Yazdır Arkadaşına gönder
Modern demokrasiler ve dini inançlar
Oğuz Adanır
Oğuz AdanırGünümüzde dini inançlar neden akılcı düşünceye neredeyse tamamıyla ters denilebilecek bir şekilde özgürlük kavramıyla bağdaştırılmaya çalışılmaktadır? Bu ve konunun çağrıştırdığı diğer sorulara geçmeden önce modern demokrasilerle özgürlük ve dini inanç kavramlarına bir göz atmakta yarar var.

Modern demokrasilerden önce kul, tebaa vb şekilde nitelendirilen halklar bugün insan hakları ve özgürlüklerine sahip olmaktan uzak bir yaşam sürmekteydiler. Modern demokrasiler öncesindeki düzenlerde din bir tür dayatma ve özgür düşünceyi baskı altında tutma, yok etme aracıydı. Öyleyse nasıl oluyor da bugün yanlış bir ifadeyle “inanç özgürlüğü” gibi bir şeyden söz edilebiliyor.

Modern demokrasilerde insan hakları ve özgürlükleri o toplumlarda yaşayan tüm bireyler için geçerli kavramlardır. Oysa aynı toplumlarda dini ya da din dışı inanç biçimlerinin çeşitliliği bir yana, ne olur ne olmaz kaygısıyla inanır görünen, herhangi bir dini benimsemeyen, tanrıya inanmayan insanlar vardır. Dolayısıyla bazı görece demokratik toplumların bireyleri insan hakları ve özgürlükleri adlı genel bir ilke üstünde anlaşabilirken, inanç kavramı üstünde henüz gerçek anlamda bir consensus sağlamaktan uzaktırlar.

Burada akılcı düşünceyle (modern demokrasi) duygusal düşünce (inanç biçimleri) karşı karşıya gelmektedir. Akılcılık penceresinden bakıldığında dini olsun ya da olmasın inanç biçimlerinin özgürlük kavramıyla bir ilişkisi olamaz. Zira modern demokrasiler zaten tanımları gereği özgür toplumlar ve bireyler demektir.

Dolayısıyla modern demokratik toplumlarda dini inanç bir seçenektir, çağdaş demokrasilerde bireyler şu ya da bu dini ya da inanç biçimini kendi arzu ve iradeleriyle seçerler kimse daha önceki otoriter sistemlerde olduğu gibi dini bir inanç biçimini onlara dayatamaz, zorla kabul ettiremez, kaldı ki daha önceki sistemlerde bile değişik inanç biçimleriyle karşılaşılabilmektedir.

“İnanç özgürlüğü” deyimi ancak inançlı insanların dinin buyurduğu kuralların tamamını ya da büyük bölümünü yerlerine getirmelerinin engellendiği durumlarda dikkate alınabilecek türden bir deyimdir. Modern demokrasilerde insan hakları ve özgürlükleri dini kuralların üstünde olup düzenin doğası gereği dini kurallar demokratik ilkelere boyun eğmek durumdadırlar.

Örneğin, modern bir demokraside kutsal kitapta yazılı dini kuralların büyük bir çoğunluğunu yerine getirebilen ancak dini bir kural olmaktan çok bir yorumun ürünü olan kapanma gibi bir konunun bir inanç özgürlüğü sorunu olarak dayatılması gerçekçi ve doğru bir yaklaşım olmadığı gibi toplumsal huzursuzluk ve karmaşaya yol açabilmektedir. Modern akılcı düşünce dini inancın varlığını kabul edebilir, ancak bunun bir kumaş ya da giysiyle ilişkisini kurmakta zorlanır.

Zira inançlı insanın evreni, dünyayı, insanı yaratacak kadar muazzam ve insan aklını aşan bir güce sahip olduğuna inandığını söylediği bir tanrının onun giyinmesi ya da soyunmasıyla ilgilenemeyecek kadar meşgul bir varlık olması gerektiğini düşünür. Böylesine muazzam ve akıl almaz güçlere sahip olan bir varlığın evrende bir toz zerresi kadar bile bir yere sahip olmayan zavallı insanlara örtünmedikleri için kızmasının mümkün olamayacağını düşünür. Aksini düşünmenin inandığı söylenilen tanrıyı küçümsemek ya da karşı gelmek anlamına geleceğini varsayar.

Dolayısıyla çağdaş bir toplum yani dünyanın başka bölgelerinden, ülkelerinden ya da toplumlarından ekonomik, bilimsel, teknolojik, hukuki, hijyen, sağlık, demokrasi ve daha pek çok açıdan gelişmiş yani akılcı düşünceye boyun eğmiş bir toplumun dini inançlar konusunda bu çağdaşlığın gerisinde kalması anlaşılması zor bir durumdur. Zira demokrasilerde toplumun ister azınlık isterse çoğunluk bir kesiminin inançlarını biçimsel ya da başka bir şekilde diğer kesime ya da kesimlere dayatması demokrasi kurallarına aykırıdır. Çünkü inancıyla ilgili koşulları yerine getirmek adına diğer insanları bu kuralları kabul etmeye zorlamak demokratik olmadığı gibi, karşı eylem biçimlerinin oluşturulmasına yol açabilir.

Örneğin, başı bağlı öğretmenlerin yanı sıra mini etekli ve şortlu, dekolte giyimli kadın ya da erkek öğretmenlerin derse girme talepleri karşısında yasa koyucunun yapabileceği tek şey antidemokratik, faşizan uygulamalara başvurmaktır. Öyleyse modern demokrasiler inançlar konusunda akılcı bir yöntem üretmek durumundadırlar ki, bu zaten çok uzun bir süre önce çözülmüş bir konudur.

Modern demokrasilerde dini olan ya da olmayan inanç biçimi vicdani bir konu olarak saptanıp vicdani bir konunun giysiyle bir ilişkisi olamayacağı sonucuna varılmıştır. Asıl sorun toplumun genelinin giyinme konusunda sahip olduğu değer yargılarına ters düşüp düşmemek olduğundan diğerleri gibi dini inanç sahipleri de toplumsal çıkarlar ve huzur adına nerede özveride bulunmaları gerektiğini vicdan ve akıl sahibi insanlar olarak bilmek durumundadırlar.

Demokrasiler uzlaşı yani özveri düzenleridir, idealist bir bakış açısından önemli olan tüm toplumun mutlu ve huzurlu olmasıdır, ancak bu o kadar kolay bir iş değildir. İnançlı olduklarını ileri süren insanların hem demokratik bir düzen isteyip hem de bu düzenin temel ilkelerini kendi istekleri doğrultusunda çiğnemeleri demokratik bir davranış olarak nitelendirilemez.

Modern demokratik düzenlerde “inanç özgürlüğü” diye bir sorun olamaz, ancak bunu demokrasiyi yıpratmak, hırpalamak amacıyla kullanmak isteyenler olabilir. Yasa koyucu seçilmişler öncelikle yasaların demokratik bir niteliğe sahip olmasını yani kendilerine oy veren kesimleri kayıracak şekilde değil toplumun tamamını göz önünde bulundurarak oluşturmak gerektiğini kabul etmek durumundadırlar.

İnançlı bir hükümet ya da parti başkanı ülkesindek kendi inanç sistemi dışında kalan inanç sistemlerini, bir dine ya da tanrıya inanmayan insanları kendi yurttaşı olarak göremediği sürece bir demokrat olarak nitelendirilemez. Ülkemiz modern bir demokratik aşamaya gelmekle birlikte modern demokrasinin akılcı yani laik bir inanç düzenine boyun eğmesi gerektiğini anlamamakta direnen bir konumdadır. Demokrasi mücadelesinin zamanla bu sorunun üstesinden gelebileceği görüşündeyiz.

Tarih: 25/10/2013
7462 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri