Yazdır Arkadaşına gönder
Çocuklarınız için suyu duyarlı kullanın
Serap Dikmen Ahmetoğlu
Serap Dikmen AhmetoğluInternet kullanıcıları arasında, 50 yaşında olmasına karşın, 80 yaşında gösteren; yaşadığı toplumun en yaşlı üyesi olan ve 2070 yılında yaşayan bir insandan gelen mektup dolaşıyor son haftalarda. Yiyeceklerin yüzde 80'inin sentetik ve günde sadece yarım bardak su içilmesine izin verilen, bir bidon su için adam öldüren sokak çetelerinin korku saldığı 2070 dünyasında kalan az sayıdaki yeşil alan ve nehirleri silahlı askerlerce korunuyor. 50 yaşındaki insanlar 80 yaşında görünüyor, bebekler mutasyona uğruyor, temizlemeye su bulamadığı saçlarını traş eden insanlar sokakları dolduruyor. "Suyu duyarlı kullan" önerilerini, küresel ısınmayı ve ozon tabakasındaki deliği 'takmayan' günümüz insanın çocuklarını ve torunlarını yaşamak zorunda bıraktığı dünya tasvir ediliyor bu mektupta.

Su, yiyeceklerimizle, doğal ekosistemimizle, iklimle aklınıza gelebilecek pek çok yaşamsal öğeyle ilintili. Su kaynaklarının korunması ve akılcı bir biçimde yönetilmesi büyük önem taşıyor.

Konunun uzmanları, 1950'den bu yana 3 katına çıkan dünya su tüketimin, dünya nüfusunun artış hızı oranından daha hızlı büyüdüğünü belirtiyor. Buna karşın elde edilen suyun çoğunun da "boşa" harcandığı konusunda uyarıda bulunuyorlar.

Gelişmiş ve zengin ülkelerde hali hazırda büyük problemler yaşanmazken ve su "su gibi harcanıp" giderken Afrika ve Asya'da bir takım problemler şimdiden yaşanıyor. Dünya nüfusunun üçte biri su kıtlığı ve temiz olmayan sudan kaynaklanan sorunlarla boğuşuyor, üstelik bu oranın önümüzdeki 25 yıl içinde üçte ikiye ulaşacağı öngörülüyor.

Bir kaç istatistiksel bilgi verecek olursak; günümüzde yaşanan rahatsızlık ve ölümlerin yüzde 80'i sudan kaynaklı hastalıklardan oluşuyor. Her yıl 5 milyon insan ishal ve kolera gibi temiz olmayan sudan kaynaklanan hastalıktan can veriyor.

İklim değişikliğinin su üzerindeki etkileri henüz çözülememişken dünya suyunun çoğu erişilmez durumdayken, fırtına ve kasırgalarla su yanlış zamanda yanlış yerde ortaya çıkabiliyor.

Yaşananlar ve geleceğe ait karanlık senaryolar, taze su kaynaklarını çoğaltamayan insanlığın, suyu kullanma yöntemlerini yeniden gözden geçirmek durumunda olduğunu gözler önüne seriyor.

Endüstri ve tarım alanları için gün be gün daha fazla su kullanılmasına karşın, artan nüfusla birlikte insanların temel ihtiyaçlarını karşılayacak suyu karşılayamazsak bir takım problemler bizi bekliyor.

Su kaynaklarını paylaşan ülkeler arasında anlaşmazlıkların daha büyüyerek giderek savaşa dönüşmesi ve doğal ekosistemin bozulması karşılaşabileceğimiz en vahim sonuçlar arasında sayılıyor.

Suyu teknolojik uygulamalarla daha verimli kullanmak mümkün. Örneğin tarımda kullanılan damla sulama yöntemi daha az su harcamamızı sağlıyor. Daha az su akışlı rezarvuarlar günlük ve sıradan, ama suyu boşa akmaktan kurtarıyor. Endüstri sektörünün yapacağı teknolojik ayarlamaların maliyeti, yeni su kaynağı ve yeni barajlar yapmaktan daha az.

Bizlerin, yani sıradan yurttaşların bile mevcut suyumuzu daha tasarruflu kullanarak, 2070 dünyasının yukarıda anlatılan gibi olmaması için yapabileceği çok şey var:

Haftada 90 litre suyu boşa akıtabilecek damlayan musluğunuzu tamir ettirmekle işe başlayabilirsiniz.

Dişlerinizi fırçalarken açık bıraktığınız musluğunuzdan dakikada yaklaşık 9 litre su akan suyu tutabiliriz.

Çamaşır makinenizi tam dolmadan çalıştırmamak da başka bir yol.

Yumurtayı kaynattığınız su ile saksıdaki çiçeklerinizi sulayabilirsiniz.

Çiçekleriniz de yumurta kabuğunun suya saldığı besleyici gıdadan yararlanabilir.

Halk arasında "kettle" olarak da bilinen su ısıtıcıları, ihtiyacınız kadar olan miktarla doldurursanız, hem sudan hem enerjiden tasarruf edersiniz.

Bahçeli eviniz varsa, satın alacağınız su kovası ya da varilleri ile toplayacağınız suyu çeşitli alanlarda kullanabilirsiniz.

Bahçelerindeki çimenleri fıskiyelerle sulayanlar bu madde sizin için. Bu su fıskiyeleri pek bir savurganmış. Fıskiyeler 4 kişilik bir ailenin bir gün içinde tüketmesi gereken suyun hepsini bir saat içinde tüketiyormuş haberiniz olsun.

Buharlaşmanın en az olduğu saatlerde bahçe sulamak da işe yarıyor.

Biraz masraflı da olsa su akışını azaltan, ancak su basıncını artıran yeni sistemleri musluklara ve duş başlıklarına taktırabilirsin, su randımanlı çamaşır ve bulaşık makinesi alabilirsiniz. Hiç olmazsa makinelerinizi değiştireceğiniz zaman bunu bir düşünün, olur mu?

Erkekler, size de önemli bir iş düşüyor. Arabanızı hortumla değil de kova ve sünger yardımıyla temizlemeye var mısınız?

Bunları yapmazsanız, ödeyeceğiniz su faturaları belinizi bükmez belki ama, siz yine de çocuklarınızı ve torunlarınızı düşünün. Ne dersiniz?

Tarih: 31/1/2006
5153 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri