Yazdır Arkadaşına gönder
Kalıcı demokrasi kültürü 5
Oğuz Adanır
Oğuz AdanırFransa’nın Brötanya bölgesi ve Korsika adasında neler olduğuna bakalım ve gördüklerimizi aktaralım. Ülkenin Batısında yer alan Brötanya bölgesinde 1970’li yıllarda önce Brötanya Özgürlük Cephesi ardından Devrimci Brötanya Ordusu gibi bir örgütlenmeyle karşılaşmakla birlikte insanları öldürmeye yönelik şiddet hareketi yok denilecek kadar az olmuştur. 1980’lerde ortaya Monarşist Brötonlar çıkmış ve Fransız Devrimi dönemindeki özerkliği savunmaya başlamışlardır. 2000’li yıllardan bu yana aşırı sağ politik örgütlenmeden ulusçu-komünist bir konumu savunanlara kadar birçok irili ufaklı Bröton politik gruplanmayla karşılaşılmaktadır.

Günümüzde mevcut Ulusalcı Brötonlar ya da Politik Brötonlar Hareketinin Galler ya da Bask bölgesinde karşılaşılan “resmi” nitelikte ulusalcılık anlayışından farklı olduğu belirtilmektedir. Brötanların çoğunluğu bölgesel özerklik yanlısıyken ihmal edilmeyecek bir grup da bağımsızlıktan yana tavır koymaktadır. Buna karşılık bölge ulusal meclise Bask, Katalunya, İskoçya ya da Galler’de olduğu gibi önemli sayıda milletvekili gönderemediği için mevcut durumda herhangi bir önemli gelişme olmamaktadır.

Demokratik Bröton Birliği (UDB) yüzde beş barajını nadiren aşabilmektedir. Genel seçimlerde (2007) yüzde 2.81 oranında, yerel seçimlerdeyse (2008) yüzde 5’ten fazla oy almıştır. Özerklik yanlısı Brötonlar bu parti üyesi olup bölgesel aday çıkartabilen tek parti UDB’dir. Bunun dışında kalan yapılanmalar politik açıdan dikkate alınabilecek ölçüde değildir. Unutulmaması gereken önemli bir nokta varsa o da Brötonların daha İkinci Dünya Savaşı sonrasında politik militanlık hareketlerini mahkum etmeleri ve sorunun kültürel bir temel üstüne oturtulmasından yana tavır koymalarıdır.

Gerek Fransa içi gerekse Fransa dışına önemli miktarda göçmen gönderen bu bölgenin bitmek bilmeyen yoğun bir işsizlik sorunuyla karşı karşıya olması nedeniyle gençlerin yerel politik yapılanmalara çok fazla ilgi göstermedikleri önceliğin karınlarını doyurma olduğu görülmektedir. Dışarıdan bakıldığında küçük çaplı fanatik örgütlenmelerin varlığına karşın bugün Brötanya’da yaşayan Brötonların en önem verdikleri sorunun kültürel bir sorun yani Brötoncanın unutulmaması olduğu söylenebilir.

1950’li yıllarda yerel dillerin okullarda öğretilmesine karşın Brötonların büyük ölçüde Fransız toplumuyla bütünleşmeye çalıştıkları ve bu dili büyük ölçüde ihmal ettikleri belirtilmektedir. 1990’larda özellikle yaşlı Brötonların dilin unutulmasını istemedikleri görülürken, 2007 nüfus sayımına göre 4.365.000 kişinin yaşadığı Brötanya’da Merkezi yönetim yerel yönetimleri maddi olarak destekleyerek Brötoncanın öğretilmesine katkıda bulunmayı önermektedir. Verilecek bu maddi desteğin dilin öğretilmesi konusunda nasıl değerlendirileceğine müdahale etme gibi bir tavır sergilenmemektedir.

*

Korsika’ya gelince yaklaşık 310.000 kişinin yaşadığı bu güzel adada 2008 yılında yapılan bir araştırmaya göre insanların yüzde 89’u bağımsızlıktan yana tavır koyarken, bunların yüzde 59’u ulusalcılığa hayır dememektedir. Ancak başta ulusalcıların büyük bir çoğunluğu olmak üzere insanlar adanın bağımsızlıktan çok genişletilmiş özerk bir konuma sahip olması düşüncesine daha yakın durmaktadırlar. Adalıların ulusalcılıktan yana neden tavır koyduklarının yanıtıysa nüfusun yüzde 51’inin alım gücü sorununun bu şekilde çözülebileceğine inanmasıdır. Korsikalıların büyük bir çoğunluğu mevcut sorunları hükümetlerin yanlış politikalarına bağlarken küçük bir bölümü de Ulusalcılardan kaynaklandığını düşünmektedirler.


1768 Versailles antlaşmasıyla ada Cenovalılar tarafından Fransaya teslim edilmiş olup, o tarihten günümüze Fransa’nın egemenliği altındadır. 1957-1965 yılları arasında adaya Cezayir Savaşı sırasında ve sonrasında çok sayıda göçmen yerleştirilir. Bu olaydan sonra 1965-1970 yılları arasında ada halkı önce bölgesel haklar sonra özerklik hakkı ister ve arkasından ulus olarak tanınma talebinde bulunur. Bu taleplerin ardından şiddet olayları başlar.

1976’da Korsika Ulusal Özgürlük Cephesi kurulur. 1982 yılında Korsika özerk bir bölge statüsüne kavuşur ve ilk yerel meclis üyeleri seçilir. Ulusçular 1992 yılında ilk kez oyların yüzde 25’ini alır. Şiddet olayları ve politik tartışmalar sürüp gider. 2006 yılında yapılan bir referandumda adada yalnızca tek bir topluluğun yaşaması önerisi büyük bir çoğunlukla ret edilir.

Sol ve sağ partilerin yer aldığı Korsika’da 2010 yılında yapılan bölgesel seçimlerde ulusalcılar ilk kez yüzde 36 oranında bir oya sahip olurlar. 2013 yılında yapılan bir oylamada ada sakinleri Korsika dilinin resmi dil düzeyine çıkartılmasını onaylarlar. Ancak bunun için Fransa Cumhuriyeti'nin anayasasında değişiklik yapılması gerekmektedir.

Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, kendisiyle Korsika konusunda 2012 yılında yapılan uzun bir görüşme sırasında Korsikalıların en büyük sorunlarının işsizliğin yanı sıra hayat pahalılığı ve çocukları için iyi bir gelecek beklentisi olduğunu bildiğini, dolayısıyla toplumsal başarı, ekonomik ve eğitim sorunlarının çözümüne öncelik tanıyacak politikalar güdülmesi yönünde çaba göstereceğini söylemiştir.

Sonuç olarak Brötanya ve Korsika’da yaşayan yani bu bölgelerde yoğunlaşmış Fransa Cumhuriyeti yurttaşlarının sergiledikleri tavır Fransa’dan radikal bir şekilde kopmak yönünde değildir. Hatta Brötonların büyük bir çoğunluğunun kesinlikle böyle bir sorunu olmadığı, Bröton dili ve kültürünün sürdürülmesinin onlar için yeterli olacağı görülmektedir.

Buna karşın pek çok kez değişik topluluklar tarafından istila edilmesi nedeniyle tarihsel anlamda daha karışık bir etnik yapıya sahip olduğu söylenebilecek Korsikalıların bir kısmının sorunu etnik yapıdan çok bu farklı etnik grupları bir arada tutan ya da tutabilecek Korsika dili ve ulus kavramı üzerinde odaklamaya çalıştıkları görülmektedir. Oysa ada halkının büyük çoğunluğu görünüşe göre Fransa’dan kopmaktan yana değildir.

Dolayısıyla burada yerel politikalar ve politikacıların çıkarlarıyla ada halkının tümünün düşüncelerinin örtüşmediği anlaşılmaktadır. Özetle Fransa’nın yaşadığı ve içinde bulunduğu durumun nedenleri de yine Türkiye’de yaşananlarla birebir örtüşmemektedir.

Tarih: 9/9/2013
6418 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri