Yazdır Arkadaşına gönder
Deprem sonrası gözlemlerim...
Konuk Yazar
Konuk Yazar Seçkin Çiğdem

Japonya tarihinin en büyük depremi sonrası Tokyo'da yaşadıklarımı ve gözlemlerimi Kent-Yaşam okurlarıyla paylaşmak istiyorum.

14 Mart: Tokyo deprem günü ve sonraki günü sakinliğini korudu. İnsanlar ellerinden geldiğince hayatlarına devam ediyor, fakat bu gayret felaketin boyutunu küçültmeye yetmiyor. Dün güne nükleer tesiste (Fukushima Daiichi) bulunan 1 no'lu reaktördeki patlamayla başladık.


Deprem, tsunami derken şimdi de nükleer tehditle yüzleşiyoruz. Ülkenin elektrik ihtiyacını karşılayan bu nükleer tesiste birden fazla reaktörde (2-3-4-5-6 no'lu reaktörler) benzer patlama riski sebebiyle Japon Hükümeti planlı elektrik kesintilerine başlayabileceğini duyurdu. Benzin satışı yer yer dururken, marketlerde boş raflar ve kasa önlerinde uzun kuyruklar göze çarpıyor.

Pazar gününün hafta sonu tatilinin son günü olması nedeniyle böyle bir yoğunluk ve telaşı normal karşılamıştım, fakat pazartesi günü bu telaş halinin artması ve birçok mağazanın kapalı olması, ayrıca metro seferlerinin yarı yarıya düşürülmesi ciddi bir durumu işaret ettiğini hissettiriyor bana.

Yerel belediyeler sürekli anons yaparak uyarı ve kesinti haberlerini halkla paylaşıyor. O sırada pür dikkat anonsu dinleyen Japon halkına, Başbakanları Naoto Kan'ın "2. Dünya Savaşı'ndan sonra yaşadığımız en kötü dönem" demesi de durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor.

Büyük süpermarketlerin rafları boşalırken, bir de erkenden kapanması ilk kez böyle bir şey yaşadıklarını öğrendiğim Japon halkını fazlasıyla şaşırtmış durumda. Hafta sonundan beri marketlerde ekmek, su gibi temel ihtiyaçları karşılayamamak ve aynı üründen en fazla üç adet alma zorunluluğu açıkçası beni de şaşırttı ve endişelendirdi. Bu durumun kısa sürede geçebileceğini pek düşünmüyorum.

Her sabah kalkarken, o gün her şeyin normale döneceğini düşünürken, sanki her geçen gün kötüye gidiyor gidi hissediyorum. Bu durum hepimizin sağlıklı düşünmesini engelliyor.

18 Mart: Depremin üzerinden bir hafta geçmiş olmasına rağmen ülkenin kuzeyi ve ortasında en düşüğü 5. 5 ve 6 olan depremler meydana gelmeye devam ediyor. Uzmanlar bu depremlerin normal olduğunu benzer bir büyüklükte depremin tekrar olabilme riskinin varolduğunu ve uzun süreli olarak bu depremlerin meydana gelebileceği uyarısında bulunuyor.

Japon halkını ve beni endişelendiren şey tabii ki depremden çok nükleer tehdit. Tüm televizyon kanalları Fukushima Nükleer Tesisi'nde 2, 3, 4 no'lu reaktörlerde de patlama meydana geldiği haberlerini geçiyor.

“Süper İtfayeciler” olarak adlandırılan özel bir itfaiye birimi bölgeye gönderilmiş ve görüntüleri halkla paylaşılıyor. Planlanan elektrik kesintileri özellikle Tokyo şehrini kademeli olarak her semtini etkilemeye başladı. Marketler sabah ve akşamüstü olmak üzere iki kez çalışmalarını yürütür hale geldi ama asla halkta panik, taşkınlık, sabırsızlık, yağma ya da düzeni bozanlara hiç rastlamadım! Aksine herkes uyumlu ve hoşgörülü bir şekilde ellerinden geldiğince görevlilere yardımcı oluyor.

Japonya, tarihinin en kötü olaylarından olan bu felakettin üstesinden geleceğini biliyor, buna ben de inanıyorum. Sabırları, gayretleri ve asla yılmayan umutlarıyla bu halk bu felaketin yaralarını sarıp daha güçlü bir şekilde yollarına devam edecek! Ancak ne olursa olsun, tüm kalbimizle onlara yürekten sevgi ve desteğimizi sunmamız gerekiyor. O yüzden hep beraber Japonya için dua edelim...

Depremden iki gün sonra çektiğim videoları aşağıda paylaşıyorum...





Tarih: 6/5/2011
8803 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri