Yazdır Arkadaşına gönder
Bina yalıtımı ABD’de devlet politikası, ya bizde?
Ercan Sever
Ercan Sever"Bunca sorun arasında yalıtım nereden çıktı?" demeyin. Eğer ABD gibi süper güç bile konuyu devlet politikası olarak ele almışsa ve içinde Başkan Obama’nın da yer aldığı kampanyalara konu olmuşsa, yalıtımı, sadece inşaat değil toplumsal bir sorun olarak değerlendirmek gerekir.

Haberi ilk okuduğumuzda pek anlam veremedik. Genelde çevremizdeki ateş çemberi, dünyaya yön veren politikaları ile bildiğimiz ABD’de yapı yalıtımı bir devlet politikası olarak ele alınmış ve medya kampanyalarına konu olmuştu. Üstelik Başkan Obama’nın da yer aldığı tanıtım afişleri tüm albenisi ile ABD’lilerin dikkatine çekmeyi hedefliyordu. Çok da doğru yapıyorlar, enerji bağımlısı ABD toplumunun, yapı yalıtımı ile enerji tasarrufu yapması isteniyordu. ABD’nin enerji ihtiyacı ile dünyada barış arasında doğrudan bir ilişki olduğundan aslında kampanya herkesi ilgilendiriyor.

Sulak arazide toprağa gömülü temeller

Cinselliğin de kullanıldığı Başkan Obamalı yalıtım kampanyasının, enerji ve bağlantılı siyasal sonuçlarını bir kenara bırakıp ülkemize bakan yönünü ele alalım. Ülkemizde yapı yalıtımı konusu pek iç açıcı değil. Yapı uzmanı, inşaat mühendisi, mimar olmaya gerek yok. Oturduğumuz evlere, işyerlerine bakmamız yeterli. Uzun yıllar müteahhitlerimizin literatürüne giremeyen yalıtım son yıllarda biraz daha ilgi çekse de hala konunun öneminin farkında değiliz. Adında devlet olan dev konut üretme kuruluşlarının yaptığı evlerde bile yalıtım unutulmuş kavram. İzmir’in Bornova, Balçova, Karşıyaka, Gaziemir gibi sulak yapılı arazilerinde bina temelleri toprağa gömülü. Toprak ile temasın özellikle yağışlı dönemlerde temeldeki metalleri korozyona uğratıp yapıyı zayıflatacağını sokaktan geçene sorun, söyler. Ama herkesin bildiğini müteahhitler ve onların yapılarına izin verenler bilememişler!. Bugün İzmir’de belki de yüzbinlerce binanın toprağa gömülü temelleri, yapıları hastalıklı kılıyor. Üstelik birinci derece deprem bölgesinde olunmasına rağmen.

Enerji fakiri ülkenin yalıtımsız yapıları

Yapı yalıtımı bina güvenliği için çok önemli olmakla beraber en az bu kadar önemli olan enerji harcama boyutu var. Dünyanın en pahalı enerjisini kullanıyoruz. Yaşamımızın ayrılmaz parçası haline gelen doğalgaz başta olmak üzere enerji kaynaklarının önemli bölümünü ciddi maliyetler ödeyerek dışarıdan alıyoruz. Eldeki kaynaklar ise ihtiyacı karşılamaya yeterli değil. Yani enerji kaynaklı ısı mücevher değerinde. Evlerde kullandığımız doğalgaz bütçelerimizin en önemli gider maddesini oluşturuyor. Ancak mühendislik harikası! bol havalandırmalı evlerimiz enerji tasarrufunu imkansızlaştırıyor. Havadan nem kapan konutlarımız, işyerlerimiz yalıtım olmadığı için ısıyı harcamada savurgan. Taşıt araçlarında dünyanın en pahalı yakıtını kullanıyoruz da evlerimizde ısıtmayı başka bir kaynaktan daha ucuza yapmıyoruz.

Ses yalıtımını geçtik, o henüz lüks ama en azından ısı ve su yalıtımı konusu, devlet politikası oluşturacak kadar önemli. ABD’de olduğu gibi yalıtımı bir kampanya konusu yapmakta geç kalmıyor muyuz?

Sonuç: Yalıtım meselesi sadece müteahhitlere bırakılacak kadar önemsiz değildir.

Tarih: 13/1/2010
7787 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri