Yazdır Arkadaşına gönder
İzmir size dar gele...
Ayşe Başak Kaban
Ayşe Başak KabanHayatta tahammül edemediğim pek az şey vardır. Ama kesinlikle tahammül edemediğim tek bir madde söyleyebilirim size; yaşlı insanlara, çocuklara ve hayvanlara yapılan her türlü kötü muamele... Mümkünü yok; ne sabırlı olabilirim, ne anlayışlı ne de duygudaşlık kurmaya çalışırım. Hayatta bir tek bu üç gruba yapılan herhangi bir olumsuz davranış karşısında geri adım atmam. Tüm hümanist bakış açım yerle bir olur, gözüm döner, içimde sakladığım o yabancı açığa çıkar. Mazlumlara karşı yapılan her hareketin karşısında bir canavar besliyorum, etlerini parça parça koparmak istiyorum. Ayıp mı bana?

Çocuklar, yaşlı insanlar ve hayvanlar... Dünya bu üç grubun masumiyeti üzerinde dönüyor. Hala iyilik daha kabul görür bir kavramsa, hala birilerinin vicdanı varsa, hala küçük çaplı mucizeler yaşanıyorsa onların duaları sayesinde.

Bizim insanlığımız onlarla test ediliyor. Onların çıkarsız sevgileri ile. Bir çocuğun gözlerinde sevinç pırıltıları yayabiliyorsan, yaşlı bir insanın kırış kırış olmuş göz çevresinde bir gülücük açtırtabiliyorsan, aç bir hayvanı koruyup besleyebiliyorsan o kadar insansın işte. Bu kadar işte; iki kere iki dört... O kadar!

11 Ekim 2010 tarihi itibari ile bir takım internet sitelerine düşen güvenlik kamerası görüntülerini izlerken bir değil, iki değil, üç değil, onlarca kez kahroldum, kalbim parçalandı. Olayın İzmir Bornova’da geçmesi bir yana, faillerin İzmir’de okuyan üniversite öğrencileri olması bir yana, yaptıkları işi keyifle yapmaları ve bunu yaparken gözlerini kırpmamaları bir yana...

Bornova’da büfe işleten iyi yürekli bir insan Arda Damar. Bir küçük kedinin karnını doyuran ona su veren, başını okşayan bir dost yürek. Kedicik üşümesin diye hemen dükkanın önüne bir küçük karton kutudan ev yapmış ona. Havalar soğudu ya üşümesin minik kedi. Sabah besmelesi ağzında kepenklerini açmak için yaklaşıyor ekmek teknesine kaldırımda boylu boyunca yatan kafası ezilmiş kedicik. Ah Arda Damar, kim bilir neler hissetti, neler yaşadı? Allah sabır versin kendisine. Ama yaratan büyük işte, Arda Damar büfesinin emniyeti için bir güvenlik kamerası kurmuş, hemen bakıyor görüntülere kanı çekiliyor mutlaka, acı iniyor göğsüne, ağlayamamıştır bile.

Görüntü şu şekilde; ellerinde beyaz bir pitbulla gelen beş veya dört erkek kutunun yanına yaklaşıyor. Amaç belli kutudan çıkacak kediyi köpeğe parçalatmak. Ama kedi akıllı hayvandır, bir süre direniyor oradan çıkmamak için ama gücü yetmiyor yavrucağın. Zorla çıkarıyorlar ardından tekmeler savruluyor. Biri elinde köpeğin tasmasını tutan yaratık basıyor kedinin kafasına. Benzetme değil, bildiğiniz basma eylemi. Kedicik orada kalıveriyor. Bir süre sonra inceden bir kan sızıyor kaldırıma. Yaratıklar olay yerinden çekiliyor.

Sonuç bir ölü, dört katil... Ancak 5199 sayılı Hayvan Hakları Kanunu tüm kamuoyu baskılarına rağmen hala Türk Ceza Kanunu kapsamına alınmadığı için yapacak fazla bir şey yok. Belki kabahatler kanununa göre para cezası alabilirler.

Ama sosyal paylaşım sitelerinde, başta Ekşi Sözlük ve Facebook olmak üzere kıyametler kopuyor. Orada ki genç insanları, onların yorumlarını, çabalarını gözlemledikçe umutlu olmamak elde değil. Var olun çocuklar...

Konun bir başka boyutu da sadece hayvanları değil insanları da ilgilendiriyor. Faşizan bir söylem olacak belki ama, umurumda değil; haberlere bakılırsa bu çocuklar Ege Üniversitesi öğrencisi. İzmir’de yaşıyorlar.

İzmir’de yaşayan Ege Üniversitesi mezunu bir insan olarak açıkça ifade edeyim ki utanç içindeyim. Ayrıca bu çocukların acilen tedavi altına alınması şart. Hem aynı üniversitede okuyan diğer çocukların can güvenliği hem de bizim can güvenliğimiz için bu kesinlikle gerekli. Bu yapılan vahşettir, caniliktir. Bunu yapanlar da canidir. Bir kediye üstelik hasta olduğu söylenen bir kediye bunu yapanlar çocuğa, kadına, yaşlı insana, kimsesiz olan sokakta yaşayan garibana...Veya trafikte yol vermediğiniz için sizi öldürebilirler, kızınız yüz vermediği için onu taciz edip, dövebilir, tecavüz edebilirler. Bugün hayvana yapan yarın insana yapar. Hayvan öldürmekle insan öldürmek arasında sadece bir adım fark vardır. Sadece bir. Bir sonraki adımlarında hedefleri siz olabilirsiniz.

Bu nedenle İzmir Valisi’ni, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nı, İzmir İl Emniyet Müdürü’nü ve duyarlı tüm İzmirli hemşerilerimi göreve davet ediyorum. Üç beş kuruş ceza ile yakalarını kurtarmalarına göz yummayalım, tedavi edilsinler.

Bu arada olayın en büyük ikinci mağduru Arda Damar’a sevilerimi iletiyorum. Sevgili Arda Damar, dilsizlerin duası hep seninle olsun. Olayın peşini bırakmayacak gibi görünen güzel insan Funda Ersoy’a, Ekşi Sözlük yazarlarına ve Facebook'ta bu vahşet karşısında bir şeyler yapmaya çalışan tüm güzel insanlara selam olsun. İyi ki varsınız, bir parça da olsa umut hala var.

Tarih: 11/10/2010
9612 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri