Yazdır Arkadaşına gönder
Kısa kısa...
Ayşe Başak Kaban
Ayşe Başak Kaban
Diyarbakır- Bursa

Pazar günü maçın ilk dakikalarında durum kendini belli etmişti. Yan koltukta oturan Ferah’a, “Bitmez bu maç” dedim. Evin erkekleri çalışma odasında dalış ekipmanları sitelerini gezmekte, kadınlar maç izlemekte.

Sahadan gelen sesler ciddi anlamda asap bozucu. Bursalı futbolcular her korner atışını yerden kullanmak zorunda zira dik duramıyorlar. Kafalarının üstünde polis kalkanları. Sahaya pet şişe değil, yumruk kadar taşlar atılmakta. En sonunda yardımcı hakemlerden biri de ensesine taşı yiyip, yerlerde yuvarlanmaya başlayınca, “Tamam...” dedik, “Maç tatil edildi”...

Ertesi gün ve daha ertesi gün köşe yazarlarının yorumları yine siyasi görüşlerinin ışığı altında yayınlanmakta. Suçlu Bursa taraftarı ilan edildi. Nedeni de basit, ilk maçta Diyarbakırlılara, “PKK dışarı...” diye bağırmışlar. Bağırmışlar mı bağırdılar. Hadi onlar bir eşeklik etti de, Diyarbakır izleyicisi neden centilmen olamadı? Neden hep ezik duruma düşen öte taraf oluyor? Ötekinin hakkını verelim derken, berikinin istismar edilmesine kim karşı çıkacak?

Görüntüleri izledik. Gece otel önünde savaş tamtamları çalanlar mı ararsınız, ölüm sloganları atanlar mı ararsınız? Allahtan Bursa taraftarı Diyarbakır’a götürülmedi. Kazayla orada olmuş olmalarını düşünmek bile istemem.

İzmir’de DTP konvoyuna atılan taşlar yüzünden adımız faşiste çıktı da, şimdi Diyarbakırlı'ya ne demek gerekiyor? Onlar da Kürt faşizanlığı yapmıyor mu?

Yalanlar üzerine

Tarafız tarafların başyazarı buyurmuş; “İnsanlar da “yalanların doğru olduğuna” inanacakları bir eğitim sisteminden, büyük bir “beyin yıkama” ayininden geçirilmişler.”

Bunu ne için söylüyor; Ermeni, Kürt ve Kıbrıs meselesi için. Tüm dünyanın, sözde Ermeni soykırımına, Kürtlere haksızlık yapıldığına, Kıbrıs’ta haklı olmadığımıza inandığını, sadece bizim bunların tam tersini söylediğimizi yazıyor.

Bu düz mantıkla yola çıkarsak, tüm dünya Mustafa Kemal Atatürk’ün yüzyılın lideri olduğuna inanıyor Sayın Altan, o zaman sizde bu konudaki saldırılarınıza ve arsızlığınıza bir son verin artık.

Ayşe Arman- Perihan Mağden

Ben Ayşe Arman’ı severim. Türkiye’nin en iyi röportajcısıdır kendisi. Türkiye’de kadınlar içinde önemli şeyler yapmıştır. Belki kendisi bile farkında değildir ama o, kadınlar için tabu sayılabilecek pek çok konuyu yıkmaya çalışmıştır yazılarında. Çatır çatır sevişen bir kadındır.

Gay hakem röportajı ile ödülü de almış başucuna asmıştır. Münevver Karabulut cinayetinin sessizleşmeye başladığı dönemde genç kızın babası ile yaptığı röportaj ile konuyu yeniden Türkiye gündemine sokmayı başarmıştır. Bu nedenle ayrı bir ödülü hak eder.

Seksidir, sevimlidir. Çok kişi, ‘hiç sevmem ve okumam,’ der ama gizli gizli okur. Belki de meslektaşları tarafından en kıskanılan Havva kızlarından biridir. Ne demiştir Ayşe son yazısında; “Perihan Mağden çok iyi bir yazardır ama kişiliği beş para etmez.”

Bazı köşe yazarları durumu fırsat bilip, Ayşe’nin kanatlarını yeniden ateşe tutmaya başladı. “Vay o ne biçim söylem...”

Ben Perihan Mağden’i sevmem. Kendisi ile barışık olmayan ve sürekli birileriyle dalaşan bir insanmış gibi geliyor bana. Paçalarından negatif enerji akıyor sanki. Köşe yazarlığı yaptığı zamanda Türkçe'yi katledişi de cabası...

Senem - Murat ve Masum

İzmir’in iki güzel insanı... Senem ve Murat’ın Güzelbahçe’de sokakta baktıkları dünya güzeli, iyi huylu bir köpek Masum. Senem, iki gündür kayıp olan köpek Masum’u ararken, tüm insanların tüylerini diken diken edecek bir olaya tanık oluyor. Kendi evinin ilerisinde kullanılmayan bir evde bir adamın olduğunu fark ederek kapıyı çalıyor ancak açan olmuyor. Adam içeride Masum’a tecavüz ediyor. Durumu fark edince eşi Murat’a haber veren Senem’in sayesinde şahıs yakalanıyor. Polise teslim ediliyor ancak kişi serbest bırakılıyor.

Bu adam şu an İzmir sokaklarında dolaşıyor. Bizim aramızda, çocuklarımızın oyun alanlarında, okul önlerinde... Belki yeni bir köpek bulma umuduyla veya küçük bir çocuk...

Senem ve Murat bu işin peşini bırakmamak, sapığın ceza görmesini sağlamak ve bir başka canlının daha zarar görmesine engel olmak için bir kampanya başlatmışlar. Ellerine sağlık. Yüreklerine sağlık. İlgilenenler aşağıda ki linkden bilgi alabilirler. Unutmayın ki hayvanlara yapılan işkence ve kötü davranışların bir sonraki adımı çocuklardır.

http://www.hayvansevergazetesi.com

Masum köpek, ağır kanamalı olarak bir klinikte tedavi ediliyor. Ancak ciddi bir travma geçiriyor.

Tarih: 11/3/2010
10131 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri