi? Sosyalizm mi?, Etki Yayınevi, İstanbul, Mart 1993; Marksist Bakış Açısından Program Yöntemi, Sorun Yayınları, İstanbul, Ocak 1995

Katkı yaptığı ortak kitaplar:
Birinci Emek Sempozyumu, İşçi Konseyi, NK Yayınları, Ekim 2003; Marksist Metin Analizleri, Gelenek Sempozyumu 2005, NK Yayınları, Ağustos 2005; Türkiye'nin Sosyalist Seçeneği, Sol Meclis, NK Yayınları, Nisan 2006; Eleştirel Sağlık Sosyolojisi Sözlüğü, Sol Meclis, NK Yayınları, Nisan 2006.


Tarih: 5/12/2014
7540 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
YAZARIN KENT SÖYLEŞİLERİ
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri