Yazdır Arkadaşına gönder
Aldatma meşrulaştırıldıkça ortamı ilk terk eden sadakat olur
Ercan Sever
Ercan Sever“Mağdur sadıklar adına yazı…”

Evli iki çocuk babası adamın karşısına geçen karısı “benim sana karşı duygularım bitti” der. Sekiz aylık, henüz emekleyen bir çocuğu kucağında olduğu halde karısının sözlerini şaşkınlıkla dinleyen kocanın nasıl alçakça aldatıldığını öğrenmesi ise uzun sürmez…


Ahlak, sadakat, güven ve onurun yitirildiği yerde, yasak ilişki / aşk heyecan verici evreni ile meşru ilişkiye karşın her zaman avantajlıdır. Yasak ilişki heyecan vericidir bu nedenle heyecan ile sıkı ilişkisi olan aşka evrilmesi meşru ilişkilere oranla daha çabuk olur. Ancak yasak ilişki/aşkın son kullanma tarihi kısadır. Evlilikte yasak ilişki/aşk, sonrasında faallerine; yıkılmış yuva, mağdur çocuklar ve şehvet dışında açıklaması olmayan ahlaksızlığı miras bırakır.

Aile mahkemeleri aldatma gerekçeli boşanma davaları ile dolu. Türk toplumunun temel boşanma nedenlerinden şiddet yerini hızla aldatma gerekçesine bırakıyor. Bu davaların bugüne kadar genel sonucu ise aldatma eyleminin aldatanın yanına kar kaldığıdır. Bırakın kar kalmasını aldatılan, bin bir ispat çabasına rağmen yaşadığı ihanet ile baş başa kalıyor ve mağdur oluyor.

Alman hukuk sistemi başta olmak üzere bazı batı hukuk sistemleri evlilikte aldatma ve ihaneti suç olmaktan çıkarsa da Katolik Batı, semavi olsun olmasın farklı din ve ahlak anlayışlarının hakim olduğu ülkelerde evlilikte aldatma müeyyidesi olan suçtur. Amacım aldatma ve ihanetin; hukuk, polis gibi zabıta tedbirler ile önüne geçilmesi değil aldatmanın adeta masumlaştırılmaya çalışıldığı süreci ve hukuk sistemimizin bu süreçteki rolünü irdelemektir.

Yerli TV dizileri, sosyal medya tetikledi

Aldatma adeta kanser hücresi gibi önce toplumun temel kurumu aileyi ardından tüm toplumsal kesitleri ve sosyal hayatı tehdit ediyor. Aldatma / ihanet kavramının, günümüzde sıradanlaşmasında fitili ateşleyen ise toplumsal hayatımıza 1990’lı yıllar ile birlikte apansız giriş yapan yerli TV dizileri oldu. Kısaca kimin eli, kimin cebinde belli olmayan muhteşem yapımlar (!) TV’lerimizin vazgeçilmezi haline geldi. Kocasını, kocasının yeğeni veya önceki evliliklerinden olan oğulları ile aldatan şehvetli kadınlar, karısını, sekreteri, patronu ile aldatan erkekler… Bu ve benzeri senaryoya sahip yerli TV dizileri izlenme rekoru kırdıkça “ahlaksızlık/ihanet” temalı dizilerin sayısı patladı.

Aldatmanın sevimli hınzırlık olarak önce masumlaştırılması sonra meşrulaştırılması sürecinde yerli TV dizilerini, popüler magazin karakterlerinin takip etmemesi düşünülemezdi. Öyle de oldu. Karısının başka erkekler ile flörtünü tolere edebileceğini ifade eden koca profili “N’apayım, gönlüm kaydı kocamı aldattım” diyen şımarık kadın tipleri medya aracılığı ile aile ve sosyal yaşamımızı hızla kirletmeye başladı.

”Gönlüm kaydı, duygum bitti aldattım!”

Yerli TV dizlerinin başlattığı magazin medyasının devam ettirdiği kirli aile, kirli toplum süreci sosyal medya mecraları ile ivme kazandı. Geldiğimiz nokta ise maalesef ve maalesef “Yıllarımı bir kişi ile geçirmek zorunda mıyım? Gönlüm kaydı, elimden bir şey gelmiyor” ile ifadeleşen alçaklık ve rezilliğin aile yapısını tersyüz etmesidir. Allahın cezası bu sürecin geldiği nokta sürpriz de değil, sorun da. Asıl sorun bu süreci olağanlaştırmaya her geçen gün uygun hale gelen toplumsal ahlaki zemin.

Hukuk ile meşrulaşıyor

Zabıta tedbirleri ile sürecin değiştirilmesi mümkün de değil, uygun da… Önemli olan aldatmanın toplumsal hafızamızda bayatlamaya yüz tutan karşılığıdır. Aldatma / ihaneti lanetleme, faillerini ise refüze etmeyi tekrar hatırlayıp uygulayamadıktan sonra bugün oluşturulan ahlaksız algı ve bu algıyı meşrulaştırmaya teşne hukuk sistemi sorunu büyütmeye devam edecektir.

Kocasını yüzlerce erkek ile aldattığını kitaplaştıran kadını hatırlarız. Birkaç ay önce medyamızda geniş yer bulan olaya göre aldatılan kocayı haklı bulan mahkeme, kadını sembolik bir tazminat ödemeye mahkum ederek çifti boşamıştı. Fakat aynı mahkeme aldatılan kocayı, aldattığı kadına neredeyse aldığı tazminat kadar aylık nafaka ödemesine hüküm vermişti. Sonuçta aldattığı hukuken ispatlanmış kadının ahlaksızlığı ödüllendirilmişti. Türk hukuk sisteminde aldatmayı ispatlamak neredeyse imkansız olup yukarıdaki örnekte olduğu gibi aldattığını itiraf eden eşe verilen ceza caydırıcı olmaktan çok teşvik edici özellikte.

“Bir defa aldatmadan bir şey olmaz” hükmü hukuk içtihadımıza girdikten sonra temiz aile ve temiz toplum ile aramızdaki mesafe her geçen gün açılacaktır.

Tarih: 23/8/2013
7846 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri