Yazdır Arkadaşına gönder
"Latife Gazi Mustafa Kemal"
Orhan Beşikçi
Orhan BeşikçiSayısız sosyal etkinliğe imzasını atmış, İzmir'le bütünleşmiş, simge isim olmayı başarmış, İzmir'i Sevenler Platformu Başkanı Sancar Maruflu'yla geçen cumartesi günü Basmane'de Konak Belediyesi'nin yok olmaktan kurtardığı semt evinde buluştuk ve eski İzmir sokaklarında kısa bir gezi yaptık.
Tarihi Nebahat Tabak Evi'nin bahçesinde derin düşünceye dalmış, "Esat Mahmut Karakurt heykelinin önünde yaptığımız sohbette heykellere yapılan saldırıları ve son yıllarda kente kazandırılan, kötü heykelleri konuştuk. Ismarlama heykel devrinin kapatılıp, bundan böyle İzmir'e yarışmayla heykel kazandırılmasının doğru olacağı konusunda aynı görüşü paylaştık...



Orhan Beşikçi : Çocukluk ve gençlik yıllarınızda Atatürk'ün eşi Latife Hanım'la tanıştığınızı biliyorum, o günlerden neler anımsıyorsunuz?

Sancar Maruflu : Halam Merzuka Serim, Kastamonu Mebusu Sadettin Serim'in eşiydi. Atatürk'ün yakınında bulunmuş Sadettin Serim, daha sonraki yıllarda Denizyolları Umum Müdürü oldu. Halam Latife Hanım'ın arkadaşıydı. Hiç unutmam, bahriyeli giysilerimle Şişhane'den bir faytona binip, Latife Hanım'ın Ayazpaşa'daki evine gittik. Boğaz'a hakim manzarası olan bu evde Rum asıllı bir çalışanı vardı. Latife hanım bizi görünce "Vay efendim, kimler gelmiş "diye iltifatta bulundu ve "İzmirli hemşerim küçük Mustafa" diyerek (Mustafa, Sancar Maruflunun ikinci adı) beni öptü. Önüme okumam için, içinde hayvan olan çocuk kitapları çıkardı "Çok iyi okumalısın, Gazi Paşa memleketi sizlere bıraktı, gelecek için size güvendi" dediğini anımsıyorum. Sonra, boynunda asılı olan anahtarla karşımda duran dolabın kapağını açıp bir Nescafe kutusu çıkardı ve bana taze sütle ikram etti. O yıllarda Türkiye henüz Nescafe'yi tanımıyordu.

Atatürk, Cumhuriyet Gazetesi Sahibi ve Başyazarı Yunus Nadi'ye "Latife'ye göz kulak ol, çok iyi lisan bilir, ondan yararlan" demiş. Latife Hanım o yıllarda Alman faşizminden kaçıp Türkiye'ye gelen Yahudi bilim adamlarına lisan dersleri verdi, ayrıca Cumhuriyet Gazetesi'nde mütercimlik yaptı.

Daha sonraki yıllarda Moda'da (Koço) halamın oğlunun düğününde karşılaştık. Latife Hanım Ayazpaşa'daki evinden soğuduğu için yeni ev arayışı içersine girmiş, uzun bir arayıştan sonra Harbiye'deki Safir Apartmanı'nda karar kılmıştı. Safir Apartmanı'ndaki katı satın almasının tek nedeni pencerelerinden Harbiye Orduevi önündeki gülümseyen Atatürk heykelinin görünmesiydi. Sonraki yıllarda bu heykel buradan kaldırılıp Harp Akademisi'ne taşındı.

Orhan Beşikçi : Bu evde kendisini ziyaret ettiniz mi?

Sancar Maruflu : Evet ettim, gülümseyen Atatürk heykelini bana bizzat kendisi gösterip " Bak Mustafa, Ata'nın bu gülümseyen heykelini çok beğenirim, her gün karşımda duruyor ve gülümsüyor" dedi... Latife Hanım'ın bu heykele karşı büyük sempatisi vardı.

Rakıp Aktürk'le (Eşref Paşa'nın torunu) birlikte yaptığımız son ziyarette Latife Hanım bizi kabul etmedi, içerdeki yaldız çerçeveli aynadan son görüntüsünü gördüm ve sesini duydum. Bize yardımcısıyla "Onlar beni iyi halimle hatırlasınlar, bu halimle görmesinler" diye haber gönderdi.

Orhan Beşikçi : Latife Hanım'ı nasıl anımsıyorsunuz, fotoğraflarından gördüğümüz Latife Hanım'a benziyor muydu?

Sancar Maruflu : Fotoğraflarından çok daha güzel ve sıcak bir kadındı, İzmir şivesiyle konuşuyordu.

Orhan Beşikçi : Bu ziyaretlerde aldığınız armağanlar mutlaka olmuştur.

Sancar Maruflu : Sünnet hediyesi olarak dışı yeşil kaplı, içi kırmızı ipekli bir kutu içersinde Konstantinopolis yazılı altın bir dolmakalem ve yanında mendil hediye etti. Bende Latife Hanım'ın halamı ziyaret edip yatıya kaldığı gün yatak odasında kullandığı aplikleri ve gramofonu Latife Hanım Müzesi'ne armağan ettim. Ancak beni çok duygulandıran obje Latife Hanım'ın bana verdiği kartvizitti. Kartvizitinde "Latife Gazi Mustafa Kemal" yazıyordu. Bu armağanlar benim için çok önemli...

Orhan Beşikçi : Latife Hanım'dan sonra başka konulara geçmek gerçekten zor, çocukluk anılarınızda Basmane'nin özel bir yeri olduğunu biliyorum, isterseniz Basmaneli günlere dönelim.

Sancar Maruflu : Anne tarafım Altınparklıydı, Faikpaşa'daki geniş bahçesinde bulunan su kuyusundan bir atın dönerek Osmanağa Suyu çıkardığını ve bahçedeki meyve ağaçlarını anımsıyorum. Anneannemin babası Buldanlı Bezzaz Hacı Hüseyin Efendi'nin (Bez satıcısı, daha çok hamam takımları satarmış) Hatuniye Camisi karşısında dükkanı vardı. O yıllar bu cadde 24 saat çalışan hareketli caddeydi, gecenin bir saatinde tıraş olmak isterseniz olabilirdiniz. Çorbacısı, lokantası açıktı. Sizin anlayacağınız, geceyle gündüzün birleştiği yerdi.

Orhan Beşikçi : Anafartalar caddesinde gerçekleştirilen Cumhuriyet ve 9 Eylül kutlamalarına katılmış olmalısınız.

Sancar Maruflu : O yıllarlarda bu törenlere katılmak için İzmir, Basmane'de toplanırdı, tören yürüyüşüne belediye başkanları ve resmi erkan katılır çok görkemli geçerdi. Ayrıca benim hafızamda Ballıkuyu'dan gelen Acem alaylarının yürüyüşü de var. Muharremin onucu günü at arabalarının üzerinde zincirle kendisini döven insanlar geleneklerini tefler çalarak devam ettirirlerdi.

Orhan Beşikçi : EXPO 2015 ile ilgili tanıtım hazırlıklarını nasıl buluyorsunuz, biraz da bu konuyu konuşalım.

Sancar Maruflu : İzmir'de EXPO düzenleme düşüncesi ilk kez 1968 yılında UFI Dünya Fuarlar Birliği İzmir Kongresi sırasında Büyük Efes Oteli'nin Petek Salonu'nda gerçekleştirildi. İlk müracaat mektubunu Osman Kibar'ın imzasıyla UFI Genel Sekreteri Mösyö Johanness Weber'e yaptık. Teklifimiz ret edildi, ancak İzmir'e 1974 yılında Dünya Fuarlar Birliği Kongresi düzenleme görevini verdiler. 1975 yılında Belediye Başkanı İhsan Alyanak'ın imzasıyla ikinci EXPO müracaatını yaptık. Teklifimiz 1985 yılı EXPO için aday adaylığına alındı. Gerekli yasal formaliteler tamamlanmışken o yıl 12 Eylül darbesi yapıldı ve biz 16 Eylül 1980 tarihinde yapılan Brezilya toplantısına katılıp ön tanıtımımızı yapamadık. Her iki EXPO müracaatının başvuru yazısını kaleme alan üç kişiden biri bendim.

Türkiye olarak BIE'ye ancak üç yıl önce üye olduğumuz için EXPO adaylığımız BIE tarafından şimdilerde ciddiye alındı ve adaylığa çok yakınlaşmış durumdayız. CHP Lideri Deniz Baykal'ın EXPO'yu desteklemesi ve "Elimden gelen her şeyi yaparım" demesi sosyal demokrat ağırlıklı BIE delegelerinin üzerinde olumlu etki bırakmıştır. EXPO 2015'İ İzmir'in almasını gönülden temenni ediyorum.

Orhan Beşikçi : Teşekkür ederim.

Tarih: 31/10/2007
14673 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER KENT SÖYLEŞİLERİ
YAZARIN YAZILARI
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri