Yazdır Arkadaşına gönder
Avrupa'nın Kudüs'ü Sarajevo
Saadet Erciyas
Saadet ErciyasSrebrenica katliamının 20. anma yılı nedeniyle, Türkiye Bosna Hersek Kültür Dernekleri Federasyonu delegasyonuyla birlikte ziyaret ettiğimiz Bosna Hersek'ten söz etmeyi sürdürelim.

Bosna Hersek Turizm Ajansı'nın başkent Sarajevo'yu "hafif ve rahatlatıcı bir ritme sahip bir kent" olarak tanımladığını belirtmiştim. Sarajevo için yapılan ilginç tanımlardan biri de Katoliklerin ruhani liderine ait. Papa Francis'e göre Sarajevo "Avrupa'nın Kudüs'ü".

Yüzyıllar boyunca farklı dinlerden insanlara ev sahipliği yapmış Bosna Hersek'te yaşanan acılara karşın "hoşgörü" yaşamın vazgeçilmezlerinden olmuş. Başkent Sarajevo'nun kalbi Başçarşı'da birbirine yakın mesafedeki üç dine ait ibadethaneleri, çarşıda birbirine saygıyla selam vererek dolaşan rahip, rahibe, imam ve hahamları görünce içiniz barış adına umut doluyor.

Sarajevo ağırlıkla Müslümanların yaşadığı bir kent. Yıl içinde uluslararası nitelikte çok sayıda festivale ve benzeri etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Bir yanda savaşın acılarını yüreklerine gömerken bir yandan da birbirinden nefret etmeden barış içinde bir kuşak yetişmesi için gayret ediyorlar.

Sarajevo Film Festivali, Beer Festivali, Ramazan Festivali, MESS Tiyatro Festivali, Jazz Festivali en çok bilinen etkinliklerden. Ramazan ayı içinde ziyaret ettiğimiz Bosna Hersek'te 20 yıldan bu yana düzenlenen önemli etkinliklerden biri de Başçarşı Geceleri. İftardan sonra düzenlenen Ramazan eğlencelerinde Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı da bu yıl iki konserle yer almış.

Burası asla gurbet değil

Sarajevo Büyükelçiliği Kültür ve Turizm Ataşesi Soner Şahin ile Başçarşı'da yer alan Türkiye Cumhuriyeti Kültür Turizm Bakanlığı'nın ofisinde görüştük. Şahin, Türkiye'yi tanıtmak için ülkede düzenlenen pek çok etkinliğe katıldıklarını anlatıyor. Daha önce Kırgızistan ve Sırbistan'da görev yapan Şahin, temel hedeflerinin Bosna'dan Türkiye'ye turist göndermek olduğunu söylüyor.

Geçen yıl ülkeden yaklaşık 100 bine yakın turistin Türkiye'ye gittiğini belirtiyor. Ağırlıkla öğrenciler olmak üzere ülke genelinde yaklaşık 5-6 bin Türk yaşadığını anlatan Soner Şahin, Bosna Hersek'e ziyarete gelen kesimin ise daha çok muhafazakar insanlar olduğunu belirtiyor. Bosna Hersekliler'in dini açıdan son derece hoşgörülü bir toplum olduğunu anlatan Şahin, "Burası kesinlikle gurbet değil. Biz birbirine derin köklerle bağlı iki milletiz. Burada insanların Türklere muhabbetleri çok fazla" diyor.

Soner Şahin, Türkiye'nin Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) aracılığıyla verdiği desteklerin Bosna Hersek halkı için büyük önem taşıdığına da değiniyor. Çok sayıda Boşnağın Türkçe öğrenmek için kurslara gittiğini belirten Şahin, geçen yıl 23 Nisan'da düzenlenen şenliklere Türkçe öğrenen 6 bin Boşnak çocuğun katıldığını söylüyor.

Camiye biletle girmek

Bir çok kez gitme olanağı bulduğum Bosna Hersek'te bu yıl "turizm" konusunda bir hayli farkındalık yaşandığını gözlemledim. Her şeyin hızla ticarileştiği ülkede ilginç bir uygulama dikkatimi çekti. Kimi camilere ya da dini mekanlara biletle ya da para verilerek giriliyor olması oldukça şaşırttı.

Ramazan ayında, Başçarşı'daki Gazi Hüsrev Bey Camisi'nin içini görmek için ya da Pocitelj Köyü'ndeki Hacı Alija Camisi'ni ziyaret etmek için, Blagaj'daki ünlü Tekke için ve hatta Mostar'daki Koski Mehmet Paşa Hanı'nda yer alan camiyi ziyaret etmek için bile para ödemek zorunda kalmak oldukça rahatsız edici bir duygu. Miktar elbette önemli değil. Ancak bir müslümanın camiye, dini mekana para ödeyerek girmesi şaşırtıcı geliyor bize. Bu durumu Kültür Ataşesi Soner Şahin'le de paylaşıyorum. Şahin, "Bize de geliyor bu konu. Bizim ülkemizde biliyorsunuz en turistik yerdeki Sultan Ahmet'e bile biletle girilmez. Bu konu Boşnaklar'la ilgili bir konu. Reis-ül Ulema'ya ve konunu muhataplarına sık sık dile getiriyoruz biz de. Umarım bir çözüm bulunur" diye yanıt veriyor.

Gençler Türkçe öğreniyor

Bosna Hersek'e gittiğinizde sizi şaşırtacak derecede çok sayıda Türkçe bilen gençle karşılaşıyorsunuz. Özellikle Sarajevo'da, Mostar gibi turistik yerlerde. Bosna Hersek'ten çok sayıda genç Türkiye'de eğitim görürken Ankara Üniversitesi Türkçe ve Yabancı Dil Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÖMER) gibi kuruluşlardan dil kursu alıyor. Bu, ülkeyi ziyaret edenlerin başında gelen Türkler'le diyalog kurma açısından büyük fayda yaratıyor turizm sektöründe çalışan gençlere.

Aynı durum Türk gençleri için de geçerli. Bosna Hersek'e eğitim almak için giden Türk gençleri de boş zamanlarında ülkeyi ziyarete gelen Türk gruplara rehberlik ediyor. Ahmet Kemal Baysak'ın da kurucularından olduğu Saraybosna Eğitim ve Öğretimi Geliştirme Vakfı'nca (SEDEF) kurulan Uluslararası Sarajevo Üniversitesi (IUS) öğrencisi Aykut Taylan Varlı da onlardan biri. Dört yıl önce eğitim için ata toprakları Bosna Hersek'e gelen, IUS Bilgisayar Mühendisliği son sınıfta okuyan Aykut Taylan gezi boyunca bizimleydi.

Mostar'da Türk çayı içmek

Türkçe'ye ilginin yanı sıra Türk işletmeciler de giderek çoğalıyor Bosna Hersek'te. Mostar'da bu yıl açılan ve Türk çayı içebileceğiniz küçük çay bahçesi de bunlardan bir tanesi. Koski Mehmet Paşa Camisi'nin avlusundaki dükkanların yanında, Mostar Köprüsü'nün fotoğrafını en güzel çekebileceğiniz yerde açılmış çay işletmesinin başında Boşnak kökenli bir aileden gelen Nuray Türkyılmaz var.

Aslında moda tasarımı eğitimi almış olan Türkyılmaz, Yunus Emre Vakfı'nda öğretmenlik yapan ağabeyinin ardından 2012 yılında gelmiş ülkeye. Dil öğrenmiş. Nuray Hanım gelen konuklara servis yaparken yanımıza güleç yüzüyle annesi Fatma Hanım geliyor. Ailesi Bihac'tan Türkiye'ye gelmiş Fatma Hanım'ın. Şimdi de o ata topraklarına dönmüş çocuklarıyla.

Yakasına iliştirdiği 11 yapraklı Srebrenica çiçeği gözümüye çarpıyor. Fatma Türkyılmaz, "Benim işim muhabbet çocuğum. Buraya çok Türk geliyor. Çoğu Boşnak kökenli bizim gibi.Bu yaştan sonra çalıştırır mı beni evlatlar: Ben gelenlerle muhabbet ediyorum" diyor. İki sözünün arasında tatlı tatlı gülen Fatma Hanım, "İnsan 63 yaşında da yeni bir yaşama başlayabilir. Yeter ki içinde sevgi olsun, birlik beraberlik olsun evladım. Yaşı kaç olursa olsun herkes keyfince yaşamalı" diye ekliyor.

Haftaya: Acıların 20 yıldır dinmediği kent Srebrenica

Tarih: 29/7/2015
8200 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
YAZARIN KENT SÖYLEŞİLERİ
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri