Yazdır Arkadaşına gönder
Canımı iste, vereyim…
Saadet Erciyas
Saadet ErciyasHani birbirini çok sevenler sık sık, “canımı istese veririm” derler ya, Turgut Özer ve eşi Zübeyde Hanım öyle bir çift. Zübeyde Hanım, iki ay önce Ege Üniversitesi Organ Nakli Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde gerçekleşen başarılı bir operasyonla böbreklerinden birisini 21 yıllık sevgili eşine vermiş.

Zübeyde Özer, “Sağlık sorunları yaşamadan önce, organ nakli konusunda hiç bir fikre sahip değildik. Şimdi hem biz, hem çocuklarımız, ailemiz, sonra komşularımız, hatta mahallemiz son derece duyarlı ve bilinçli oldu bu konu hakkında” diyor. Turgut Özer ise “Başımıza gelmeden önce ne demek olduğunu anlamazdım, organ beklemek çok zormuş” diyor.

Biz Turgut Özer’i, geçtiğimiz yıl İzmir’in ilk ambalaj marketi olan işyerlerinin açılış etkinliğinde tanımıştık. Açılışta eşi, konuklara birbirinden leziz ikramlar hazırlamıştı. Konu damak lezzeti olunca, “Aman” diyerek bizleri uyarmış, “Lütfen yediklerinize dikkat edin ki, ömür boyu benim gibi tattan, tuzdan uzak kalmayın” demişti. Sonra da kendisinin çok kısa bir süre önce bir karaciğer nakli yaşadığını, o yüzden ömür boyu tuzdan uzak alması gerektiğini anlatmıştı.

Turgut Özer’in aileden gelen şeker hastalığıyla başlayan sağlık macerası, onu 18 ay içinde bir karaciğer, ardından da böbrek nakline kadar götürmüş. Karaciğerinin siroz nedeniyle iflas ettiğini ve nakil gerektiğini öğrendiklerinde önce eşi talip olmuş parça vermeye. Doktorlar, “Bütün bir karaciğer nakli yapamazsak, böbrekler çok kısa bir sürede iflas eder” deyince, uygun organı beklemeye başlamışlar. Turgut Özer’in “Başhemşirem” diye söz ettiği eşi, “Onu sirozdan kaybedeceğimizi düşünmeye başlamıştık. Bir kadavradan nakil yapılabileceğinin haberini verdiklerinde mutluluğumuz sonsuzdu. Çünkü hastanede, organ nakli olmuş sağlıklı insanları gördük, o zaman içimiz rahatladı. Doktorların başarılı operasyonları bize güç verdi” diyor.

Operasyonun ardından rahatlayan aile, bir süre sonra şekerin yıprattığı böbrekler nedeniyle, diyaliz sürecini yaşamaya başlamış. “Haftada üç gün, dört saat diyalize giriyordum ve son derece halsizdim” diyen Turgut Özer’e sonunda böbrek nakli yapılmasına karar verilmiş. Yapılan tahlillerle, ilk seferinde eşine karaciğerinden parça veremeyen Zübeyde Hanım, bu sefer böbreğini verebilmiş.

18 ay arayla bir karaciğer, bir böbrek nakli ve bir böbrek ameliyatı yaşayan Özer ailesi’nin organ nakli konusunda yaşadıkları, dinleyen herkesi sarsacak cinsten. Ege Üniversitesi Organ Nakil Merkezi’nde çalışan her bir hekime, sağlık görevlisine sonsuz şükran duyuyorlar.
“Biz bu organ nakli konusuyla tanıştığımızda haftada bir kaç hasta geliyordu merkeze. Şimdi sırada binlerce hasta, organ bekliyor” diyen Turgut Özer, “Ben dünyaya üç kez geldim desem yeridir. İlki annemin doğurması, önce karaciğer, ardından böbrek naklinde iki kez daha geldim dünyaya” diyor ve “Organ naklindeki bu yenilikler, bu gelişmeler ve üniversitemizdeki başarılı doktorlarımız olmasa, çoktan yaşamımı yitirmiştim” diye sürdürüyor sözlerini...

Organ bağış kampanyası sürüyor biliyorsunuz. Turgut Özer ve eşi, “Sağlık sorunlarımız bitip, doktorlarımız onay verdiğinde biz de organlarımızı bağışlayacağız” diyorlar.

Ege Üniversitesi Organ Nakli Araştırma ve Uygulama Merkezi’nden bilgi almak isteyenler için telefonun 0 (232) 339 88 38 olduğunu anımsatalım.

Yanıbaşımızdaki insanların kıymetini bilmek ve sağlık dolu günler geçirmek dileğiyle.

Tarih: 25/5/2006
8792 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
YAZARIN KENT SÖYLEŞİLERİ
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri