Yazdır Arkadaşına gönder
Kent ve sanat kültürü 9
Oğuz Adanır
Oğuz AdanırAntik Çağ Olimpus tanrı ve tanrıçalarıyla ölümlüler arasındaki haset, kıskançlık öykülerinin sayısı belli değildir.

Kınalızade Ali Efendi Kanuni Sultan Süleyman’ın hükümdarlık yaptığı 1560’lı yılarda içinde yaşadığı toplumun en önemli olumsuz özelliğinin haset olduğunu söylemektedir. Ona göre o dönem toplumunun çok iç içe yaşamasından kaynaklanan bu rahatsızlığı tanrı bile engelleyememektedir ki, bir bakıma bunun benzer görünümler sunan günümüz toplumlarının önünü kesen temel unsurlardan biri olduğunu kabul etmek gerekir.

Böyle bir giriş yapmamızın nedeni bu metinde sözünü edeceğimiz projenin birden çok yerel belediyenin katkısını zorunlu kılmasıdır. Akıl çağında yaşıyorsak hasedin sona ermesi ve olumlu, paylaşımcı, yapıcı bir rekabet ortamında herkesin çıkarına olabilecek projeler üretilerek topluma sunulması ve örnek olunması gerekmektedir.

***

İzmir’in güneyine inmeye başladığınız andan itibaren karşınıza örneğin, Metropolis, Klaros, Efes, Milet, Priene, Didim gibi çok önemli antikçağ kentleri ya da yerleşim yerleri çıkmaktadır. Bu kentlerin hemen hepsinin ortak özellikleri bölgedeki inançlarla ilgili çok önemli ritüeller ve şölenlerin gerçekleştirildiği mekanlar olmasıdır.

Öte yandan kültür turizmi ülkemizde de yaklaşık 15-20 yıldan bu sürdürülen bir uygulamadır. Dolayısıyla kültür, sanat ve turizmin bu yöre yönetimlerinin katkıları ve bir koordinasyon merkezi kurmalarıyla birlikte çok önemli bir yön değişikliğine uğrayacağını ve turizm mevsiminin olduğundan daha da uzun sürmesine hizmet edeceğini düşünüyorum.

Şöyle ki, önce bu antik kentlerin her birinin aşağı yukarı aynı ya da yakın dönemlerdeki yapılaşmalarının toplu halde yer alacağı birer maketinin bulunduğu bir alan tespit edilmesi ve bu maketlerin olabilecek en sağlam malzemeden en kısa süre içinde inşa edilmesi gerekiyor. Örneğin 1/10 boyutlarında gerçekleştirilecek bu maket kentler rehberlerin (zaman zaman konu ve bölge uzmanı öğretim üyeleri, araştırmacıların katılımıyla, vs) ziyaretçilere ön bilgiler sunarak onları bu sitleri ziyaret etme konusunda heyecanlandırmalarına yol açabilir.

Kişisel fikrim, bütün bu maketlerin Metropolis kazı alanı yakınında bulunmasının iyi olacağı yönündedir. Bu sitleri ziyaret edecek insanlar Gümüldür, Kuşadası gibi sahil şeridinde kalıp belli mevsimlerde deniz ve güneşten de yararlanabilir.

Bu sitlerin en önemlilerinden biri Klaros olup antikçağda yakın ve uzak bölgelerin en önemli kehanet merkezlerinden biridir. Bu dönemde gerçekleştirilen törenlerin oldukça ayrıntılı bir şekilde tespit edildiği söylenebilir. Dolayısıyla bir yandan maketler üzerinde sürecin nasıl işlediğini anlayan ziyaretçi bizzat gerçek mekanı gördükten sonra ziyareti sırasında bu konuları içeren Yunan antikçağ oyunlarını izleyebilir. Bu oyunlar örneğin, Metropolis, Efes, Milet de sergilenebilir. Bu konuda Yunanistan ana kara ya da adalardaki tiyatro ve müzik gruplarıyla işbirliği yapılabilir. Bir haftalık bir ziyaret süreci içinde her grubun bu türden bir etkinliğe katılması sağlanabilir. Daha büyük topluluklara ulaşılması durumunda gerek Klaros gerekse Milet’te antikçağ dönemi kurban törenleri yeniden canlandırılabilir.

Örneğin, Klaros’un geçmişte oynadığı rolü anlayabilmek için bu kutsal mekana Akdeniz’deki birçok kentten özel seçilmiş bakir ve bakirelerin gönderildiği, bunların rahipler tarafından kabul edilmesi (tabii ki uygun armağanlar sunulması koşuluyla) durumunda beklentinin o kentin gelecekte bir felakete uğrayıp uğramayacağının bilinmesi, kentin genel anlamda talihli, uğurlu bir yer olup olmayacağının söylenmesi yönünde olduğu görülmektedir.

Klaros, bütün yıl boyunca hemen hiç durmadan boğaların, koyunların, keçilerin belli ritüellere uyularak kurban edildiği bir yerdir. Milet bütün yakın, uzak coğrafyada aynı tanrılara tapan insanların yılın belli dönemlerinde bir araya gelerek gerçekleştirdikleri görkemli ritüellerin, törenlerin yapıldığı bir yerdir.

Dolayısıyla bu antik sitler bir yandan ziyaretçinin maketler aracılığıyla o kentlerdeki gündelik yaşamı gözünde canlandırmasını sağlarken diğer taraftan o çağ insanlarının zihniyetini anlamalarına ve bugünle karşılaştırmalar yapmalarına neden olacaktır.

Dünyanın nasıl bir yer olduğunu, bu bölgede yaşamış insanların nasıl bir evrim sürecinden geçtiğini merak edenler bütün bu soruların yanıtlarını alabileceklerdir. Sağlam bir koordinasyon merkezi, iyi bir örgütlenmeyle yalnızca tiyatro ve müzik değil aynı zamanda o çağda gerçekleştirilen tüm ritüellerin tabloları, heykelleri ve yalnızca bu antik sitlere özgü değişik hediyelik eşyaların anı olarak götürülmelerini sağlayacaktır.

Daha önce de söylediğimiz gibi bölgemiz ve daha genelinde ülkemiz tarihi ve turistik anlamda bir altın madeni üstünde oturmakta, ancak bu hazineyi nasıl paylaşacağını bilememektedir. Bu konuda hızlı davranılması, hızlı kararlar alınması ve yaşama geçirilmesi gerekmektedir. Burada da herkesin aynı iradeye boyun eğmesi durumunda herkes kazançlı çıkacak ve mutlu olacaktır. Yeter ki istensin.

Fotoğraflar Klaros Bilicilik Merkezi Arkeopark Projesi'nin http://www.klaros.org alan adlı web sitesinden alınmıştır.

Tarih: 21/7/2014
7824 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri