Yazdır Arkadaşına gönder
Kaliteli bir insan mısınız?
Konuk Yazar
Konuk YazarErkan Yardımcı
Marka ve iletişim danışmanı


Kaliteli bir insan olup olmadığınızı merak ediyor musunuz? Böyle bir merak içerisindeyseniz bu sorunun cevabını bulmayı çok da fazla kendinize dert etmeyin. Düşüncemi önceden söylemeyi, sonrasında gerekçelendirmeyi severim. Yine öyle yapacağım: " Kaliteli İnsan" diye bir tanım olmaz.

"Kaliteli İnsan" terimi Toplam Kalite Yönetimi anlayışının yaygınlaşması sonucunda ağırlıkla IK çevrelerinde sıkça kullanılır hale geldi. Elbette daha sonra da günlük dilimize yerleşiverdi. Günlük dilde olur olmaz kullanılan birçok terim, kavram gibi bu terimde sıkça kullanılmaya başlandı. Ben burada günlük dilde kullanımına pek girmeyeceğim. İş hayatında, özellikle de bir performans sistemi var olan işyerlerinde, hem işverene hem de çalışana oluşturduğu olumsuzluklar, daha doğrusu "çalışma ortamı"nda doğurduğu riskler üzerinde duracağım.

Elbette önce, "Kaliteli insan" şeklinde bir terim ya da tanım neden olmaz onu açıklığa kavuşturalım. Bu tanımlamanın iki ucundaki kavramda "birlikte bir tanım oluşturmalarını" mümkün kılmaz. İlk kavram yani "Kalite" tanımı gereği (beklentileri karşılaması ve bunu bir süreklilik halinde yapması) statikliği ve standartlığı gerekli kılar. İkinci kavram ise (insan) dinamiktir ve standardize edilemez(Amorf ve grift)dir. Aslında A, A?dır şeklinde yapılan tanımlamaların dışındaki tüm tanımlarda (A, B?dir gibi) eksiklik kaçınılmazdır. Yani tanım hem A?ya ilişkin hem de B?ye ilişkin birçok unsuru dışarıda bırakmak zorunda kalır. Biz A A?dır. Şeklindeki tanımlamaların pek fazla işimize yaramaması nedeniyle bu eksikliği bilerek A B?dir. Şeklindeki tanımlamalarla iş görürüz. A, B?dir şeklindeki tanımlamalar birçok eksiklik barındırmasına rağmen hiçbir zaman tanımın iki tarafındaki terimlerin ifade ettiği şeyin özniteliğini eksik bırakmaz. İşte bu olmazsa olmaz mantık kuralı gereği "Kaliteli İnsan" şeklinde bir tanım olmaz. Bu tanım "insani öznitelikleri" yok sayar. Biraz daha somutlayalım:

İnsan derken aslında "kişi" deriz. Hem "kişi"den bahsederiz hem de onları kaliteli olmakla belli bir standarta ve statikliğe mahkûm etmeye çalışırız. Oysaki, her biri farklı karakter, yetenek, öğrenim düzeyi vb özelliklere sahip farklı kişilerden bahsederiz ve onları "kişi" yapan bu öznitelikleri yok saymış oluruz. (Elbette IK departmanları işe alım sürecinde asgari şartlar konusunda çeşitli değerlendirmeler yapıyorlar. Bu değerlendirmeler sonucunda işe kabul edilenlerin ne kadar derin değerlendirmeler yapılsa yapılsın farklılıkları olduğunu söylüyorum. Hatta daha da ileri giderek aynı kişinin farklı zaman dilimlerinde farklı özelliklere sahip olduğunu da hatırlatabilirim.)

Bu tanımla aslında farklı kişilerden istikrarlı bir şekilde beklentilere uygun tutum ve davranışlar gerçekleştirmesini arzu ederiz. Böyle bir arzu duymak yanlış değildir. Yanlış olan bu sorumluluğu "Kaliteli İnsan" tanımı çerçevesinde "kişi" üzerine yıkmaktır. Baştan aşağıya yanlış olan bu paradigma yöneticiye sorumluluktan kurtulma rahatlığı sağlarken organizasyonlara çok büyük zaman, iş ve para kayıpları yaratmaktadır. En önemlisi de iş süreçlerinde ve performans sisteminde kronikleşmiş organizasyonel hataların fark edilmesini engellemektedir. Bu nedenle bakış açısını "kaliteli insan" bulmaktan, " Kaliteli İş Ortamı" oluşturmaya çalışmak şeklinde değiştirmek gereklidir.

İnsanın en önemli özelliklerinden bir uyumdur. İnsan uyum gösterir. (oryantasyon, adaptasyon) İyiye yada kötüye. İyi bir ortam kurabilirseniz kişi buna uyum sağlamaya çalışacaktır. Bunun için çaba harcayacak, özen gösterecektir.

İnsanın bir diğer özelliği de toplumsal olmasıdır. Her ne kadar kendi benliğimizi kurmaya, yaşatmaya çalışsak da hiçbir zaman içerisinde yaşadığımız toplumu ya da sosyal grubu yok saymayız. Çoğu kez bireysel olarak farklı düşünsek de grubun ortak tutumuna uygun hareket ederiz. (konformite) Dolayısı ile organizasyonun kültürüne, değerlerine, ahlak ilkelerine ve adilliğine olan genel inanç kişinin bu genel kabule uygun tutum geliştirmesine yol açacaktır. Kimse sosyal dışlanmanın vereceği acı ile baş etmek zorunda kalmak istemez.

Kaliteli-Kalitesiz ayrımını yapacak olan birileri illaki olacak. Bu ayrımı yapanların etrafında gözde olanlar ve gözde olmaya çalışanlar bulunacak, bu kişiler en az bir grup oluşturacak. Bu grup asiller olarak birbirlerini sürekli olumlayacak ve birbirlerinin hatalarını kapatacak veya göz ardı edecek. Birde gözde olamayanlar ve gözden düşenler olacak. Bunlar da en az bir sosyal grup oluşturup benzer bir turum içerisine girecekler. Bu iki karşıt grup motivasyonlarını, enerjilerini zaman içerisinde sadece bu karşıtlıktan alır hale gelecekler. Bu durumda ortamda sürekli bir çekişme ve çekiştirme olacak ve bu çoğu kez işin, üretimin önüne geçecek. En önemlisi de iş süreçlerinin olağan akışını engelleyen tutumlar gelişecek. Böyle bir ortamda iş süreçlerinin verimliliğini olumsuz yönde etkileyen aksaklıkları tespit etmek mümkün olmayacak.

Kaliteli insandan güçlü self motivasyon beklenir. Motivasyon insanı harekete geçiren iç enerjidir. İnsanın kendi içinde, iç gerekçelerle ürettiği bu harekete geçme enerjisine self motivasyon deniyor. Yine insanın kendi içinde ürettiği ancak dış gerekçelerle ürettiği harekete geçme enerjisine de dış motivasyon deniyor. Kişinin iç motivasyonu ne kadar güçlü olursa olsun dışarıdan motivasyon kırıcı etkilere maruz kalıyorsa self motivasyonunu sürdüremez. (Elbette "normal" olarak!) Dolayısıyla ödül, takdir ve değerlendirmede adaletli bir performans sistemi motivasyonun sürekliliği için şarttır.

İnovatif fikirlerin çoğu ilk aşamada saçmadır. Bu saçma fikirler başka kendisi kadar saçma fikirlerle çarpışır ve bu çatışma ya da çağrışımlardan daha olgun fikirler doğar. Bu kısmen olgunlaşmış fikirler denemelerle uygulanabilir bir fikir haline gelir. Kaliteli insan ? kalitesiz insan nitelemesi baskısı altında olan kişi riske girmez. Dolayısı ile "saçma" sayılabilecek fikirler üretemez. Aklına gelse bile paylaşmaz. Hep mükemmel bir fikir peşindedir. Bu da şirket inovasyonuna ket vurur.

Kaliteli iş ortamı ve Kaliteli insan çerçevesinde birçok açıdan "kalite" meselesini değerlendirmiş olduk. Eksik kalan yönlere diğer yazılarımda da değineceğim. Organizasyonun yönetim anlayışının iş kalitesi ve verimlilik açısından ne kadar önemli olduğunu anlamaya çalıştık.

Sevgilerimle...

Tarih: 12/2/2016
5194 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri