Yazdır Arkadaşına gönder
Can Can'a...
Ayşe Başak Kaban
Ayşe Başak KabanCan Kulduk’a Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına baş salığı dilerim.

“Can Kulduk öldü” dediler... Hastalığından çok geç haberim olmuştu. Son zamanlarda kitap ile ilgili yoğun çalışmalarım nedeniyle dünyadan habersiz yaşıyordum. Bugün Gonca’dan mesaj geldi. “Can’ın ansısına...” diye başlıyordu mesaj... Can’ın anısına... Demek ki gitmiş Can... Böylesi bir dünyaya daha fazla katlanamamış kocaman yüreği, gitmiş...

İlk defa mı bir arkadaşım öldü benim, babamı saymasak bu ilk. İlk defa bir genç bedenin yanımızdan süzülüp gidiverdiğini hissettim az önce. Benim bir arkadaşım ölmüş. Ne kadar geç öğrendim, ne büyük acı benim için. Oysa yanında olmayı isteyebileceğim bir cesur yürekti O.

Küçüktü Can benden. O zamanlar hepimiz küçüktük gerçi. Milli Takım'da yüzüyorduk. Hani Türkiye’de değer verilmeyen spor branşlarından birinde. Oysa hepimizin kalbi bu spor için çarpardı. Günde çift idman... Saatlerce o havuzun içinde saniyelerle yarış. Nefes almasını biz havuda öğrendik. Pisinler bizim oyun alanımızdı. Birbirimizi o sularda yüzerken tanıdık. Sevdik, sevildik, kavga ettik, şakalaştık, mutlu olduk, ağladık...

En kötü otobüslerle gittik Milli Takım yarışlarına. Her birimizin bedenine büyük gelen eşofmanlarımız vardı. Rekor kıran kırdığı rekorla, madalya kazanan boynuna takılan madalya ile kalırdı. Bir sırt sıvazlaması o kadar. Fazlasını da hayal etmezdik zaten. Biz çocuktuk ve her çocuk gibi kendi dünyamızda mutluyduk.

İmkanlar farklı olsa, Türkiye gerçekten sporcusuna değer veren bir ülke olsa o küçük kahraman yürekler daha neler neler yapardı. Baktık ki olmuyor, olduramıyor bu ülke, kimimiz sporu bıraktı. Kimimiz burs imkanı yakalayıp Amerika’ya gitti. Can ikincisini tercih etti. Başarıları uzak diyarlardan geldi bize. Orada gurbette bir savaşçı gibi yarıştı, boyundan büyük başarılar elde etti. Kendi destanını yazdı. Sizler elbette duymadınız Onun başarılarını. Ne büyük transferlere imza atan bir futbolcuydu, ne de hızlı bir çapkın. O sevdası uğruna yüzen bir güzel adamdı.

Can’ı en son ne zaman gördüm hatırlamıyorum. Ama hatırladığım şöyle bir kare var... Takım halinde otobüse bindiğimizde Can, otobüste cam kenarında ki yerini alır, kulağına walkman'ini takar, gideceğimiz yere kadar kıpırdamazdı yerinden. Sakin bir çocuktu. Utangaç, sevimli bir gülümsemesi vardı ve hiç beklemediğiniz bir anda şahane bir espri yapardı. O kadar işte. Bende Can’dan geriye bir kocaman gülümseme kalmış.

Öylesine sakin, kendi halinde, “karıncayı bile ezemem” adımları ile yürüyen o çocuk havuza girdiğinde kocaman bir süper kahraman olurdu. Mütevazi adamların kazanmasını her daim sevdiğim gibi o zamanlarda Can’ın her birinci gelişinde, her rekor kırdığında çok sevinirdim.

Türk yüzme sporuna adını en helalinden altın harflerle yazdırmış bir çocuk adamdı Can Kulduk. Ailesinin ve bizim gururumuzdu. Dediler ki öldü... Halt etmişsiniz. Kahramanlar ölmez ki...

Tarih: 16/7/2009
8480 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri