Yazdır Arkadaşına gönder
Mimar Kemalettin Toptancı Hali!
Ercan Sever
Ercan SeverTarihi dokusuna olabildiğince sadık kalınarak büyük umutlar ile açılan Mimar Kemalettin Moda Merkezi'nde (aslında hiçbir zaman moda merkezi olmadı ve olmayacak gibi de görünüyor) hayallerin kırılması uzun yıllar almadı. İzmir'in kent merkezinin yoğun yapılaşmadan korunan sayılı yerlerinden tarihi Mimar Kemalettin'deki tüccar ve üreticinin ticaret şekli, kısa sürede buradan bir merkez çıkmayacağını ortaya koydu. Açılmadan önceki iddiaları ve hedefleri ile hiç kesişmeyen ticari kurgu öncelikle bu ticari kurgunun aktörü cadde girişimcilerine ve daha önemlisi İzmirliler'e kaybettirdi.

Caddeye perakendeci sokmama ve tamamen renksiz toptancılık üzerine yapılanan 'ticari deha' bölgeyi giderik kimsesizleştirdi, yalnızlaştırdı. Bugün için caddede zayıf kalan hareketliğin kaynağı da bölgedeki ticari hareketlilik değil merkezi noktalar arasındaki önemli konumdur. Bir an için Mimar Kemalettin'de farklı bir sektörden tüccar ve üretici grubunun bulunduğu farz edip mesela oto kaportacılar veya dökümcülerin meskun olduğunu düşünelim. Böyle bir durumda dahi tarihi caddenin bugünkünden daha az hareketli olmayacağını iddia ediyorum.

Tüketiciye yasak bölge

Tüketici eğilimlerinin ve modanın anlık değiştiği tekstil-konfeksiyon da başarının yolu, üreticilerin tüketici ile diz dize olmasından her an onları takip etmesinden geçiyor. İzmir'in en merkezi yerleri; Çankaya, Konak, Kemeraltı, İkiçeşmelik, Alsancak gibi günün her saatinde insan selinin aktığı birkaç adım mesafelik merkezler. Mimar Kemalettin girişimcileri için bundan daha büyük fırsat olur mu? İşte bu tablodan konumuna göre neredeyse ıssız bir cadde çıkarmak özel bir 'başarının' konusu olsa gerek. Mağaza camlarına büyük puntolar ile 'perakende satışımız yoktur' yazıldığı başka bir moda merkezi görmedim. Beğendiğiniz bir ürünü almak, en azından fiyatını sormak amacı ile girdiğiniz caddedeki mağazalardan 'perakende satmıyoruz' yanıtı alarak hayal kırıklığı ile çıkan benim gibi çok İzmirli'nin olduğunu biliyorum.

Mimar Kemalettin'i perakendecilerden arındıran üstün ticari kurgu İzmirliye ulaşmak istemediği gibi yabancı alıcılara da mesafeli durmayı tercih etti. Öyle ya bugüne kadar Mimar Kemalettin'i özellikle ziyaret eden ve alış veriş yapan yabancı bir heyet veya turist grubu görmedin. Bir dünya hazinesi olan Agora'ya birkaç dakikalık yürüyüş mesafesinde bir ticaret merkezi tüccar ve üreticilerinin, bunu yurt içi ve yurt dışında reklam malzemesi olarak değerlendirmemesini anlayamıyorum. Milyar dolarlar ile ölçülebilecek bir tanıtım argümanından habersiz olduklarını düşünmek ise bu caddenin girişimcilerine haksızlık olur.

Mimar Kemalettin, moda merkezi olma trenini kaçırdı mı bilmiyorum ama beni asıl ilgilendiren; sayısı çok da fazla olmayan Mimar Kemalettin gibi tarihi mekanların İzmir kent doksunda daha etkin konumlandırmasıdır. Tarihi dokunun nispeten korunduğu kent merkezinde kaç tane caddemiz var ki ' eh Mimar Kemalettin'i de böyle yitirmiş kabul edelim' diyecek lüksümüz olsun.

İzmir'in tarihi dokusu ile marka yapma ideali, etkin ve canlı bir Mimar Kemalettin Caddesi olmadan olmaz hedeftir. Kente yön verenler bugün Mimar Kemalettin için tekrar kafa yormalılar.

Tarih: 11/9/2008
7074 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri