Yazdır Arkadaşına gönder
Bebeklerimize zehir içirdiniz, suçlusunuz!
Ercan Sever
Ercan SeverYıllar önce seyrettiğim Hollywood yapımı bir film vardı. Karakterlerin adını hatırlamamakla beraber başrollerinde John Travolta ve Robert Duvall'ın oynadığı filmde olay, ABD'nin küçük bir kasabasında geçiyordu. Kasabada faaliyet gösteren fabrikanın, zehirli atıkları içme suyu ile karışarak ölümler ile sonuçlanan hastalıklara neden oluyordu. Film, kasaba halkını bu tehlikeden kurtarmak isteyen idealist genç avukat rolündeki John Travolta ile toplum sağlığını hiçe sayarak üretime devam eden fabrika sahibi rolündeki Robert Duvall arasındaki mücadele üzerine örgüleniyordu. Fabrikasının neden olduğu kirlilik ile tüm kasaba halkının sağlığını tehdit eden fabrika patronu, paranın gücü ile hukuku yanıltmaya ve kamuoyunu yönlendirmeye çalışıyordu. Suça istemeden ortak olan fabrika çalışanları da işlerini kaybetme korkusu ile doğruyu söyleyemiyorlardı. Ancak bir fabrika işçisi (James Gandolfini oynamıştı) çocuklarından birinin ölümcül hastalığa yakalanmasının ardından bildiklerini açıklamaya karar vermiş ve olayların seyri değişmişti.

Günlerdir İzmir'in içme suyundaki arsenik ve doğurduğu riskler üzerinde çok şey duyduk, okuduk. Bence en az futbol milli takımımızın uyandırdığı heyecan kadar önemliydi. Kapatma davasından, terörden, yargı merkezli tartışmalardan daha az önemli değildi. İzmir'in tarihinde yaşadığı afetler, yıkımlar kadar ciddiydi. Bir şehir ve en önemlisi bir şehrin bebekleri tehlike sınırlarını aşan miktarda arsenik içeren içme suyundan içiyordu. Konu doğal olarak yerel medyada geniş yer buldu. Ancak tartışmanın bazı boyutları vardı ki, kabul etmek asla mümkün değil. Mealen "Tamam zehirli su içtik ama büyütmeyelim, siyasi malzeme yapmayalım" türünden anlamsız, boş uzlaşma mesajları da pompalandı kamuoyuna. Bu mesajı yutturmaya çalışanlar; skandalın ortaya çıkmasını sağlayan Melih Gökçek'in tartışmalı kişiliği üzerinden, konuyu önemsizleştirmeye çalıştı. Buram buram siyaset kokan bu hastalıklı yaklaşım en az zehirli içme suyu kadar büyük bir skandaldır. İçeriksiz, ruhsuz uzlaşma mesajları verildi. "Yahu zehirli içme suyu üzerinden uzlaşma mı olur?" diye haykırdık bulunduğumuz yerden.

Ben sokaktaki adamım. Anlamam politik kaygılı uzlaşmadan, hesaplaşmadan. Bildiğim şey, hadi büyükleri bırakın bir kenara; bu kentin bebeklerine arsenikli su içirdiniz. Çaresizi oynayan belediye, ancak skandal patladıktan sonra devreye giren valilik, hiçbir şey üzerinde anlaşamayıp, arsenikli su üzerinden uzlaşmaya çalışan siyasi parti temsilcileri, kent ve kentli sağlığı ile ilgili tüm kurumlar, suçlusunuz.

Yazının girişinde genel hikayesini aktarmaya çalıştığım filmdeki hasta çocuk babasının hissettiği vicdan azabını, sorumluluk duygusunu bu suça ortak olan herkesin yaşamasını, hissetmesini İzmirli olarak bekliyorum. Bunu yapmadığınız müddetçe sadece İzmir halkına karşı değil, toptan insanlık tarihi önünde hep suçlu kalacaksınız.

Tarih: 26/6/2008
6451 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri