Yazdır Arkadaşına gönder
İzmir Seferad Kültür Festivali'nin ardından
Hediye Selda Yılmaz
Hediye Selda Yılmaz8-9 Aralık 2018 tarihlerinde, Tarihi Kemeraltı Çarşısı'nda, İzmir'de ilk kez Seferad Kültür Festivali düzenlendi. 8 Aralık'ta düzenlenen etkinliklerin tümüne katıldım. 9 Aralık'ta düzenlenenlere katılamadım.

Etkinliğin ilk duyurusunu görünce, "Bu bir devrim" dedim içimden ve çok sevindim. Bendeki heyecanın ve coşkunun kat be katını bu işi omuzlayanlarda görmekse beni daha da mutlu etti. Organizasyon komitesi içtenlik ve konukseverlikle sarmalanmış bir halde bu festivale emek vermiş. Buradan emeği geçen herkese ve katılımcılara teşekkür etmek istiyorum. Bu yazı bir teşekkür name olarak da okunsun istiyorum. Ayrıca kaçırdığım ikinci gün etkinlikleri için üzülmüyorum. Önümüzdeki yıl daha renkli ve güzel bir festivalde buluşacağız.

Gelelim bu festivalin nasıl mayalandığına...

2014 yılında Konak Belediye Başkanı, İzmir Sefarad Kültür Mirası Derneği yetkililerinin olduğu bir grup Polonya'nın Krakow şehrinde düzenlenen Yahudi Kültür Festivali'ne (Jewish Culture Festival) çağrılı olarak gitmişler. Bu festival düşüncesinin ana fikri Yahudi olmayan iki üniversitesinden çıkmış. "Şehrimizdeki Yahudi kültürünü tanımak ve tanıtmak istiyoruz" diyerek bir festival düzenlemişler. Bu gün bu festival dünyanın en önemli uluslararası Yahudi festivallerinden biri haline gelmiş.

Krakow'a giden İzmir ekibi festivalden çok etkilenmiş. Festival dönüşü "Biz bunu İzmir'de de yapabiliriz, yapmalıyız" demişler. 2014 yılında mayası ekilen festival düşü sonunda gerçekleşti.

İzmir Musevi Cemaati Vakfı tarafından organize edilen festivalle Sefarad Kültürünün tanıtılması ve yaşatılması amaçlanıyor. Başta Konak Belediyesi olmak üzere TARKEM, Kentimiz İzmir Derneği ve İzmir Sefarad Kültür Mirası Derneği'nin de destekleriyle bu yıl ilk kez gerçekleştirilen festivalin geleneksel ve uluslararası hale getirilmesi düşünülüyor. Festival iki güne yayılan etkinliklerle gerçekleşti. Ben yalnızca katıldığım etkinlikler ile ilgili görüşlerimi aktaracağım. Katılamadıklarımın da güzel geçtiğini öğrendim.

İlk etkinlik Tarihi Kemeraltı Çarşısı'nda Abacıoğlu Hanı'nda "Türkiye'de Yahudi Olmak / Bir Deneyim Sözlüğü" kitabının yazarlarından Raşel Meseri ile Asuman Susam kolaylaştırıcılığında gerçekleşen bir söyleşiydi. Merdivenlere kadar dolan salonda (birçok kişi de dışarıda kaldı) ilgiyle izlenen bir söyleşi gerçekleşti. Kitabın çıktığını biliyorum, ancak okumadım ve içeriği ile ilgili hiç bilgim olmamasına karşın yazılış yöntemi ve teknik ayrıntılarını öğrenince ilgimi çekti. En kısa zamanda okuyup inceleyeceğim. Kitap 72 kişi tarafında yazılmış. "Deneysel sözlük" formatı denilen ve Türkiye'de ilk kez düzenlenen bir formu var. Edebiyat severlerin ilgileneceğini umuyorum.

Arkasından Sinyora Sinagogu'nda gerçekleşen Hanuka Bayramı'nın sekizinci gün kutlamalarına tanıklık ettik. Haham Hazan okudu. Seferadlar ibadetlerini yaptılar. Mumlar iyi dileklerle yakıldı. Dini tören sonunda şarap dağıtıldı. Yeni haftanın güzel kokular içinde geçmesi için elden ele gezdirilen limonları tırnaklayıp kokladık. Büyük bir ilgi, saygı ve sevgi seli içinde gerçekleşen dini tören sonunda Popüler Sefarad Müziği dinletisi izledik.

Dinletiyi gerçekleştiren grup iki yıl önce kurulmuş. Edith Levi Danon, Nesim Bencoya, Ceni Misafir, Rıdvan Bazman, Selim Franko'dan oluşan amatör grubun amacı giderek unutulmaya yüz tutan geleneksel Seferad müziğini ve Ladino dilini yaşatmak. Çok iyi yapmışlar. Okudukları Ladino ve Aramice şarkıların hepsi birbirinde güzeldi. Finali de Türkçe bir ilahi ile yaptılar.

Hemen arkasından Algazi Sinagogu'nda İzmirli bestekâr, haham ve gazelhan İshak Algazi anısına, onun besteleri ile gerçekleşen konseri izledik. Burcu Göktürk, Çağlar Fidan, Mehmet Yalgın, Kaan Ulaş mikrofonsuz olarak İzhak Algazi'den eserler seslendirdiler. İzhak Algazi'nin doğup büyüdüğü semtte onun ailesinden kalan bir Sinagog'da anılması ayrı bir güzellikti. Böyle bir etkinlik ilk kez gerçekleştirilmekteymiş.

İzmir'de Sinagogların çatısı altında Yahudiler, Hristiyanlar, Müslümanlar, Ateistler, Aleviler yani İzmirliler hep birlikte şarkılar söyleyip dinledik. Bayram kutladık. Tüm bunlara tanıklık etmenin haklı gururunu ve onurunu yaşadım.

Böyle bir festival ilk kez gerçekleşiyor. İlk kez yapılıyor olmasının getirdiği bir takım öngörmeme durumları oluşmuşsa da bunu hiçbir önemi yok. Önemli olan bunu gerçekleştirmektir. Ben böyle bir festivalin İzmir'de gerçekleşmesinden çok mutluluk duydum. Dilerim ki bu festival "domino etkisi" yaratır ve tüm ülkemize yayılır. Böylece Türkiye'de yaşayan halklar birbirinin kültürünü öğrenir, birbirini anlar ve sever. "Öteki" değil "biz" oluruz.

Yazdıklarım barışa yol olsun...

Tarih: 10/12/2018
1784 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri