Yazdır Arkadaşına gönder
Kral'ın göz yaşları
Kemali Bülent Edalı
Kemali Bülent EdalıBirbirlerine "Kardeşim" diye hitap ediyorlardı. Roma'da sürgünde kaldığı evde Atatürk'ün ölüm haberini alınca, oturduğu koltukta bir süre ağladı. Eşi odaya girdiğinde o valizini hazırlıyordu. İstanbul'a gitmek üzere Roma'dan trene binerken eşi uğurladı.

Kaldığı otelin boğazı gören penceresinden dışarı bakarken kapı çaldı. Yüksek sesle "Gir" diye bağırdı. İçeri geren Afgan hizmetli, "Kardeşinizin naaşı yarın Dolmabahçe Sarayı'nda halkın ziyaretine açılacakmış, efendim" dedi. İçinin titrediğini hissetti.

Mustafa ile aynı tarihlerde halklarının özgürlüğü için emperyalistlere karşı savaşmışlar, ikisi de girdikleri savaşı kazanmışlar ve ülkelerinin bağımsızlıklarını ilan etmişlerdi. Oysa bu gün; Mustafa, ulusunun, Türkler'in Atası olmuş, o ise gerçek kardeşi tarafından devrilmiş ve ülkesinden kaçmak zorunda kalmıştı.

Boğaz'dan geçen gemiler sanki gürültü çıkartmamak için yavaş yavaş hareket ediyordu. On yıl önce, Gazi Paşanın çiftliğinin havuzunda sandalla gezerken, on dakika içinde neler neler konuşmuşlardı. Halklarının eğitimini, kadınlara daha çok siyasal haklar verilmesini, ticaret, sanayi, ulaştırma?

***

"Berber müsait olunca haber verin, traş olacağım" dedi. "Odanıza mı gelsin, efendim?" dedi, elleri önünde bağlı, başı öne eğik Afgan hizmetli. "Hayır, haber verin, ben aşağı ineceğim" derken, sol eli ile dışarı çıkmasını işaret etti.

***

Her yer mahşer yeri gibi kalabalıktı. Dolmabahçe Sarayı'na yürüyerek gelmek nerede ise iki saatini almıştı. Sanki bütün İstanbul halkı, akın akın Dolmabahçe'ye gelmiş, atalarını son kez görebilmek için birbirlerini eziyorlardı. Öyle binler değil, on binlerce insan; kadın, erkek, yaşlı genç, çocuk.

Salona girdiğinde, Fahrettin Altay Paşa ile göz göze geldiler. Fahrettin Paşa Kral'ı hemen tanımıştı. Kalabalığı yararak Kral'ın yanına gitti. Eliyle selam verip, "Ekselans" dedi ve elini sıktı. "Geleceğinizi haber verseydiniz" diye ilave ettikten sonra, ayakta durmakta zorlanan Kral'ın koluna girdi, Atatürk'ün naaşının yanına birlikte gittiler.

Salondaki herkes ağlıyordu. Odasından çıkarken kendi kendisine "Ağlamayacağım" diye söz vermiş olmasına rağmen, Mustafa'nın yüzüne bakarken göz yaşlarına hakim olamadı. "Kardeşim" dedi ve Atatürk'ün naaşı üzerine kapanıp, naaşın etrafında nöbet tutan generallerin ve odadaki insanların şaşkın bakışları arasında hıçkır hıçkıra ağladı?

(Afgan Kralı Amanullah Han'ın Atatürk'ün naaşını ziyareti. 16 Kasım 1938)

***

Fotoğraf: 25 Mayıs 1928, Gazi Paşa'nın Çiftliği / Atatürk Fotoğrafları Kolleksiyonu

Tarih: 10/11/2017
958 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri