Yazdır Arkadaşına gönder
İyilik bu kapının ardında
Saadet Erciyas
Saadet ErciyasKonak Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü ilçedeki kadınların yaşamına dokunmayı hedefliyor

İzmir’de kadın nüfusun en yoğun yaşadığı ilçelerden biri olan Konak Belediyesi, kısa bir süre önce hizmete giren Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü ile Türkiye’de yerel yönetimler tarihinde bir ilke imza attı. Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş’ın öngörüsüyle kurulan müdürlük şimdiden Türkiye’nin bir çok iline örnek oldu. Kadın sosyal politikalar ve projelerden sorumlu müdürlüğün başına ise 33 yıldır belediyede hizmet veren ve çalışma alanını “sokaklar” olarak tanımlayan Meryem Sezgin getirildi.

Meryem Sezgin ile İzmir’de yağmurun şakır şakır yağdığı ve iş ortamının ender olarak sakin kaldığı bir günde, daha önce Semt Merkezi olarak kullanılan Konak 442 Sokak’taki tarihi binada bir araya geldik. Dezavantajlı semtlerdeki çalışmaları, müdürlüğün ilk hedeflerinden biri olan Eşitlik Birimi’ni, Kadın Sığınma Evi’ne ilişkin projeleri, tarihi binanın “kapısının ardındaki iyilikleri” konuştuk.

Kadın profili her bölgede farklı

Konak, İzmir’in en büyük ilçelerinden biri. Kadın profilinin neredeyse her mahallede farklılık gösterdiği ilçede 113 mahalleye hizmet götürüyor belediye. “Kadınların sokaklarında 24 saat güven içinde sokaklarında yaşadığı bir kent yaratmak” Sema Pekdaş’ın yönetimindeki belediyenin hedeflerinden biri. Her mahalleye bir kreş ve gündüz bakımevi hizmeti götürmek ve kadınların bir araya gelebileceği mekanlar yaratmak, ayrıca kadınların şiddete uğradıklarında sığınabilecekleri mekânlar, acil destek hatları, kadın sağlığı noktaları oluşturmak da hedefler arasında yer alıyor.

Meryem Sezgin’le en son 2010 yılında görüşmüş, belediyenin birçok semt merkezini gezmiş, kadınların yaşamına dokunan birimlerdeki çalışmaları kendisiyle birlikte yerinde görmüştüm. Bugün bünyesinde yedi semt merkezi bulunan Konak Belediyesi’nde yine kadın ve çocuk odaklı çalışmalar yürüttüklerini anlatarak söze başlıyor Meryem Sezgin. İlk sorum “113 mahalleye nasıl kreş ya da gündüz bakımevi kuracaksınız?” oluyor. Şunları söylüyor Sezgin:

“Her mahalleye kreş kurmak değil sözünü ettiğimiz aslında. Zaten belediye olarak kreş açamıyorsunuz ve her mahallenin kreş ya da gündüz bakımevi ihtiyacı farklı. Öte yandan mevcut semt merkezleri yetersiz. En az 20-30 semt merkezi daha gerekli. Bu merkezleri çocukların da gidebileceği, yaşlıların yararlanabileceği, engellilerin erişebileceği bir toplum modeli projesi gibi düşünüyoruz. Mersinli’de de yeni bir semt merkezi inşaatı sürüyor.”

Bizim çocuklar projesi

Belediyede kendi birimlerince yapılan tüm projelerin “bizim” kelimesiyle başladığını belirten Meryem Sezgin, çok güzel geri dönüşler aldıkları bir projelerinin de “Bizim Çocuklar” projesi olduğunu anlatıyor. Belediyenin “dezavantajlı bölgeler” içinde yer alan Ballıkuyu, İsmet Paşa, Gültepe ve Agora Semt Merkezi’nde, 250 çocuk ve 250 anneyle gerçekleşen eğitim çalışması sürecinde yaşananları şöyle özetliyor:

“Çocuklara doğru davranmayı öğretiyor burada eğitmenlerimiz. Uzman psikologlar eşliğinde 4-8 yaş arası tüm çocuklar, kız, erkek, engelli hepsi bir arada yani bir toplum modeli içinde eğitim alıyor. İkişer aylık bu eğitim programında resim, sanat, beden, spor atölyelerinde kurslar düzenliyoruz. Çocuklara iyi insan olmak, yardımlaşma, çevre bilinci, insan hakları, insana saygı, büyüklere saygı, küçüklere sevgi çerçevesinde bir toplumda iyi insan olmak için gerekenleri aktarıyoruz. Anneler de bu eğitimler içinde yer alıyor. Çocuklarına nerede yanlış davranıyorlar, iletişimde nasıl problemler yaşıyorlar anlatıyorlar, çocukların da bir birey olduğunu burada öğreniyorlar.”

Semt merkezlerindeki eğitimi kendilerinin de aldığını anlatıyor Meryem Hanım. Bu şekilde kendilerini o bireylerin yerine koyabildiklerini ve üstelik onlarla daha iyi iletişim kurabildiklerini söylüyor.

30 ilçe belediyesine örnek oldular

Müdürlükte kadınlara ücretsiz olarak, hem psikolojik hem hukuki destek verdiklerini, ayda ortalama 100 kadının sorunlarını paylaşmak üzere merkeze geldiğini anlatan Meryem Sezgin, bir kadın sığınma evi kurmanın ilk hedefleri arasında olduğunu dile getiriyor. “En büyük eksiğimiz şu anda Kadın Sığınma Evi. İhalemiz hazır, yaklaşık 25-30 kişi kapasiteli olacak projemiz en kısa sürede tamamlanacak” diyor.

Yaklaşık 30 kişilik bir ekiple çalıştıklarını ve ağırlıkla “sahada” yani “sokakta” olduklarını anlatan Meryem Sezgin, müdürlüğün diğer ilçe belediyelere de model olduğunu belirtiyor.

İzmir sınırları içindeki 30 ilçe belediyesinin kadın ve sosyal hizmetlerden sorumlu birim yöneticilerinden oluşan bir komisyon kurduklarını söyleyen Sezgin, belediyelerin kadınlar için yaptığı çalışmaların son yıllarda gerilediğini düşündüğünü kaydediyor. Kadınların sadece eğitim, seminer istemediğini, hayata karışıp emeklerinin değerlenmesi için çaba gösterdiklerini vurgulayan Meryem Sezgin, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Her kadının kendine göre çok değerli deneyimleri, bilgileri, gözlemleri var. Dezavantajlı bölgelerde yaşayan kadınlarımızı, hep bilgi aktaracağımız, eğitim seminer vereceğimiz potansiyel kadın grupları gibi görmekten vazgeçmemiz gerek artık. Çünkü onlar da okuyor, araştırıyor, televizyon izliyor, internete giriyor. Monolog değil diyaloğa ihtiyacımız var. Onların yaşamına değer katacak beceriler kazandırmamız gerek. O nedenle bize gelen talepler doğrultusunda hasta refaketçi kursları, yönetici asistanlığı, havuz operatörlüğü gibi mesleki kurslar düzenliyoruz. Hepsi de büyük ilgi görüyor.”

Konak’ın yaşlı nüfusun yaşadığı en yoğun ilçelerden olduğuna da değinen Meryem Sezgin, “Türkiye genelinde oran yüzde 7, İzmir genelinde yüzde 9, Konak’ta ise yüzde 12 dolayında. Bu nedenle hasta refakatçi kursu açmayı planlıyoruz. Özellikle Güzelyalı’da, Hatay’da apartmanların zemin katlarındaki kafelerin yaşlıların buluşma yeri olduğunu, semt merkezi işlevlerini yüklendiğini görüyoruz, projelerimizi bu yönde gerçekleştirmek istiyoruz” diyor.

Kariyeri babalar yapsın

Meryem Sezgin, 33 yıldır Konak Belediyesi’nde görev almış. Bu sürecin çoğunda dezavantajlı bölgelerde ve sosyal yardımlardan sorumlu yönetici olarak çalışmış. 1999 yılından bu yana ise ağırlıkla “sahada” olan Sezgin, 15 yıllık süreçte bu bölgelerdeki insanların sosyal açıdan değişimini şu sözlerle anlatıyor:
“Dezavantajlı gruplarla ilk çalışmaya başladığımda insanların kendilerine koyduğu hedefler vardı. İnsanlar, ‘Hayatını kurtarmak, iş bulmak, aldığı destekle okulunu bitirip biran önce iş yaşamına atılmak’ amacıyla başvururlardı bizlere. Oysa şimdi durum çok değişti. Şimdi ‘devlet bize baksın’ mantığı daha yaygın. Teşvikler de bunu arttırıyor. 2005 yılında tanıştığım insanların hala yardımlarla geçimlerini sürdürmeye çalıştıklarını görmek üzücü. Çok zor durumda insanlar ve onlar için çok ciddi aile yardımları var elbette. Onlar ayrı. Ama üretmek, çabalamak yerine bunlarla geçinmeyi tercih etmek ne kadar doğru, sorgulamak gerek.”

Söz yardımlara gelince yeni açıklanan yeni Aile Paketi’ni de soruyoruz Meryem Sezgin’e. Kesinlikle onaylamadığını belirtiyor, kadınların yaşamlarına, kariyerlerine bir başkasının yön vermesini doğru bulmadığını belirtirken, “Kariyeri babalar yapsın, biraz da kadınlar onları yönetsin” diyor sitemle.

Eşitlik Birimi kurulacak


Kadın Müdürlüğü’nün temel amaçlarından birinin de ilçede yaşayan herkes için adaletli bir hizmet vermek olduğunu anlatıyor Sezgin.Tepecik’teki kadına da Güzelyalı’daki kadına da eşit hizmet götürmek, taleplerini karşılamak için çalıştıklarına dikkat çekiyor. Bu amaçla Eşitlik Birimi kurmak istediklerini anlatan Sezgin, “Altından kaldırım yapın,insanlar üzerinde mutsuz yürüyorsa olmaz. Bizim için Tepecik’teki ya da Güzelyalı’daki kadın ayrımı yok. Eşitlik Birimi’ni bu amaçla kurmak istiyoruz. Başkanımız da çok sıcak ve olumlu yaklaştı konuya. İnsan odaklı bir birim olacak ve kadınların ihtiyaçlarına göre belediyemizin daha sağlıklı hizmet vermesine yardımcı olacak” diyor.

İyi insana ihtiyaç var

Meryem Sezgin’e bunca sorunla uğraşırken, kendilerini en çok nerede çaresiz hissettiklerini soruyorum. Duygularını şöyle dile getiriyor Sezgin:

“Biz aslında çok özverili bir ekiple çalışıyoruz. Hatta bir sivil toplum kuruluşu gibi çalışıyoruz. Başkanımızın dediği gibi ‘iyilik var’ bu kapının ardında. Başkanımız da bize sonuna kadar destek veriyor. Bu açıdan hiçbir sorun yok ama yetişmiş eleman bulmakta çok zorlanıyoruz. Yetişmiş derken sadece eğitim değil sözünü ettiğim. İyi insanlardan söz ediyorum. İyi insan olmak, vicdanlı olmak, yardım kültürüyle yetişmek, el uzatmak çok önemli bizim işimizde. Bizler çocukluğumuzda böyle yetiştirildik. Meğer ne kadar önemliymiş. En çok buna ihtiyaç duyuyoruz.”

Yaşlı nüfus çok fazla


Türkiye İstatistik kurumu (2013), Aralık 2013 verilerine göre, Konak ilçesi kadın nüfusun ağırlıklı olduğu bir ilçe. 188 bin 368 erkek, 197 bin 475 kadının yaşadığı ilçenin bir başka özelliği de nüfus içindeki yaşlı oranının yüksekliği. Konak ilçesi nüfus piramidinde, toplam nüfus içinde 65 yaş üstü grubun ağırlığı Türkiye ortalamasının üzerinde görülüyor. Konak ilçesi yaşlı nüfusu Türkiye ve İzmir yaşlı nüfus oranlarıyla karşılaştırıldığında, Konak’ın yüzde 12,52 oranıyla Türkiye (yüzde 7,68) ve İzmir’deki (yüzde 9,31) yaşlı nüfus oranlarının üzerinde olduğu saptanmış. Konak’ta 65 yaş üstü grubu 30-34 yaş aralığı izliyor.

Tarih: 21/1/2015
7682 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
YAZARIN KENT SÖYLEŞİLERİ
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri