Yazdır Arkadaşına gönder
Ayşe Başak KabanRahime ebegümeci otu kaydırılır.

Kadın örümcekağı veya yılankabuğu adlı bitkinin tütsüsüne oturtulur.

Nalbantların yonttuğu katırtırnakları kurutulup dökülür, aç karnına bir çay kaşığı yedirilir.

Yumurta sarısı ve çiriş unundan hamur yapılıp fitil halinde rahmin ağzına konur.

İlişkiden önce rahim ağzına kirli koyun yünü, limon tuzu ile kanatılmış pamuk konur

Katranlı kayın kabuğu ateş üzerine dökülerek tütsü üzerinde durulur.

Gebe kadın ağır işler görür.

Rahime sivri uçlu bir madde sokulması.

Gebenin karnı sıkıştırılır, rahim üzerine bastırılır.

Gebe kadın yüksekten atlar.

Rahime süpürge sokulur.

Gebe kadının rahmine tavuk teleği daldırılır.

Pamuğa limon sıkılarak rahmin ağzına konur.

Kibrit başları birbirine bağlanarak rahmin ağzına konulur.

Tüm bunlar çok eskiden beri özellikle kırsal kesimde kullanılan, kürtaj ve düşük yöntemleridir. Kocakarı yöntemleri.

Yüzyıllar boyunca anadan kıza geçen, kulaktan kulağa fısıldanan, kapalı kapılar ardında gerçekleştirilen gizli ve kirli sırlarıdır kadınların. Erkeklerin esirgedikleri sevgiden, saygıdan yoksun kadınların, kendi kaderlerini kendileri çizmek için, istemedikleri bebeklere ana olmamak için, ana olacak bebeklere bakamayacaklarını bildikleri için, çoğu zaman kendi canlarından olacaklarını dahi bildikleri halde çaresizce kabul ettikleri, başvurdukları kaçış yolları, kurtulma çabalarıdır.

Kürtaj kuşkusuz bir doğum kontrol yöntemi değildir.

Ama kürtajı yasakladığınız, kürtaj yapanı ve yaptıranı hedef haline getirecek sözler sarfettiğinizde, onları ‘katil’ diyerek damgaldığınızda ortaya çıkacak genel manzara budur.

Siz istediğiniz kadar kürtaj olan kadına katil sıfatını yakıştırın bir kadının istemediği gebeliğe son vermesini asla engelleyemezsiniz. Ya yukarıda yazılan veya yazılamayan onlarca yöntemden birini uygular ya bir kasap doktora kendisini emanet eder veya canına kıyar.

Türkiye’de kimse ağzını açıp söz etmeye cesaret edemez ama yaygın bir ensest sorunu vardır; küçücük kızlar, sessizliğe mahkûm edilmiş genç kızlar her Allah’ın günü babaları, dedeleri, amcaları, dayıları, ağabeyleri, erkek kardeşlerinin tecavüzüne uğramakta, bunun bir sonucu olarak gebe kalabilmektedir.

Türkiye’de özellikle son bir yıldır korkutucu derecede artış gösteren bir tecavüz sorunu vardır. İlkokul öğrencileri kasabalarda, küçük semtlerde ona buna satılmakta,, toplu halde tecvüzlere uğramaktadır, bunun sonucunda da gebe kalabilmektedir.

Türkiye’de kadınlar her ne kadar seçme ve seçilme hakkına sahip olsalar da hala kocalarını seçmekte özgür değillerdir, ciddi bir oran istemediği evlilikler yapmakta, adamın istediği oranda çocuk doğurmak zorunda kalmaktadır. Hala kadınlar erkek çocuk doğurana kadar gebeliğe sürgün edilmektedir.

Türkiye’de engelli özellikle zihinsel engelli çocukların eğitimi ve bakımı sağlanamamaktadır. Akraba evliliklerinin hatırı sayılır bir düzeyde olduğu düşünülürse bu çocukların sayısı sürekli artmaktadır.

Türkiye’de 10 haftalık gebeliğe kadar kürtaj yasal sınırdır ve 10 haftaya kadar olan gebelikte kadının rahminde olan şeyin adı embriyodur. Embriyo, zigotun arka arkaya bölünme geçirip hücre sayısının artmasına denir ve bu bitkilerde dahi vardır.

İşin duygusal boyutu ayrı bir yazının konusudur.

Ve kimse kusura bakmasın ama,
Türkiye’de kadınlar damızlık hayvanlar değillerdir.

Tarih: 26/5/2012
8572 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri