Yazdır Arkadaşına gönder
İZSU’nun umut öğüten bürokrasisi
Ercan Sever
Ercan SeverKimin yolu kesişmez ki bir kamu kuruluşu ile. Tapudur, harçtır, belediyedir... İşte o zaman başlar modern çağ işkencesi. Yaptığınız en basit başvuru için bile istenen belgeler liste halinde adeta bir ferman gibi önünüze atılır. Annemizin kızlık soyadının sorulmasına alışığızdır da neredeyse ananızın nikahını belgelemeniz istenir. Yani oracıkta sorsanız; “ Ya arkadaş neden isterseniz bunca belgeyi ?” diye emin olun tatmin edici yanıt alamazsınız.

Kanal belgesi mi, kutsal metin orjinali mi?

Geçenlerde yeni taşındığım evimin su aboneliğini inşaattan konuta dönüştürmek için başvurduğum belediyeden upuzun bir "gerekli belgeler” listesi aldım. İstenilen bazı belgeleri almak için diğer bazı kamu kuruluşlarına başvurmanız gerekti. Her başvurunuzda muhatap olduğunuz memur size ayrı bir belge listesi veriyor. Yani istenilen belgeler mitoz bölünme gibi geometrik çoğalıyor. Siz her bir belgeyi temin ettiğinizde, hedefe bir adım yaklaştığını düşündüğünüz anda yeni bir belge talebi ile karşılaşıyorsunuz. İZSU'nun konut aboneliği için istenilen belgelerin arasında kanal belgesi diye bir belge var ki o gün bugündür hayatımın kızıl elması oldu. Haftalardır o belgeye sahip olmaya çalışıyorum. Gözümde o kadar büyüdü ki, kanal belgesi benim için kutsal metinlerin orijinali değerinde. İstenilen ortalama 2000 TL bile umursamıyorsunuz. İlla ki o belge.

Kanal belgesini almak için yaptığımız başvuru sonrasında bir İZSU görevlisi bizim talebimizi takip etmeye başladı. Keşif ve tespit için evimize iki defa geldi. Tabi bu çok kolay olmadı. Görevli memurun uygun zamanında size de uygun olacak bir zamanda, tespit amaçlı eve getirmeniz ağır bir performans gerektirdi. İZSU'ya gidip gelmeler, yoğun telefon trafiği. Aşamalar geçiliyordu ancak İZSU konut aboneliği benim için hala uzak bir hedefti.

Toprak kazdık, çiçek söktük sanki cephanelik aradık

Talebimiz ile ilgilenen memurun ilk ziyaretinin mutluluğunu yaşarken karşımızda İZSU görevlisinden ziyade sanki uluslar arası istihbarat servisi elemanlarına taş çıkartacak milli istihbarat elemanı ile karşılaştık. Tek hedefi su aboneliğini inşaattan konuta dönüştürmek isteyen ve her adımı yasal çerçevede atan bir vatandaşa yönelik abartılı araştırmanın, daha yoğun incelemenin henüz ilk bölümü olduğunu öğrenince umutlarımız kırılmaya başladı. İZSU görevlisi tekrar geleceğini belirterek ilk buluşmamızı bitirdik.

İZSU görevlisi ile ikinci kutlu buluşma

Israrlı telefon görüşmelerimizin ardından İZSU görevlisi ile kutlu ikinci buluşmamızı gerçekleştirdik. Toplam 200 metrekare arsa içine yapılmış mütevazi evimizde bir önceki araştırmasını aratmayacak derin incelemesine devam etti. Memurun talimatları ile bahçeyi kazdık, binbir emekle büyüttüğümüz çiçekleri söktük. Logar değil de faile meçhulde kullanılmış ve toprağa gömülmüş silah ve mühimmat araması yapıldığını zannettik.

İZSU görevlisi derin araştırması sonucunda istenilen belgelere yenilerini ekleyerek bunları temin etmemizi istedi. Bizden talep edilenler illa ki yasal olanıdır. Buna itirazımız yok. Sadece bu kadar belge bu kadar yıpratıcı bir süreç şart mıdır? Benim İZSU'ya abonelik mücadelem anlaşılan o ki bir süre daha devam edecek

Mevcut yapıların neredeyse yarısının kaçak olduğu bir ülkede her adımı yasal olma kaygısı ile atan bir vatandaşa yönelik bu yaklaşıma ancak çağdaş işkence denebilir.
Merak ederim İZSU kurmayları, belediye yönetimi umut öğüten süreci çağa uyduramaz mı? Neden belediyeden istenen her evrak ve talebe eziyet ile karşılık verilir. Dosya dosya talep edilen evrakların hangileri gerçekten kullanılacak, işlev görecek. İnsanı devre dışı bırakan belediye bürokrasisi yurttaş bezdiren öğütme makinesi olmamalı. Belediye uygulamaları, kayıt dışına yönelenleri teşvik etmemeli,
sistem içinde kalmak isteyen yurttaşları kucaklamalı.

Tarih: 30/8/2010
6707 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri